- Kategori
- Gündelik Yaşam
Mış gibi herşey.

Görsel alıntıdır.
Arada hayıflanır sonrasında da anacığıma serzenişte bulunurum bazı konularda. "Ben senin gibi yapmam anne, bunaltamam çocuklarımı" derim zaman zaman. Annem mi yapmış doğrusunu yoksa ben mi onu da zaman gösterecek artık.
Edeple adap elbette yaşamın olmazsa olmazı. Din gibi değil ahlak, kendi içinde Allah'la buluşarak yaşarsın dinini, ama ahlak öylemi ya! Mazallah toplumun her bireyinin ahlak ölçüsü herkesi ya direkt ye indirekt olarak ırgalamaktayken hele de.
"Aaaaa kızım ayıp olur Nurten Teyzene, aaaa valla çok ayıp olur Musa dayınlara, aaaaa ama Nuray hiç yakışmadı valla ayıp olur, aaa ama el alem ne demez" diye diye kafasının içine ilmek ilmek ayıp nakşedilmiş bir bireyin eninde sonunda olacağı bu durum işte. Şimdi ne yapsam ayıp olacak düşüncesine kapılmak hiç de kaçınılmaz bir sonuç değil bu durumda.
Ayıp ayıp ayıp diye baskıladığımız pek çok şeyin altndan şu son zamanlarda moda olan söylemiyle "mahalle baskısı" çıkmakta değil mi aslında. Toplumsal tabulardan oluşan mahalle baskısı.
El ve alemin ne deyip ne demeyeceğine verilen önem kişinin özgür ve özgün olmasını engelleyen en önemli unsurlardan biri. Şöyle içinden geldiği gibi davranmak ne kelime şöyle içinden geçtiği gibi düşünmek bile cesaret işi. Mazallah düşünce suçlusu olmak bile var işin içinde!
Bu baskı öylesine içine işler ki insanın; öylesine iz bırakır ki; değil palas pandıras davranmak, içinden geçeni geçtiği gibi söyleyivermek şuralarda iki kelime yazarken bile kaleminin önüne gölge gibi düşer o tabu, baskı adı her neyse de. Üç beş satır yazı yazmak için dakikalarca düşünmek, ölçmek biçmek durumunda kalır insan. Bu durumda ne düşündüğünü olduğu gibi yazabilirsin, ne yazılanı doğruca yorumlayabilrsin. Mış-miş gibi olur herşey bu durumda. Şapka çıkartırırm bu söylediklerimi yapabilenlere...
"Beni böyle sev seveceksen, olduğum gibi göreceksen" demişti Orhan baba. Ne de güzel demiş...
Özgün ve özgür olma düşüncesi bana göre, bir karpuzun içini yiyip dışını atıvermek gibidir aslında. Ya da "Ayy hapşırırken altıma işedim" diyebilmek, birilerinin yanında pırt diye çıkan sesin ardından suçluyu ararcasına bakınmaya ihtiyaç duymadan suçu üstüne almak kadarcıktır belki de.
Bir söz vardır bildiğim, ama uygulayamadığım. Ama ama hep uygulamak istediğim!
"Dünya arsızla, gamsızın dünyasıdır" derler. Ya arsız olsaydım ya da gamsız...
Eeee bu durumda ben şimdi nasıl mızmızlanmam anacığıma, ayıp ayıp dedin herşeye beni sindirdin zamanında diye.
Nuray ÖRS
Nisan 2014
Bilecik