​ PENCERELER / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

05 Ağustos '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

PENCERELER

PENCERELER
 

internetten alıntıdır


PENCERELER

Bir dergide okumuştum “Pencereleri en çok şairler sever” yazıyordu, hayır kendimi şaire benzettiğim için gelmedi bu cümle aklıma. Tatil sonrası eve dönünce evin rengi değişmişti, biraz puslu biraz tozlu biraz boynu bükük gibi. Bugün yapılan temizlikle yeniden kendi rengine döndü evim ve pencerelerden görünen dışarısı. Ne kadar önemli pencereler aslında.

Mutfak penceresinin önünde duran, Fransa’dan benim için gelen, Latince adını bilmediğim için küçük cilveli sürtük diye sevdiğim, geldiğinde önce biraz solan, sonra-sonra kendine gelen küçücük kırmızı-kırmızı açan güllerim bile pırıldamış camlar silinince. Gurbetlik ona da çok zor gelmiş besbelli, yeni yeni benimsiyor bu pencereyi bu memleketi. Öyle güzel öyle narin ki, mor menekşe hala kendine gelemedi onun güzelliğinden, bir okuyup üflesem mi acaba? Karşı pencere filmi geliyor aklıma, sahi hep karşı pencereler daha mı cazip görünür insanın gözlerine? Karşı pencerelere bakıyorum öylesine, hiç birine yakıştıramıyorum kendimi, evimi sevmemin huzuruyla, evimin içinde yaşanan güzelliklere minnetimi dile getiriyorum çiçeklerimi sularken.

Evlerin gözleri pencereler, insanların pencereleri de gözleri. Hangisi hangisini daha çok besler; güneşi içeri doğru açıdan alan pencereler mi yoksa güzellikleri net gören gözler mi acaba? Nazım Hikmet hapishanedeyken deli gibi kıskandığı Piraye’ye; Ve hemen fırlayarak yerimden/ penceremde demirlere yapışarak/hürriyetin sütbeyaz maviliğine/ sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım/ diyor bir aşk şiirinde. Ve sonra ki bir mektubuna, yüreğinde başka bir sevda yüzünden aynı kadına Sevgili Bacım diye başlaması geliyor aklıma, küsüyorum ona ve duyduğu tüm aşklara onun hiç haberi olmasa bile. Erkek kısmının penceresi bol oluyor diye söyleniyorum küçük sürtüğüme. Kıkırdıyor cilveli cilveli, bunun da gözü dışarıda besbelli.

Çiçekler mi daha çok yakışır yoksa cumbalarda uyuyan kediler mi pencerelere? İki kadını sohbet ettiriyorum kahve ve sigara eşliğinde herhangi bir pencerede hayalimde, öyle kopmuşlar ki ne dünya umurlarında ne pencereden nasıl göründükleri, Allah cezanı vermesin kadın o nasıl güzel sigara nefeslenmek, canım çekti şu durumda bile. Ortalarındaki tabakta da cevizli burma kadayıf yemezsem çatlarım vallahi. Kimi pencerelerde kirli ütüsüz perdeler uçuşuyor, ben en son ne zaman yıkamıştım kendiminkileri? Sana ne milletin penceresinden şimdi?

Kimi bunalımdadır görmez penceresinden giren güneşi, kimi sahte güneşler yaratma çabasında beyhude, kiminde ille güzel görünme hevesi kimini de hep başkalarının pencerelerindeki görüntüler ilgilendirmekte. Herkes kendince, gördüğünce görünür penceresinde. Herkes kendince kendi algıladığınca berrak görür pencerelerinde görünenleri ve herkes nasıl görmek istiyorsa öyle algılıyor hayatı..

 
Toplam blog
: 374
: 869
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..