- Kategori
- Dünya
Mısır göstericilerinde disiplin

N.Y.T
Mısır’da yirmi güne yaklaşan bir zamandır gösteriler sürüyor.
Dünyanın önde gelen gazetecileri televizyoncuları orada. Batının en ünlü ve gözde gazeteleri Mısır’ı hep manşetten duyuruyorlar ve haberlerin çoğunu bu ülke teşkil ediyor.
İngilizce yayınlanan gazetelere göz atıyorum sitelerinden. Benim için ilginç ve dikkat çekici haberler ve yorumları okuyorum;
!0.Şubat, 2010 tarihli Washington Post gazetesinde, Craig Whitlock, Ernesto Londono, Leila Fadel isimli muhabir veya yazarların beş sayfalık son Mısır olayları ile ilgili bir yazıları yayınlanıyor. Dünyanın nefesini tutup Mısır liderinin açıklamalarını beklediği bir sırada, gazetede verilen haberde ayrıca Hüsnü Mübarek’in ne konuşacağı hususunda CIA kaynaklı tahminleri var.
Asıl ilgi çekici konu, Tahrir meydanında tanık olunan kalabalığın disiplini.
Gösteri süresince ölenler , yaralananlar, tutuklananlar oldu. Başlarda yağmalama girişimleri de.
On binlerce insanın bir arada, sevinç ve coşku içinde gösteri yaparken şiddete başvurmaması görülmemiş bir olay olarak değerlendiriliyor Washington Post'ta.
Gazetenin haberine göre,
Mısır halkı meydanda çocukları ile birlikte, sloganlar ve şarkılar eşliğinde gösteri yapıyor.
İnsanlar yüzleini Mısır bayrağının renklerine, yani kırmızı, siyah ve beyaza yüzlerini boyamışlar.
Ordu halkın arasında ciddi durumunu hiç bozmuyor, birlikler tanklarda halka el sallıyor ve sloganlar çıkıyor hepsinin ağzından,
“Ordu millet el ele”
Her sabah aynı sloğan gün doğumu ile birlikte,
“Günaydın Mübarek, bu gün senin son günün.
Ve gün batarken,
“Özgürlük geliyor, zafer geliyor” diye kalabalık hep bir ağızdan bağırıyor.
Mısır'ın meşhur şarkıcıları türkücüleri özgürlük meydanında, şarkılar türküler…
“Hepimiz çok heyecanlıyız, aynı zamanda endişeliyiz de. Ordunun rolü ne olacak? Kamu ve özel yaşam üstünde hakimiyet kurmak isteyecekler mi?” Omar bunları soruyor ve devam ediyor,
“Her şey askerin gelecekteki tutumuna bağlı, insan hakları ihlali gibi”
Hukukçu Marwan,
“Başkan yardımcısının yetkileri devir alması göstericileri tatmin edip yatıştırmaz, istifa edip seçime gitmeyi garanti etmezse, Mısır kan gölüne döner”
Kalabalığa megafonla soruluyor;
“Anayasa aynı kalırsa gidecek miyiz?”
Kalabalık aynı anda bağırıyor,
“Hayır.”
“İktidar partisi aynı pozisyonunu korursa ayrılacak mıyız?”
“Hayır.”
“Hatta Mübarek terk etse bile ayrılacak mıyız?"
“Hayır”
“Tahrir değişinceye kadar…”
Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in geç saatte yaptığı açıklama Mısır göstericilerini tatmin etmeyeceğe benziyor. Hatta Hüsnü Mübarek'in açıklamasının olayı mahmuzlayacağı yorumu yapılıyor. Bugün cuma. İki gün sonra pazar. Bakalım, meydandaki aynı soğukkanlılık ve disiplin korunabilecek mi?
Derken, cuma günü beklenen oluyor. Göstericilerin kararlılığı Hüsnü Mübarek'in istifasını getiriyor. Ordu tüm yetkileri alarak seçimleri zamanında yapmak üzere idareye el koyuyor.
Meydandaki insanlar sevinç gözyaşları ile birbirine sarılıyor. Asker sivili, sivil askeri kucaklıyor.
Olayı, Doğu Berlin duvarının yıkılışına benzetiyorlar.
Tahrir Meydanında binlerce kişi günlerdir bayrak salladı, yumruk sıktı, slogan attı, şarkı söyledi ve sonunda üç yüz kayıpla şimdilik amaçlarına kavuştular.
Hüsnü Mübarek'in içeride Kızıl Deniz kıyısında Sharm El-Sheik'e sürgün edildiği yazılıyor.
Ve Amerika durumdan memnun görünüyor , sırada başka ülkelerin olduğu yorumları geliyor. Hüseyin Seyfi