Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
316
 

MİT'in 80. yılı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Emre Taner, kurumun 80. yılı nedeniyle yaptığı açıklamada ilginç noktalara değindi. Bunları temel 4 başlığa daraltalım...

Ulus-devletler için kritik dönem gelmekte

Çok çok doğru ama bir eksik küçük ayrıntı var: AB örneğinde olduğu gibi, ulus-devletler bayraklarını, paralarını, hatta anayasalarını gönüllü olarak tarihe gömebilmekte. Tabii bunun için geçerli bir nedenleri var: 1500-2000 arasındaki 500 yıllık savaş süreci.

Keza Türkiye, AB’ye başvurarak, aynı yola baş koyduğunu 20 yıldır öne sürüyor. Bu durumda MİT, Türkiye’nin parçalanmasına mı, AB’ye girişe mi karşı çıkıyor belli olmuyor.

Tehditler iyi algılanmalı

Doğru deniyor da, siz hiç şimdiye dek, ABD’in Türkiye için tehlikelerini anlatan bir andaç duydunuz mu?

Bekle-gör-tavır al tutumu yanlıştır

Bu tumu hep yanlıştır. Yanlış olduğu PKK ve Kuzey Irak sorunlarından bellidir. Ancak bir sorun daha var: 1950-2000 arasındaki pasif iç ve dış siyaseti, aktif öngörülü fütürolog yetişmesini engellemiştir, çünkü yetişecekler hapse atılmıştır.

Güçlü bir istihbarata ihtiyaç var

Tam durumdan görev çıkarma alaturka fırsatçılığı. Hemen kendilerini göreve çağırıyoruz ve ABD’nin Suriye ve İran’a saldırma tarihlerini 1 ay hassasiyetle öngörmelerini rica ediyoruz.

Toparlarsak:

Geç kalınmış bir doğruya intikal. Tanzimat’tan beridir gördük ki geç intikalin hiçbir işlevi yok. Düşmanlarımızın işine yarıyor ama kendimizin değil...

Anti-emperyalist biri olarak açıkseçik belirtiyorum ki eğer Türkiye emperyalist olmazsa, parçalanacaktır. Bunun sorumluluğu da tümüyle kendisindedir ama parçalanan bir Türkiye 500 milyon kişiyi kana ve gözyaşına boğacağı için, yeğlenen bir yol olmasa gerektir.

MİT bu durumu 80. yılında intikal etti. Biz de Cumhuriyet 100. yılına varmadan intikal edelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de sizin ''kafasını kuma gömen'' tarikatına dahil ettiklerinizdenim. Ama çaktırmadan her yeri görmeye çalışalım. '' Türkiye'de yapılmış tüm darbeler dış odaklı ve anti-millidir. Abdülaziz'in bileklerini kesenler, Siyonizme kafa tutan Abdülhamit'i en kritik dönemde bir odaya hapsedenler ve Refah'ın yaptıklarının yüzde birini yapmayan Menderes'i asanlarda aynı resmin parçasıdırlar. Mit'in çok daha güçlü ve önemli olmasının önünü kesenlerin, çıkıpta '' bu söylenenler zaten bilinenlerdir'' demeye yüzleri ve hakları yoktur.

Sevgiağacı 
 11.01.2007 23:20
Cevap :
Türkiye'de yapılmış tüm darbeler müttefik olan ve olmayan güçlü devletler tarafından onaylanmıştır. Darbeler dış odaklı ve gayrımilli demek, ağırlık taşıyan bir nüansı görmezden gelmek demek olur. Darbeler kendi iç yapımızdan dolayı zaten olağandı. Halk hiçbir darbeye karşı çıkmadı.  12.01.2007 10:03
 

Siz devlet adamısınız anlaşılan...

Yücel EVRENN 
 11.01.2007 17:50
Cevap :
Hayır. Devletin, o okuduğunuz düşünceleri bile, şu an için onaylamayacağına emin olun. Adım sayfamın üzerinde: Gelecekbilimciyim. Gelecekbilimciler, uzmanların tasarlamadığı disiplinlerarası yollar tasarlarlar. Ayrıca, ne akademisyenim, ne de ticari gelecekbilimciyim. Köksüzlüğüm buradan ileri geliyor, herhangi bir kapının kulu olmam, hiç olmadım da. Yazarım. Tek başımayım. Buna 'asal yalnızlık' diyorum. Güneşin altında söylenmedik sözler söylerim. Sonra da yoluma yürür giderim. Sağlıcakla kalın.  11.01.2007 18:42
 

Türkiye emperyalist olmadıkça parçalanacaktır öylemi?.. Ve yeğlenmesi gereken bir yoldur... diyorsunuz... Hiç çocuk ölümüne şahit oldunuzmu?... bir aç afrikalı karşısında nedir tavrınız sizin?... Sınır telleri ne işe yarar örneğin.. Para cüzdanınızı iyi yerleştirin cebinize... ve aman ha aman... dikkat edin.. üşemeyin..

Yücel EVRENN 
 11.01.2007 15:19
Cevap :
Böyle bir tepki almayı beklerdim ve olağan bulurum. Tek bir cümlelik tezde çok can acıtıcı görünen bu durumu, 200'e varan sayıda makalede ve 500'e varan sayfada uzun uzun açımlamaya çabalıyorum. Çevre ülkelere bakın: Kıbrıs, Rusya, Irak parçalandı. İran ve Suriye eli kulağında. Bulgaristan ve Yunanistan ise, ulus devlet olmaktan vazgeçtiler. Demek ki bu bölgede istikrar yok. Bu bireysel bir tercih değil. Acı çekmeye gelince, işkence, hapis, şu bu hepsini gördüm. Paraya gelince, ceplerim ve ellerim bomboştur. Bir mülksüzüm. Buradaki tüm blogcular gibi, kafanızı kuma sokup, geleceğin gerçeklerini görmeme lüksünüzü kullanabilirsiniz. O zaman da, böyle sizin üzerinizde yapılan fütürolojik planlara da seyirci kalabilirsiniz ancak. Şu anda Türkiye üzerine 50 tane senaryo yazılmış durumda ve hepsinde de Türkiye parçalanıyor. Orhan Pamuk değilim, alnımda entelejensiya yazmıyor. Reha Ülkü'yüm, alnımda entellektüel yazıyor. Düşünme ve ifade özgürlüğümü sonuna kadar savunurum.  11.01.2007 17:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 510
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster