- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Mohenjo-Daro Asırlar önce yaşana ileri teknoloji savaşları

Mohenjo-Daro -nazan şara şatana
Yeni bir keşifte her geçen gün daha bir garip oluyoruz.
Nedeni!
Biz ileri teknolojiye sahibiz,
İnsanlık taş devrini yaşadı, yontma taş devri, cilalı taş devri v.s – v.s
Tekerleği bulan insanlar medeniyetin de kapısını açtı.
Yok, böyle bir şey!
Her geçen gün şüpheler hat safhaya ulaşıyor.
Eski Mısır kazılarında pil bulunuyor, mağara duvarlarında ışıklı UFO resimleri, hatta küçük uçak benzeri oyuncaklar ve daha birçoğu.
Bunlara akıl erdiremezken yeniden bir şey daha ortaya çıkıyor.
Benim okurlarım bilirler ben gerçek bir destan hastalığına yakalanmış bir okurum.
Nerede bir destan okusam etkilenirim.
Dünleri olmayanın yarını nasıl olsun derim veya nasıl bilsin diye ilave ederim.
Şimdi sizlere Mahabharata Destanından birkaç satır aktaracağım.
“Cesetler tanınmayacak kadar yanarlar, ölmeyenlerin saçları ve tırnakları dökülür, çanaklar, çömlekler kendi kendilerine kırılırlar, yiyecekler zehirlenir.
Kaçmaya çalışan savaşçılar ve eşyaları küllerle yıkanmaktadırlar.
Derken vahşi bir rüzgâr başlar, bulutlar kükrer, toz ve çakıl taşları yağmaktadır.
Doğa dengesini yitirir, güneş gökte sallanmakta, dünya titremekte, korkunç silahtan yayılan kavurucu sıcaklık, her şeyi yakmaktadır”
Bu destan nasıl eski olabilir, adına da nasıl destan denile bilinir.
Bu bir bilim kurgu anlatıyor. Aynen böyle…
Gelelim içeriğe;
Pakistan’da oldukça gelişmiş bir antik kent varmış.
1922’de ortaya çıkarılmış.
Düzenli yolları,
Kanalizasyon sistemleri,
Izgara biçiminde planlanmış su sistemleri,
İki katlı evleri ve banyoları da mevcutmuş.
Bitmedi, devam ediyorum.
Cam kalıntıların rastlanmış fakat çok yüksek bir ısıyla camların ve çömleklerin eridiklerini saptamışlar.
Bulunan iskeletlerden de anladıkları, bu insanların bir anda öldükleriymiş.
İşte yazının en can alıcı noktasına geliyorum.
İskeletlerde tespit edilen radyoaktivite, Hiroshima ve Nagasaki düzeyindeymiş.
Destanla bulunan kent aynı olayı çağrıştırıyormuş.
Bu kentin adı;
Mohenjo-Daro imiş.
Şimdi ne oldu?
Bildiklerimiz çöpe mi gitti.
Antik kentler böyle savaşlar gördülerse bir hayli ileri uygarlık içindelermiş.
Aklımıza sahip çıkma zamanları işte böyle haberleri okuduğumuz zamanlar!
Nazan Şara Şatana