- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Oak Adası ve Para Kuyusu LANETLİ HAZİNE

Oak Adası ve Para Kuyusu - nazan şara şatana
Wilbur Smith’in Yedinci Papirüs kitabını büyük bir heyecanla okumuştum.
Konu bir hayli çekiciydi. Binlerce yıl öncesinden kalan şifreyi çözmeye çalışan ve Mısır Firavunun mezarını bulmak için verilen mücadeleyi anlatıyordu.
Hani tabiri caizse nefes kesen bir kitaptı.
Başlarına gelenler asırlar önce planlanmış olaylarla işin içinden çıkılmaz hallere düşüyorlardı.
Yazar öyle bir kurgulamış ve öyle sade bir dille anlatmıştı ki, sizde karakterle birlikte bilinmeyenleri heyecanla arıyordunuz.
Bir yazı beni Yedinci Papirüs kitabına götürdü.
Hazineler aranılır, bulunmak için türlü işler yapılır, cinayetler işlenir, başlara büyük belalar gelir. Buna rağmen aranmaya devam edilir. Hazineyi saklayanın tuzaklar kurduğu da akla gelir gelmesine de hazine arayıcılarını bunlar vaz geçirtmez.
Oak Adası ve Para Kuyusu denilen!
Hazine saklı olduğu düşünülen bu yer tuzaklarla döşeliymiş ve mühendislik harikasıymış.
Günümüz teknolojisinde bile bu kuyuya girilemiyor ve hazine saklı denilen yerden hazineye ulaşılmıyormuş.
Hani denilir ya her hazinenin bir ejderhası vardır, ya da büyük yılanı bu hazinenin de suyu varmış. Nasıl suyu diyeceksiniz?
Şöyle aktarabilirim.
Kuyuda belli bir seviye kadar gelindiğinde bir anda her yer su ile kaplanıyormuş.
Defineciler birçok hazineye dedikleri gibi buna da lanetli hazine diyorlarmış.
Çok kişi uğraşmış, çok kişinin başına olmadık işler gelmiş ama bir türlü hazineye ulaşamamışlar tıpkı romandaki gibi.
Romanda bir sırrı çözmüşlerdi ve hazineye ulaşmışlardı.
Burada da ya bir gün o sırrı bulacaklar yâda o hazine öylesine kalacak.
Sahibinin gelip kurduğu tuzakları yok edecek hali olmadığına göre!
Nazan Şara Şatana