- Kategori
- Futbol
Mola bitti... yola devam.

Geçen sezonki büyük çöküşün ardından, Aziz YILDIRIM’ın; “3 yıl üst üste şampiyonluk” sözüyle sezona giriş yaptı Fenerbahçe. 6 yıl önce yapılan revizyona benzer bir harekât yapıldı bu sezon. Takımın başına yeniden Daum’un gelmesiyle, onun isteği doğrultusunda yerinde transferler yapıldı. Türkiye liginde alınabilinecek oyuncuların büyük çoğunluğu alındı. Yabancı transferinde uzun süre bekleyişin ardından, Avrupa’da aradığını bulamayan yönetim, yeniden Brezilya’ya yönelerek bu ülkeden oyuncu transfer etme geleneğini sürdürdü.
Yeni sezona, bu hamlelerle başlayan Fenerbahçe’nin, Yeni transferlerini ilk kez oynatacağı Boluspor maçı merak konusuydu hepimiz için. Hem takımın son durumu hemde yeni transferlerin uyumu için %100 olmasa da, %70 oranında bir bilgi verecekti.
Fenerbahçe diziliş olarak geçen seneden ve daha önceki senelerden farklı bir görüntü vermedi. Sistem ise, geçen seneye çok farklılık gösterdi. Diziliş aynı iken sistemin farklı olması ince detaylarda gizliydi. Takıma Daum ve Koch’un elinin değdiğiydi daha ilk dakikalarda anlaşıldı. 4–2–3–1 dizilişi maç içinde çok farklı dizilişleri de beraberinde getirdi. Çok fazla rakamlara takılmamak lazım futbolda. Fenerbahçe’de bu sezon çokça göreceğimiz bir konu şok pres olacak. Rakip yarı sahada ceza sahasına yakın bölgede başlatılan prese, stoperler hariç her futbolcu katılıyor. Rakibi hataya zorlayacak hamleler yapılıyor. Geçen sezona göre bir farklılıkta çok fazla pas yapma hevesine girmiyorlar futbolcular. Daha çok dikine ve hızlı oynamaya çalışıyorlar. Türkiye liginde büyük takımsanız, zaten topa yeterince sahip olduğunuzdan dolayı, çok fazla pas yapmak sadece oyunu soğutmaya yarar. Nitekim bunu geçen sene gördük. Ligin en fazla pas yapan takımı Fenerbahçe olmasına rağmen, bu pasla genelde sahanın 2.bölgesinde yapıldığı için üretkenliğe dönüşememişti. Bu sezon bu olay ortadan kalkmışa benziyor. Orta saha daha çabuk geçilip, biran önce 3.bölgeye topu taşıma düşüncesi hâkim futbolcularda. Bu sezon en çok değişkenlik gösterecek bir konuda, Alexbahçenin yavaş yavaş kaybolacağı konusudur. Her futbolcu sorumluluk alıp skora katkı yapmak isteyeceğe benziyor. Bu hem Alex’i rahatlatır hemde takımın daha hızlı atağa çıkmasını sağlar. Daum, takımda herkesin lider olmasını istediğini söylerken, bunu kast etmişe benziyor. Tek bir oyuncuya bağlı sistem kaybolacak gibi. Zaten orta sahada oynayan tüm futbolcular ayağına hakim oyuncular olacak bu sezon.
Yeni transferleri değerlendirirsek, Andre Santos, ilk bahsetmemiz gereken oyuncu olacağa benziyor. Gerçekten takıma cup diye oturmuşa benziyor. Sol kanata müthiş bir hareketlilik getirdi. Carlos’un ileri çıkışları fazlalaştı çünkü savunmaya da yardım eden bir oyuncu profili çizdi. Aynı zamanda hücumda pres yaparak rakibi hataya zorladığı gibi ayağına gelen toplarıda olumlu kullanmasıyla dikkatleri çekti. Bu sezon en faydalı transferi olabilir. Bilica, Sivas’ta gösterdiği performansı devam ettireceğe benziyor. Oldukça soğuk kanlı, yerinde müdahaleleri ile göze çarptı. Yıllardır ihtiyaç duyulan savunmada topa hakim, oyun kuracak oyuncu eksikliğini giderebilir. Oyuna sonradan giren Cristian’da yararlı bir transfer olacak düşüncesindeyim. Bugünkü oyunu tabiî ki %100 fikir vermedi ama kaliteli bir oyuncu olduğu belliydi. Ayaklarına hakim, fakat fazla sorumluluk almayan bir görüntü çizdi. Daum ona sorumluluk yüklerse oyuna çok daha fazla katılıp daha çok katkı sağlayabilir. Mehmet TOPUZ ise, olaylı transfer döneminden sonra takıma yavaş yavaş monte edileceğe benziyor. Kalitesi üst seviyede olan bir oyuncu. Sakatlıktan sonra formunu yeniden yakaladığı an, takıma monte edilecek ve çok faydalı olacaktır.
Bu sezon aslında 3 tane daha yeni transfer var. Emre, Kazım, Guiza… Bu 3 oyuncu Daumla yeniden şahlanabilir. Emre özellikle çok büyük katkı sağlayacağa benziyor. Guiza ve Kazım saha içindeki sorumsuzluklarına Daum ile birlikte son vermişe benziyor. Alex omzundan kalkan yükünde etkisiyle daha faydalı olacak gibi. Carlos keza öyle. Gökhan zaten bildiğimiz gibi muhteşem.
Anlaşılan o ki, Fenerbahçe futbolcusuyla, teknik kadrosuyla, yönetimiyle, taraftarıyla, yepyeni bir sayfa açmışa benziyor. Sahada rakip öpen futbolcular, takıma güç ve taktik veren teknik heyet, maddi manevi her zaman takımla birlikte olan yönetim, ve tribünde 90 dakika destek veren taraftarıyla Fenerbahçe sezona gümbür gümbür gireceğini gösterdi. 1 senelik kötü gidişatın ardından uyuyan dev, uyandı.
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır