- Kategori
- Futbol
Beşiktaş analizi..

Demirören ve Denizli
Kim, kimdir?
Nihat Kahveci kimdir? Holosko'nun yaşlısı + sakatlanma riski çok daha yüksek olanıdır.
Maliyeti nedir? 15 Milyon Avro’dur.
Matteo Ferrari kimdir? İngiltere'nin orta sıra takımı Everton'ın transfer ettiği halde, beğenip de oynatmadığı, Ş.Ligi "gediklisi" Bari, Genoa, Parma gibi takımların istikrarlı savunma oyuncusudur.
Maliyeti nedir? 15 Milyon Avro’dur.
Erkan Zengin kimdir? sağ açık oynayan, düz, takımda, bu bölgede kendisinden önce tercih edilecek en az 3 oyuncu bulunduğu, oynadığı! bir devre boyunca geleceğe ilişkin en ufak bir ışık vermediği halde transfer edilen oyuncudur.
Maliyeti nedir? 5 Milyon Dolar^dır.
Aydın Karabulut kimdir? Ümit Milli Takımın gözdesi, birçok Avrupa kulübünün takip ettiği, Türkiye’deki bütün Anadolu takımlarının kiralamayı ya da bonservisini almayı çok isteyeceği, geçtiğimiz yıl oynanan bazı Ümit Milli maçlarda “Maradona performansı” gösteren oyuncudur.
Karşılığı nedir? Erhan Güven’dir.
Erhan Güven kimdir? Sadece yayın maçlarının izlenmesi halinde bile “uzak durulması gereken” bir sağ bek olduğu anlaşılan oyuncudur.
Maliyeti nedir? Aydın Karabulut’tur.
Batuhan Karadeniz kimdir? Avrupa’nın her takımında ilk on bir oynayabilecek yeteneğe ve zekaya sahip santrafordur. Yurtdışından almak isteseniz, 35 yaşından önce alamazsınız, 35 yaşındaki Batuhan’ı da ancak bonservis ödeyerek alabilirsiniz.
Akıbeti nedir? “Kiralık”tır.
35 Milyon Avro harcayarak zayıflamak!
Sezon başında Beşiktaş'ın elinde 4 iyi oyuncu vardı (Batuhan, Tello, Holosko, Ernst).. Ş.Ligi için iyi 4 oyuncu. Bu oyuncuların yanına en az 3-4 tane daha iyi oyuncu alınması gerekiyordu. İyi birkaç oyuncu alındı, yanlış birkaç oyuncu alındı, en önemlisi çok doğru bir oyuncu kaybedildi. Ş.Ligine giriş parası ve lige doğrudan katılıyor olmanın verdiği avantaj iyi oyuncuların gelmesini kolaylaştıracak takım güçlenecekti. Geçen seneye göre takım daha güçlü; ama eldeki imkanlarla Beşiktaş çok üst düzey bir takım haline getirilebilirdi; yönetim bu fırsatı kaçırdı.
Takım içi dengeler her transfer döneminde gündeme gelir ve bundan bir ayrıntıymış gibi bahsedilir; iyi takım olmak için fertlere adaletli muamele yapılması gerekir. Haksızlığa uğradığını hisseden oyuncu takımına olan "aidiyet duygusu"nu yeterince yaşayamaz. Yani bu, bir ayrıntıdan çok daha ötedir. Avrupa ölçeğinde iyi futbol oynayan kaliteli bir takımın sorumlu yöneticisine Beşiktaş'tan hangi oyuncuları almak isteyeceği sorulursa üç isim söyler, bu üçün ilk ikisi: Tello, Holosko..'dur; bu oyuncuların aldıkları ücretler Avrupa piyasasında normal ücretler; ama Nihat, Delgado, Nobre, Ferrari gibi oyuncuların aldığı ücretlerle kıyaslandığında bu oyuncuların kendilerini "ahmak yerine konulmuş" hissetmemeleri için bir neden yok. Dünyada hiçbir iyi takım yoktur ki takıma en yararlılar en az parayı alanlar olsun. FB Gökhan Gönül'ün, GS Arda'nın ücretlerini yasal zorunlulukları olmadığı halde katlayarak artırdı. Tello'ya bir iyileştirme yapılmış; ama bence bu da yeterli değil. Holosko'nun ücretinde de iyileştirme yapılmalı; hem de en az iki misline varan bir iyileştirme. Nihat, Ferrari transferleri yapılmasa Beşiktaş'ın saha içi zararı olmazdı, oyuncuların ücretini artırmaya da gerek kalmazdı, Delgado'ya bir takım bulunur, bonservis de istenmeden elden çıkartılabilirdi, takımın üzerindeki psikolojik yük de ortadan kalkmış olurdu. "Gerekli iyileştirmeler" "gerekli düzeyde" yapılmazsa, yönetim 35 Milyon Avro harcayarak takımı "psikolojik olarak zayıflatmış" olur
Nobre zaruriyeti!
Nobre'yi takımda tutmak için 7 Milyon Avro ödendi. Nobre, Türkiye piyasası dışında sadece Brezilya'da kendine takım bulabilir; yıllık en fazla 300-400 bin Avro kazanabilir. Ödenen para Nobre'nin gerçek değerinin yaklaşık 7 misli; bunun nedeni yerli olması ve "FB'ye giderse!" korkusu. Nobre'nin elinde FB ve yerli olması kozu varsa sizin elinizde de Fatih Tekke kozu var, o da yerli, Rusya'da kadro dışı, ciddi talibi de yok, bonservisi 1.5 Milyon Avro, kendi aldığı da yıllık bu kadar. Nobre zaruriyeti hissi yönetim için yanıltıcı oldu.
Köybaşı, Topuz olayının Beşiktaş'a hediyesidir, yani Topuz "yenilgisi" teknik açıdan Beşiktaş'a yaramıştır. İsmail Köybaşı için ödenen ücret çok eleştiriliyor. Dünyanın her yerinde yükselme eğilimindeki genç oyuncular pahalıdır; özellikle İsmail gibi çok yönlü bir oyuncunun pahalı olması doğaldır. Beşiktaş Yönetimi'nin bu transferdeki hatası elindeki kozu kullanamaması olmuştur. Batuhan kadroda düşünülmüyorsa, pazarlıkta kullanılmalıydı. Gaziantepspor harıl harıl santrafor arıyor. Batuhan'ı isteyen kulüplerin çok olması da Beşiktaş'a büyük yarar sağlardı. Kiralık Batuhan faktörüyle İsmail'in bonservis'i daha ucuza gelebilirdi. Batuhan'ı kiralamak isteyen çok kulüp vardı; ama İsmail'i Beşiktaş'tan başka alacak yoktu. Garip olan, Batuhan daha sonra Gaziantepspor'a kiralandı.
Kulüp ne kadar borçlanırsa başkanın koltuğu o kadar sağlamlaşıyor; çünkü kulübü kendine borçlandırıyor. Kulüplerin belirli bir limitin üzerinde borçlandırılmalarına karşı hukuki engeller konulmalı, bu koşullarda Demirören kulübü ne kadar borçlandırmayı başarırsa o kadar başkanlık yapabilecek. Sistemin hukuki işleyişinde bir sorun var. Yöneticiliğin bir bağlayıcılığı olmalı. Apartman yöneticiliğinin bile bir sorumluluğu var. Demirören milyon avroları çocuk oyuncağı gibi kullanıp kulübü keyfince borçlandırabiliyor ve kongrelerde de ibra ediliyor; burada sorumluluk kongre üyelerinde.
Doğru analiz ve analizde ısrar
Saha içine inelim: savunmaya Ferrari takviyesi yapıldı; eğer Genoa'dan Beşiktaş'a Zapotocny ile Ferrari'nin takas önerisi gelseydi ve Ferrari Zapo kadar para alacak olsaydı bu transfer "anlaşılır transfer" olabilirdi. Zapo'ya Gordon muamelesi yapılması yanlıştı, hem etik açıdan hem teknik açıdan, adam şampiyonlukta emek sahibi. Teknik tarafıyla da görülecek ki Zapo, Ferrari'den aşağı bir oyuncu değil, top kullanmada tartışmasız daha önde, duran toplarda rakip kalede gol bulma ihtimali de Ferrari'den yüksek, iyi penaltı atması da cabası. Ferrari'nin üstün tarafı daha sert olması; bu nedenle sadece takas halinde "anlaşılır" transfer olurdu.
Sol bek iyi; ama ben Köybaşı'nı bek oynatmam. Beşiktaş üçlü orta saha ile oynuyor. Kaliteli, üretken bir orta saha için Ernst'in yanına iki iyi oyuncuya ihtiyaç var. Geçtiğimiz sezon Ernst'in partnerleri Delgado ve Cisse idi.. Bu nedenle Delgado her sakatlandığında Beşiktaş çıkışa geçti, her iyileştiğinde ise kötü sonuç aldı.. Delgado özel bir oyuncu değil; ama bir takıma bu kadar zararlı olacak kadar kötü bir oyuncu da değil.. Delgado, orta üçlünün parçası olarak görev yaptığında kendine de takıma da zararlı oluyor; kanatta oynarsa-tercihen sol- takıma katkısı tartışılır; ama bu kadar zararlı olmaz. Yani Denizli’nin Delgado'ya verdiği görevin oyuncuyu zayıf gösterdiğini düşünüyorum. Delgado bir orta saha oyuncusu değil, bir forvet oyuncusu, tercihen sol ama sol, sağ, arka; ama hep forvet olarak düşünülmeli. Cisse savunmacı orta saha pozisyonunda oynarken, Ernst hücuma katılan oyuncu pozisyonundaydı, Ernst bu pozisyonda sıradan, Ernst klasik savunmacı orta saha. Zaman zaman hücuma destek verebilir; ama esasen savunma anlayışı gelişmiş bir oyuncu. Geçtiğimiz sezon Delgado'nun sakatlığında o bölgede Tello oynadı ve başarılı oldu. Sol açık bölgesine yeni bir oyuncu ya da yetenekli herhangi bir hücumcu orta saha oyuncusu alınırsa Tello bu işi yapmaya devam edebilir. Tello'nun içte oynamasını tercih ederim, Tello kolay adam eksiltemiyor; sol açıkta kolay adam eksilten biri daha yararlı olur; ama bu kez de Ernst'in sağ tarafı açıkta kalıyor. Fink ile Ernst demek iki Ernst demek; bu iyi bir takım için bu uygun değil; bu bölgeye oyuncu arama gibi bir dertleri yok. Hazırlık maçlarında Fink'in yanında hücumcu oyuncu olarak geçen yıl olduğu gibi Ernst oynuyor. Bence Fink, Cisse'den iyi. Benim orta saha için önerim İsmail Köybaşı. Köybaşı ayağı iyi, savunma bilen, atletik, dikine oynayabilen bir oyuncu. Soğukkanlı olması da orta sahada ona avantaj sağlar; zaman zaman iyi şutlar çıkartabilmesi ise cabası. Köybaşı, bir Özkan değil, öğrenmeye açık, en büyük eksiği! gösterişsiz olması, futbol, play station değil, yerleşimi yapmak işin başı. Analize güvenip ısrar etmek lazım. Denizli, Köybaşı'ndan orta sahada yararlanma konusunda kararlı olur da küçük acemiliklerini de görmezden gelirse, Beşiktaş kazanır. Tello geçtiğimiz sezon zaman zaman üçlü orta sahanın sağında oynadı ve etkili oldu; hatta İnönü’deki Antalyaspor maçında ters ayağıyla oynamanın verdiği avantajla belki de yılın vuruş golünü yaptı. Köybaşı ile Tello, Beşiktaş'ın İniesta ve Xavi'si olabilir. Sol bek olarak Toraman değerlendirilebilir. Toraman'ın ters ayağıyla oynaması hücum yönünde bir aksamaya neden olabilir ama sol açığa alınması muhtemel oyuncu büyük olasılıkla az dönen bir oyuncu olacağından Toraman'ın az çıkması takım için daha iyi. Aynı zamanda Toraman'ın varlığı duran top hücumlarında da takıma katkı sağlayacaktır. Serdar Özkan takasta kullanılabilir. Serdar Özkan "öğrenme imkanı"na sahip değil, şu anki seviyesi ise Beşiktaş'a uygun bir seviye değil; takasta kaliteli bir oyuncunun alınmasına yardımı olabilir; mesela Sezer Öztürk. Aydın bence takım oyuncusu değil, eğer büyük takım yönetiyorsanız takımınızda düşünmemeniz anlaşılabilir; ama farklı özellikleri olan bir oyuncu olduğu için daha doğru değerlendirilebilirdi. Mesela, Sezer Öztürk’ü transfer etmek için kullanılabilirdi. Sezer Öztürk'ün Manisaspor ile olan sözleşmesinin bitimine bir yıl kalmış olması ve Aydın unsuruyla Beşiktaş bu transferi çok ucuza bitirebilirdi. Transferi halinde Sezer Öztürk, orta sahada Tello ile Köybaşı'na iyi seçenek olur.
Fırsat kaçtı!
Rıdvan Şimşek de iyi transfer. İlk maçlarında çaylak görüntü verebilir. Gökhan Gönül iki yıl önce ilk maçı olan Gaziantepspor maçında gergindi; bu nedenle uzun süre de oynatılmadı, mecburiyetten oynadığı bir Avrupa maçında gerçek kimliğini ortaya koydu ve vazgeçilmez oldu. Denizli, Rıdvan'ın da küçük acemiliklerini görmezden gelmeli. Eski hocası kendine güven sorunu yaşayacak bir oyuncu olmadığını söyledi; bu da bir artı.
Santrafor olarak Nobre'ye muhtaç olundu, hem de Ş.Ligi yılında. Beşiktaş Yönetimi, Ş.Ligine doğrudan katılıyor olma fırsatına yazık ediyor. Batuhan resmi sözleşme imzalamadıysa sözlerinden dönebileceklerini düşünüyorum; çünkü Olimpiyakos'un Bobo için yeni bir teklif yaptığı söyleniyor, iş ciddiye binerse Batuhan transferi suya düşebilir. Beşiktaş için de çok hayırlı olur.
Şili Milli takımında Tello'yu kulübede oturtan Gonzalez alınabilirdi, adamın yedeği ligimizin üzerinde bir ayağa sahip. Esasında takıma ciddi faydası olmayacak Nihat, Ferrrari ve Zengin transferlerine harcanan 35 Milyona Shneider alınırdı, olmadı Mutu alınırdı, olmadı Van Der Vaart alınırdı, olmadı Quaresma alınırdı. Mutu dışında hepsi kendini yeniden ispat etme ihtiyacı duyan ve Ş.Ligi nde oynayacak olmayı önemseyecek oyunculardı. Rijkaard'ın İstanbul'a gelişi de Hollanda'lıların transferinde bir artıydı. Batuhan kiralanmayıp bu isimlerden birinin transferi gerçekleştirilebilseydi Beşiktaş, Türkiye Liginde üst üste şampiyonluklar kazanabilirdi.
Bobo'dan gelmesi gereken ama bir türlü "getirilemeyen" 5 milyona da kaleci alınabilirdi. Ş.Ligine doğrudan katılmanın bir nimeti de bonservisi elinde olan oyuncuların sizi tercih etmesidir; bu avantaj kullanılarak kaliteli bir stoper bonservis ödenmeden alınabilirdi.
Denizli'nin zaafı
Denizli, ideal olanı tutturursa Beşiktaş iyi bir orta sahaya sahip olabilir. Liverpool'u yenen kadrodaki Cisse yerine Ernst, Kurtuluş yerine Köybaşı ve aynı Tello. 8-0'lık maç, Diatta'ların, Mehmet Sedef'lerin, İbrahim Üzülmez'lerin maçı olduğu için benzeri bir skor zor. Kazanılan maça dönersek, Zan yerine herşeye rağmen ondan iyi bir Ferrari, Serdar Özkan yerine Holosko.. Sol kanatta Delgado oynuyordu, onun yerine de iyi bir oyuncu takviye edilirse Beşiktaş'ın eskiye göre daha güçlü bir Ş.Ligi kadrosuna sahip olacağı söylenebilir. Ücret zammı yapılması, Köybaşı'nın orta sahada kullanılması ve Nihat'ın sakatlanması halinde Beşiktaş Ş.Liginde etkili futbol oynayan bir takım olabilir; bunun için basının üzerine önemli görev düşüyor.. eğer futbol yazarları, özellikle “sözü çok dinlenenler”, Köybaşı’ndan iyi orta saha oyuncusu olabileceği analizini yapmazlarsa ya da iyi orta saha olmayacağı analizini yaparlarsa o zaman Denizli, Köybaşı’nı orta saha olarak kullanır. Denizli, geçtiğimiz yıl, liderlik maçında Bursaspor savunmasını en çok rahatsız eden oyuncu olan Holosko’yu, Özkan’ı oyuna almak için çıkartmıştı.. O Özkan, Denizli’nin saha kenarından kendine yaptığı uyarıya kafasını çevirerek karşılık vermiş ve kaçırdığı oyuncuyu kovalaması uyarısına kulak asmamıştı.. “hem kötü oyun, hem kötü saygı..” bu durumda Denizli’nin bir sonraki hafta oyuncuyu cezalandıracağı düşüncesi hakimdi.. ama Denizli, oyuncuyu marifetmiş gibi! ilk onbir oynattı.. bu, ne oyuncu kazanmayla ne de takımın ihtiyacıyla açıklanabilir.. Denizli’nin zihni kendinden beklenilmeyeni uygulama üzerine programlanmış.. Avrupa futbolunda, belki de FB savunmasına, özellikle deplasmanda en ters gelecek olan futbolcu olan Holosko’yu Kadıköy’de kulübede oturtması onun bu zaafıyla ilgili.. bu açıdan, şu anda Köybaşı’ndan orta saha olacağı fikrinin dillenmemesi olumlu, eğer dillendiyse ve ben kaçırdıysam bu ihtimal ortadan kalkar..
Ne olur?
Bobo büyük olasılıkla kalır, bu saatten sonra yabancı oyuncu arayamazlar ve "en iyi ihtimalle" Nobre'nin ayağına bakılır. Yedek Bobo'nun ağız kokusu da Nobre'nin olmadığı maçlarda kendini gösterir; ama Mustafa Denizli santrafor olarak Nihat'ı da düşünebilir, bu, Bobo'nun transferini kolaylaştırabilir. Nihat'ın santrafor oynadığı maçlarda Beşiktaş on kişi oynar. Nihat duran toplarda yararlı olabilir, içeriye etkili kesebiliyor; ama Tello’nun yapması gereken vuruşlara musallat olursa sadece aldığı parayla ve Holosko'yu kesecek olmasıyla değil bu özelliğiyle de takımı zayıflatmış olur. Büyük olasılıkla hücumcu bir oyuncu alınır. Tello, Fink, Ernst orta sahada oynar, Köybaşı sol bekte. Bu geçen seneden iyi; ama daha iyisi varken tatmin etmez. Yeni hücumcu alınmazsa da büyük sorun olmaz. Holosko milli takımında olduğu gibi sol açık oynar, Nihat sağ açık. Bu, Beşiktaş'ı iyi kontra takımı yapabilir; ama yeni hücumcu alınır da Nihat, Holosko'nun kulübede oturmasına neden olursa transferi takımı zayıflatmış olur.
futbolteknik@hotmail.com