- Kategori
- Siyaset
Muhalefete muhalefet
Önümüzdeki ay Türkiye'nin gelecekteki kaderini etkileyecek derecede önemli yerel seçimler yapılacaktır. Bu seçimlere katılacak partilerde önce aday adayları görücüye çıktı. Bazı aday adayları önceliği parti genel merkezlerine vererek oradan göze girerek onay alma gayretine girdiler diğer bir kısım adaylar ise öncelikle kendilerini bulundukları il veya ilçelerde tanıtarak parti genel merkezlerine sinyal verme yoluna gittiler. Sonuçta tüm partiler Belediye Başkan adaylarını merkez yoklaması dediğimiz partilerin yönetim kadroları belirledi. Bu seçimler yerel olduğu için kimin iyi aday belirlediği seçim sonucunda görülecek demek işin kolayına kaçmak olur. Çünkü bu yerel seçim bambaşka bir anlam ifade ediyor ki AKP'de bunun ayırdında ve öyle bir kampanya yapıyorki halka kömürden bulgura makarnadan halıya çamaşır makinesinden tost makinesine kadar ne isterseniz dağıtıyor. Yani AKP'nin torbasında yok yok ne ararsan var. Diğer partiler ise eğer ellerinde Belediye var ise onlarda bu kadar olmasada halka bir şeyler verme gayreti içerisinde ama tabi AKP'nin eline su dökemezler. AKP'nin diğer bir avantajı elindeki medya gücü. Gerek yazılı basın gerekse televizyonlar 24 saat AKP'nin propagandasını yaparak halkın beynini yıkamaya, olmayan şeyleri varmış gibi veya olan krizide yokmuş gibi gösterme hünerini sergilemekteler. Medya'da çok az yer alabilen muhalefet ise enerjisini AKP'ye karşı kullanacağına muhalefete muhalefet etmeye harcamaktadır. Bunun en güzel örneğini ise DSP ve MHP göstermektedir. Bu iki partinin derdi Ana Muhalefet Partisi CHP. Parti yöneticileri sabah kalkıp söze CHP ile başlıyor akşam yattıklarında sözü yine CHP ile bitirmektediler. Tabi bu dünyada eşi benzeri görülmemiş bir durumu ortaya koymaktadır. Halbuki CHP gerek seçim öncesi dönemlerde gerekse şuan olduğu gibi seçim döneminde tüm enerjisini AKP'nin yolsuzluklarına ve kendi yapacağı icraatlere vermektedir. Tabi birde CHP'nin içindeki müzmin Baykal düşmanları ve koltuk hırslarına yenilip yönetimden ayrılan veya bu seçimde aday gösterilmeyen partilileride DSP ve MHP'lilerle birlikte anmak gerekir. Kısaca CHP sadece iktidar partisi ile değil hem kendi içindeki koltuk sevdalılarına hemde DSP'ye ve MHP'ye cevap verme konumunda bırakılıyor malesef.
Ancak yukarıda sıraladığım tüm etkenler yinede CHP'nin önünü kesmeye yetmediği Başbakan R.T.Erdoğan'ın Meclis grup konuşması, basın toplantısı, açılışlar ve mitinglerde CHP'ye ve özellikle İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Büyük Şehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın ile Kocaeli Büyük Şehir Belediye Başkan adayı Sefa Sirmen'e yaptığı saldırılarda korkunun doruklarda olduğunu açıkca göstermektedir. En büyük korkuda Kılıçdaroğlu ile ilgili. Çünkü Kılıçdaroğlu hergün yaptığı seçim gezilerinde İstanbul ile ilgili projelerini anlattıktan sonra ortaya bomba niteliğinde bir dosya çıkarmakta ve bu dosyalar başta Başbakan olmak üzere tüm AKP'lilerin hop oturup hop kalkmalarına neden olmaktadır. En son ortaya çıkan dosya Başbakanın çocuklarının meşhur kuyumcu ATASAY'lar ile ilgili ortaklıkları. Bugüne kadar kimsenin bilmediği bu durumu Kılıçdaroğlu belgeleri ile ortaya dökünce Başbakan yine kürsülerden hamaset nutukları atmaya başladı ve Kılıçdaroğlu'nu iftira atmakla suçladı. Ama işin aslı çok farklı ve gerçekti.İlgili şirketin sahiplerinden Cihan Kamer bunun büyütülecek bir şey olmadığını Başbakan'ın çocuklarının buradan yılda en fazla 30 bin lira kazandıklarını belirtti ama 30 bin lira kazanan bir şirketin nasıl yıllık 850.000 (eski para ile 1.7 trilyon) Euro sadece kira verdiklerini izah edemedi. Bu kuyumcu aynı zamanda Başbakanın mal varlığında gözüken çocuklarının sünnet altınlarını bilmem kaç yüzbin euro'ya bozan kuyumcu olduğunu ve 2005 yılında ekmek dahil hertür gıdadan % 8 - 18 arası KDV alınırken pırlanta, zümrüt, elmas, yakut gibi değerli taşlardan % 0 yanlış okumadınız yüzde sıfır KDV aldığını yani alamadığını bilmeniz gerek. Kadir Topbaş'ın (şuanki İstanbul B.Ş.Belediye Başkanı) kendi çocuklarına nasıl imara aykırı yapı tadilat izni aldıklarınıda açıklama ama gerçek ve doğruyu açıklama yapma zorunluluğu vardır. Öyle bunlar iftira diye geçiştirilemez. Açıklanan tüm bu ortaklıklar, imar durumlarının tamamı belgeli. Şimdi Kılıçdaroğlu'nun yeni belgelerini bekliyoruz.
Bunları şunun için yazıyorum ey parti içi muhalefet gözünüzü birde AKP'ye çevirin, ey DSP, MHP sözünüz birazda AKP'ye ve onun olmayan icraatlerine, imar rezaletlerine, yolsuzluklarına olsun. Bırakın MUHALEFETE MUHALEFET etmeyi. Bay Şişli Belediye Başkanı zaten DSP'ye geçsede CHP'ye kinini kusmaya devam ediyor bari sizler biraz AKP'nin muhalefeti olun. Bırakın CHP'yi. Eğer CHP iyi aday çıkarmamış ise, eğer iyi bir seçim propaganda dönemi geçirmez ise zaten halk ona gereken cevabı verecektir. Ama sizide CHP'nin önüne koymayacaktır bu böyle biline.