- Kategori
- Gündelik Yaşam
Muhalif, uyanık, üretken olmak

Sevgili dostum Ünsal Söylemezoğlu bir Psikyatri Profesörü olmasının yanı sıra, iyi bir şairdir aynı zamanda. Son yazdığı “Ben den “adlı kitabının başlangıcında şöyle yazmış
“Değerlerini, kültürünü, ahlak ve moral kavramlarını insanlığın sorunu yapmayacak bir dünya istiyorum… Unutmayın ki Ne olursa olsun İnsan olmayı hiçbir şey kendi yolundan şaşırtamaz.”
Hediye ettiği şiir kitabında böyle bir giriş görmek, yeni konuların önünü açtı. Hele şu son günlerde dünyanın başında dolaşan felaket kuşları, kitabın başındaki sözün ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Irak’ta Şiiler, Sünniler birbirlerini boğazlıyorlar, karikatür krizi halen sıcaklığını koruyor. Afganistan bilinen karmaşa içerisinde. ABD kendi tanımladığı bir demokrasi ahlakını orta doğunun başına bela etti. Her gün kişisel seviyede, aynı sorunları yaşayan bir insanlık var dünyada. Bunların tümünde sevgili dostumun ilk cümlesinde yatan, değerleri, ahlak ve moral kavramları insanlığın sorunu haline getirenlerin yaptıklarını seyrediyoruz.
Bunun altında ne tür çıkarlar var, kimler insanlığı bu halde kalmasından sebepleniyor bunu düşünmeksizin, haberlerde “bugün Irak’ta yüz kişi daha öldü” cümlesini görüntülü olarak izliyoruz. Bu savaşların, bu kan dökmelerin sırasında ve sonrasında kimlerin zengin olacağına, kimlerin dünyayı bölüşeceğine, kimlerin bir Irak’tan üç ayrı devlet çıktığında sevineceğine dikkale bakın. O zaman değerler ve ahlak kavramları ile oynayarak, onlardan düşman yaratanları tanırsınız. Tuzağa düşenlerin cehaletine üzülürsünüz. Peki sahiden “insan olmayı hiçbir şey yolundan şaşırtamayacak mı”, oysa insan olma o kadar çok yolundan sapmış ki “daha ne kadar sapar” diye sormanız gerekiyor.
Bu yeni bir dönemin sancıları, nasıl ki feodalite yıkılıp, sanayi toplumu sanayi devrimi ile oluşurken büyük sıkıntılar yaşandıysa, bilgi toplumu bilgi devrimi ile oluşup globalleşme başlayınca aynısı olmasa da farklı şiddette sorunlar yaşıyoruz. Sorunlar ne zaman çözülecek? Bu sorunun yanıtı herkes tarafında farklı verilebilir, ama, globalleşme ile dünyanın paylaşımı bittiğinde çözülecek şeklinde bir tahminde bulunabiliriz. Fakat bilgi devrimi sayesinde, insan, birey tek başına büyük güç kazanır hale gelmiştir.
Organize suç örgütleri veya terör örgütlerinin yerini kısa sürede bireysel suç ve teröre bırakacaktır. Bireysel suç ve terör eski organizasyonlardan daha fazla imha gücüne sahip olacaktır. Gençliğinde “ Süpermen” adlı çizgi romanı okuyanlar hatırlarlar, orada bir Lex Luthor vardır bu adam tek başına dünyayı tehdit eder, çünkü çoğu kez büyük tahrip güçlü nükleer silahlara sahip olur, maceranın sonunda Süpermen dünyayı kurtarır. Bilim kurgu dünyası o denli büyük hızla gerçek dünyada yerini alıyor ki” Uzay yolu dizisinde kullanılan her şey- ışınlama hariç- günlük yaşamda kullanılıyor. Bireysel terörün dehşeti, organize terör dehşetinden daha fazla olacaktır.
Dünyanın sahipleri- ki bunlara güçlü devletler deniyor- konu üzerinde senaryolar yazıyorlar, bu senaryoların tatbikatlarını yapıyorlar.. Dünya borsalarında dolaşan paraların yüzde yetmişe yakın bir kısmının, sıcak para veya başka deyişle global sermayenin parası olduğu söyleniyor. Global sermaye bir anda bir ülkeyi ihya edebilir, bir anda çöktürebilir. Bizim gibi nazik dengeler üzerinde duran, üretmeye hep tüketen ülkeler bu tehlikeye, tehdide karşı en az savunması olanlardır. Bugün Türk sermayesinin cılızlığı, halkın yoksulluğu nedeniyle borsa yabancı yatırımcıların diledikleri gibi at koşturdukları bir alandır. Çok az şirketimiz borsadadır, koca ülkenin borsadaki şirket sayısı bir gazetenin iki sütunundan az yer tutmaktadır.
Bu da bizim sermaye yapımızın güçsüzlüğünü göstermektedir. Bakınız kaç adet tamamen yerli sermayeli bankamız kaldı. Tabii ki bugünün dünyasında para dolaşımında , emek dolaşımında yerini alan bir ülke olmak önemli, ama bizden dolaşan ne para , ne sermaye var dünyada, ama sürekli bize dolaşıldığını görüyoruz. Bu kırılganlık bizimle oynamayı kolaylaştırıyor. Uyanık ve hazırlıklı olmaz isek, üretmeye başlamaz isek, bir gün nereden çıktığı belli olmayan çatışmalar yaşayabiliriz, veya birilerinin isteklerini yapmaz isek. Karamsar bir makaleyi, bir şiirden hele son dizeleri ümit aşılayan bir şiirden yola çıkarak nasıl yazdığımı sorarsanız, var olan durumun çok iyi olduğunu anlatanlar çıkarsa derhal bu analizlerden vazgeçerim ve içim rahatlar. Üretmeyen, sermaye birikimi olmayan, eğitilmiş insanını horlayan toplum ve ekonomiler için karamsarlıktan başka yapacak bir şey yoktur.insan olma yolumuzdan şaşırtma mümkün olmayabilir, ama bunu kim görecek. İnsan olma yolunda olunan bir çağda dünyaya gelmemek mi suçumuz, yoksa insanlık yoluna bir taş koymaktan kaçınmak mı?