- Kategori
- Özel Günler
Muhasebeciler neyi kutluyor?

Bugün 1 Mart Muhasebeciler Günü. Türkiye’de 3568 sayılı yasanın 13 Haziran 1989 tarihinde kabul edilmesi ile; 1 Mart 1989 tarihine kadar muhasebecilik mesleğini bağımsız olarak icra edenler bu tarihte yasal bir konuma kavuşarak mesleği örgüt çatısı altında icra etmeye başladılar. Bu nedenle 1 Mart tarihi “Muhasebeciler Günü” olarak kutlanmaktadır.
Bu yasa ile meslek mensupları bağımlı ve bağımsız çalışanlar olmak üzere iki sınıfa ayrılmışlardır. Bağımlı çalışanlar, bir işletmede, ücret karşılığında mesleğini uygulayan meslek mensuplarıdır. Bağımsız çalışanlar ise, kendi büro veya şirketlerinde hizmet veren meslek mensuplarıdır.
Meslek, grup olarak da üçe ayrılmıştır: Serbest Muhasebeciler (SM), Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM), Yeminli Mali Müşavirler (YMM).
3568 Sayılı Yasa’nın birinci bölümünde mesleğin amacı şöyle tarif edilmiştir:
Genel Hükümler,
Amaç: Madde 1 – Bu Kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmî mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak ve yüksek meslekî standartları gerçekleştirmek üzere… dair esasları düzenlemektir.” (İlk bölümünden alıntıdır cümle devam etmektedir)
Burada üç önemli ana husus vardır:
1.Güvenilirlik , 2.Tarafsızlık , 3.Yüksek Meslekî Standartlar.
Bir diğer önemli husus ise Yeminli Mali Müşavir (YMM) lerin 3568 sayılı yasa gereği başlangıçta ettikleri yeminleridir.
Madde 11 –"Yeminli malî müşavirlik mesleğinin, bir kamu hizmeti olduğunu bilerek, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına, meslekî kurallara ve meslek ahlakına uyacağıma, mesleğimi tam bir bağımsızlık, tarafsızlık ve dürüstlükle yerine getireceğime, üzerime aldığım işleri dikkat ve özenle yapacağıma, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim."
Muhasebeci “Güvenilir” olmalıdır, muhasebeci “Tarafsız” olmalıdır, muhasebeci “Yüksek Meslekî Standartlar” a uymalı ve uygulamalıdır. Muhasebeci yeminine sadık kalmalıdır.
Soruyoruz; Bu ekonomik şartlar altında nereye kadar?!
Bir ücret karşılığında çalışan muhasebeci (SM, SMMM), işten çıkartılma korkusuyla nereye kadar güvenilir ve tarafsız olabilir? Çalışma yaşının 30-35'lere düşürüldüğü, işsizliğin yüzde 20’lere ulaştığı , yatırım ve üretimlerin durduğu ülkemizde bir meslek mensubu kim veya kimler için güvenilir olmalıdır; Devlet için mi yoksa çalıştığı firma için mi?!
İşyeri çalıştıran bir meslek mensubu (SM, SMMM, YMM), bağımsız çalışmasına rağmen hizmetinin karşılığını aynı şekilde bağımlı çalışan bir meslektaşı gibi hizmet verdiği mükellefinden alıyorsa, kim veya kimler için güvenilir olmalıdır; Devlet için mi yoksa hizmet verdiği mükellefleri için mi?!
Haksız rekabet sayıldığı için hizmetinin reklamını yapamayan, çevresinden ve sağından solundan defter dilenen, sırası geldiğinde odanın yayınladığı fiyat tarife listesinin altında hizmet vererek aradaki farkı cebinden karşılayan, fatura bulup (Buna meslek camiasında faturacılık denir) vergisini indirmediği için mükellefini bir başka meslektaşına kaptıran, büro çalıştırma gücü olmadığı için belgesini aylık olarak kiraya veren, bir işletme defteri için bile cehalete ve kabalığa dil döken, köşe başını tutmuş bir takım kurtlara ve her geçen gün piyasaya giren yabancı denetim firmalarına karşı ayakta durma mücadelesi veren, gecesi gündüzü ve en önemlisi de hiç tatili olmayan, her fırsatta haksızlığa uğrayan ve sayamayacağımız pek çok olumsuzluk ile mücadele eden meslek mensubundan kim veya kimler “Yüksek Meslekî Standart” bekler?!
Yukarıda saydığımız hususlara bir de yasadaki SM, SMMM ve YMM ayrımcılığından kaynaklanan uygulama nedeniyle oluşan acımasız rekabet sonucunda, birbirlerine neredeyse düşman olan meslek mensuplarından tam olarak güvenilirlik, tarafsızlık, yüksek meslekî standart ve yeminlerine sadakat beklemek biraz safdillik olur.
Burada sorulacak olan ;
Yukarıda saydığımız ve sayamadığımız şartlar altında edilen yeminler hangi ölçüde tutulmakta veya tutulabilmektedir?! İmza atılan beyannamelerin ne kadarı doğru, güvenilir ve gerçeği yansıtmaktadır? Bu ülkede kaçırılan verginin ve kayıt dışı ekonominin boyutunu bizzat uygulayıcı sıfatı taşıyan meslek mensubundan başka en iyi kim bilebilmektedir?
Muhasebe mesleği çok yol almıştır, pek çok olumlu adımlar atılmıştır ancak; meslek mensupları 3568 sayılı yasa ile tam manasıyla bir güvenceye ve kaliteye kavuşamamışlardır. Uluslar arası standartlar yakalanamamıştır.Belge ve denetim sistemi tam olarak oturtulamamıştır. Bunun bazı nedenlerini yukarıda saydık. Meslek, bir uzmanlık ve denetim mesleğidir ancak bu uzmanlık ve denetim becerisi, olması gerektiği gibi kullanılamamaktadır. Meslek mensubu için bağımsız, tarafsız ve güvenilir olmak her geçen gün biraz daha zorlaşmaktadır. Bir türlü sadeleştirilemeyerek içinden çıkılamaz hale gelen yasaların uygulanması konusunda zorluk çekilmektedir. Pek çok meslek mensubu sürekli olarak horlanmakta ve haksız muameleye maruz kalmaktadır.
Yetki almış meslek mensuplarının durumlarının ve konumlarının tekrar gözden geçirilmesi ve ekonomik olarak tam bir bağımsızlık statüsüne kavuşturulması gerekmektedir. Yetkileri artırılmalıdır.Bunun içinde TURMOB ve Maliye Bakanlığı birlikte hareket etmelidir.Bir meslek mensubunun çalıştığı veya hizmet verdiği işyerine ve devlete, her şeyden önemlisi Türkiye’ye karşı sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklarını bağımsız, tarafsız ve güvenilir olarak yerine getirebilmeleri için her hal ve şartta meslek yasasının tekrar gözden geçirilerek daha sağlam ve güvenilir bir zemine oturtulması şarttır.
Muhasebe mesleği bir takım kişi ve kuruluşların çıkarlarına âlet edilemeyecek kadar onurlu ve değerli bir meslektir. Elbette para da kazanılacaktır ancak para ve saygınlık birlikte elde edilmelidir. "Benim muhasebeci halleder", “Benim muhasebeciye söyleyin yapsın” zihniyetinin ne yazık ki sona ermediği ülkemizde muhasebeciler hak ettikleri onurlu ve saygın yerlerini bir an evvel almalıdırlar.
Her şeye rağmen 1 Mart Muhasebeciler Günümüz kutlu olsun!