- Kategori
- Dünya Kadınlar Günü
8 Mart dünya emekçi kadınlar günümüzü kutluyoruz!..

Yine 8 Mart; yine Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamaları… Her yıl aynı hamasi söylemler, aynı vaatler, aynı etkinlikler, aynı protestolar… Değişen bir şey yok!
Kadınlarımız hâlâ sadece cinsiyetinden dolayı, kadın olduğu için, dövülüyor, cinsel tacize ve tecavüze uğruyor, töre ve namus cinayetleri adına öldürülüyor, işkence görüyor, horlanıyor, arkadan yürüyor, okutulmuyor, bilim ve bilgiden yoksun bırakılıyor. Çoğunluğu, başlık parası, berdel, zorla evlendirme, küçük yaşta evlendirme, imam nikâhı ile evlendirme, birden fazla beraberliğe zorlanma, dayak, ekonomik olarak gelirinin elinden alınması gibi fiziksel, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalmaktadır.
Atatürk Devrimleri ile çağdaş, eğitimli, meslek sahibi, özgür ve kendine güvenen bir birey olma yolunda elde ettiği kazanımları ne yazık ki bu gün sürdürmekte zorlanan, mevcut yönetimlerin uyguladıkları, sosyal, dinî ve ekonomik baskılar nedeniyle ezilmekte olan bir kutsal varlık… kadın… kadınlarımız…
Bu gün Türk kadını başta girişimcilik, yöneticilik ve bilim olmak üzere pek çok alanda kendisini kanıtlamıştır. Ancak bu yeterli değildir. Büyük bir kitle üretime katılamamakta ve âtıl kalmaktadır. Aile içi sosyal yaşam ve baskılar neticesinde siyasette ve ülke yönetiminde de söz sahibi olamamaktadır. Nüfusun yüzde 52’si kadın olan ülkemizde çalışan kadın oranı erkeklerin çok altındadır. İşte birkaç örnek:
İris Eşitlik Gözlem Grubu'nun BM Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Michigan Üniversitesi ve Avrupa araştırma merkeziyle gerçekleştirdiği “Kamu Sektöründe Yönetici Kadınlar” araştırması:
Ankara'da kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların dağılımı :
Erkek: Yüzde 72 , Kadın: Yüzde 28 , Üst düzey kadın yönetici : Yüzde 11.8
Kamu kurumlarındaki toplam personel sayısı 141 bin 554. Bu sayının 39 bin 679'u kadın personel, 101 bin 875'i erkek.
Üst düzey kadın yönetici oranı yüzde 11.8 .
Müsteşar, müsteşar yardımcısı, genel müdür, genel müdür yardımcısı, başkan, başkan yardımcısı, daire başkanı, daire başkan yardımcısı kadrolarındaki 2 bin 566 üst düzey yöneticiden 2 bin 264’ü erkek, 302' si kadın..
Üst düzey yönetici konumunda olan erkeklerin oranı yüzde 98.2, kadınların oranı yüzde 11.8.
Şube müdürlüğü ve şeflik kadrolarından oluşan orta düzey yöneticiliklerde toplam 16 bin 652 personelden 4 bin 517' si kadın yönetici, orta düzey kadın yönetici oranı ise yüzde 27.1.
Aynı raporda Türkiye'de hiç kadın vali ve kadın müsteşar olmadığı belirtiliyor…
TİSK’in Kadın İstihdamı Zirvesi Sonuç Bildirisi’ne göre ise:
Ülkemizde kadınların işgücüne katılım ve istihdam oranları çağdaş ülkelere göre çok düşük. 1990 yılında her 3 kadından 1’i istihdam ediliyor iken, bu oran 2004 yılında 4 kadından 1’e düşmüş. Her 5 kadından 1’i okuma yazma bilmemektedir. Kadınların, mesleki ilerlemeyi sağlayan ileri seviyede öğretime katılımı düşüktür. Kadınlarda işsizlik sorunu daha büyüktür. Kentsel kadın işgücünde her 5 kadından 1’i, eğitimli, genç işgücünde her 3 kadından 1’i iş bulamamaktadır.
Bir diğer raporda Öz İplik-İş Sendikası Basın Bürosu ‘ndan; Türkiye’de ve dünyada kadına yönelik şiddetin çarpıcı ve ürkütücü boyutları rakamlarla ortaya konulmuş :
Bugün dünya üzerinde yaşayan kadınların %50'si eşlerinden şiddet görüyor.
Çin'de, yılda 1 milyon kız çocuğu doğar doğmaz öldürülüyor. Dünyada bu yolla kaybedilen kadın sayısı 40-50 milyonu buluyor.
Uluslararası Göç Örgütü, her yıl 2 milyon kadının sınır ötesi kadın ticaretinde kullanıldığını belirtiyor.
ABD'de, her 6 dakikada bir kadına tecavüz ediliyor.
İngiltere'de, her 7 kadından biri birlikte olduğu erkek tarafından tecavüze uğruyor.
Fransa'da, her ay 6 kadın aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybediyor.
Koca ve baba dayakları, namus ve töre cinayetleri, işkenceler magazinleştirilerek topluma sunuluyor. Şiddete uğrayan kadın; davranışları, sözleri ve giyim biçimi ile sorgulanıyor. Kurbanlar suçlu, suçlular "mağdur" ilan ediliyor. Şiddet, geleneksel önyargılarla meşrulaştırılıyor.
Türkiye'de ise kadına karşı şiddette durum içler acısı... Yapılan araştırmalar kadınların %97'sine hayatlarının belli dönemlerinde şiddet uygulandığını gösteriyor.
Yazdıklarımız ve burada yazılamayan pek çok gerçek; Yüce Allah’ın yaratıcılığından bir pay vererek “Analık” burcuna oturttuğu kadının 21. yüzyıldaki durumunun hiç de onur verici olmadığını göstermektedir. Ve tüm bu olumsuzluklara rağmen her yıl 8 Mart günü, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaktadır…
Kadınlara armağan edilmiş bir tek gün…
Yeter mi?..
Günümüz kutlu olsun!..
Tülay Hergünlü 08/03/2007