Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Muhteşem' im...

Muhteşem' im...
 

Bir kadın ki... Evlere şenlik.

Bir kadın ki... Yaşamı dolu dolu, hissederek ve hissettirerek yaşayan ve çevresindekilere de yaşatan.

Her şeyden önce "öyle bir insan" ki... "Bu kadar olunur ancak" dedirten.

Hmmm... Buraya kadar yazdıklarım, başıma dikilip okuduğu için tabii ki "muhteşem birini" anlatıyor. Şimdi gelelim "gerçekler"e.

Kaç gündür yalvarıyorum "N'ooolur seni yazayımmm" diye. Yok! "Kesinlikle olmaz" diyor. Bende de nedendir bilinmez "bir inat, bir inat". Adeta peşinde gölge olmuşum... İki cümlemden biri "N'ooollluuurr"la başlıyor. Rüşvet versem (!), kabul etmez bilirim.

Hınzır hınzır bakıyor yüzüme, "Şimdi sen beni ele-güne maskara edersin" diyor. "Etmem" demelerim, dil dökmelerim kâr etmiyor.

En sonunda "yazdıklarımı okumak" şartıyla kabul ediyor... Ve gerçekten de, ilk üç satırı yazana kadar okuyor dikkatle ve emin oluyor "ele-güne rezil etmeyeceğimden". Gerçi biraz takılıyor "evlere şenlik" lafına ama, bunun olumlu anlamda kullanıldığını söyleyip... Masum masum bakınca yüzüne, inanıyor. Ben o deyimi "mutluluk veren" anlamında kullandım. Çünkü ne zaman bize gelse "evimiz şenleniyor".

Aslında tam bir "Osmanlı Kadını" derler ya hani... Onlardan. Otoriter, ama otoriteyi tatlı-sert uygulayan. Kırmadan "ne istediğini ve prensiplerini" duru ve anlaşılır bir Türkçe ile anlatan, anlatabilen.O'nunla karşılaşan herkesin "sen" diyemeden, inanılmaz bir saygı içinde ve davranışlarını, sözlerini tartarak "siz" diye konuştuğu bir insan. Ama "siz" derken soğukluk yaratan mesafeden, yabancılamaktan çok... Saygının ön plana çıktığı.

Muhteşem yemekler yapan ve bununla asla övünmeyip... Bir de üstelik bildiği yemeklerin bile "acaba bir şeyler daha öğrenebilir miyim" diye tarifini alan. Bu arada 3 yaşındaki bir çocuk bile yemeyi reddederse yemeklerinden herhangi birini, onu ciddiye alıp "nedenini soran". Örneğin; "Acı" dediyse çocuk, "Evet, bir daha biberini az koymalı" diyerek, hatayı kendinde arayan.

Eve bir misafir geldiğinde, bazılarının yaptığı gibi "Ben büyüğüm, ayağıma gelsinler" demeden... Kapıda karşılayan, kapıya kadar uğurlayan.

Her zaman yaşına yakışacak şekilde şık ve bakımlı, asla kılıksız ve pejmürde dolaşmayan... Hatta manikür ve pedikürünü aksatmadan yaptırıp, oldu ki rahatsızlandı ve yaptıramadı... "Göz zevkiniz bozulmasın" diyerek el ve ayaklarını yorgan altına saklayan. (Ne zaman sokakta aşırı makyajlı ve rüküş bir yaşıtını görsem kulaklarını çınlatırım.)

Kitap okuyabilmek için nerede ise her odada bir gözlüğü bulunan gerçek bir "kitap tutkunu".

En ummadığınız konularda araştıran, okuyan ve soran. Bazılarının yaptığı gibi "gençleri ciddiye almama haksızlığını yapmayan"... Bildiklerini aktaran. Gerekirse "tatlı tatlı tartışan, dediğinde diretmeyen... hep bir açık kapı bırakan". Bilginin "paylaşmadan bir işe yaramayacağına inanan". Öğrenmeye, bilmeye "ömrünün yetmeyeceğinden" korkan.

İnanılmaz tertipli ve titiz olmasına rağmen, misafirin çocuğu ortalığı batırsa da "Olsun çocuktur, hepimiz çocuk olduk" hoşgörüsü içinde misafiri rahatlatan.

Evinde, hala inatla beyaz "kumaş peçeteler" ve keten masa örtüleri kullanan.

Sevgi dolu, ama hiçbir zaman laubalilikle samimiyeti birbirine karıştırmayan...

Asla dedikodu yapmayan... Önyargıda bulunmayan. İki kişiyi ilgilendiren bir olayda, tek tarafı dinlemenin yanlış olacağına inanan. Anne-baba-çocuk ve akraba ilişkilerine karışılmaması gerektiğini savunan.

Toplum içinde "politika-din ve para"nın konuşulmayacağını prensip edinmiş ve bunu yaşamında da uygulayan.

Söylemden çok eylemleri ile "yaşayan". (Çünkü biliriz ki, bazı insanların "kalıplaşmış, ezbere cümleleri vardır". "Ben hiiiççç" diye başilarlar, aslında alasını yaparlar. Bu yüzden de "söylem değil, eylem önemlidir aslında".)

O kadar çok şey var ki hakkında yazılacak... Onu tanımak, onu yaşamak lazım. Çok az kaldı günümüzde böyle insanlar.

Kim mi anlatmaya çalıştığım... Benim "Muhteşem" adını taktığım; Halam.

Birkaç gündür bizde... Geçesi günler yaşayan ailemize "bir soluk alma-alabilme" fırsatı veren davranışları, sakin tutumuyla yanında huzur bulduğumuz "insan".

Derler ki "Kız halaya çekermiş". Umarım ve dilerim doğrudur bu söylenen.

Çünkü benim için "örnek insan" modeli... "Bir tane"lerimden biridir "Muhteşem".

 
Toplam blog
: 139
: 1916
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

Bana biri kendini anlat dese, susar kalırım. Her konuda çılgın bir istekle konuşan ben, işte o anda ..