​ Muhteşem balık / Balıkçılık / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '06

 
Kategori
Balıkçılık
 

Muhteşem balık

Muhteşem balık
 

Umman'a gideli zannediyorum 5 yada 6 ay olmuştu (2001 yılının sonu). Yapacak fazla birşey olmadığı için balık tutmak yapacak en iyi eğlence olarak gözüküyordu. Ben de Dubai'ye alışverişe gittiğimde balık tutmak için bana lazım olabilecek tüm malzemeyi edinmeye karar verdim. Jumeyra Beach denilen bölgede büyük balıkçılık malzemesi satan mağazaların olduğunu öğrendim ve alışverişe başladım.

Almak istediğim malzemeyi satıcıya soyleyince satıcı bayan bütün malzemeyi cıkarmaya başlamıştı. Ben o mağazada yalnış hatırlamıyorsam 2 -3 saat geçirmiştim ki, arkadaşlarım gelerek beni de alıp Umman'a dönmemiz gerektiğini söylediler. Almış olduğum malzemeler arasında misine, kancalar, kalamar oltaları, ağırlık kurşunları vs. vardı.

Bir buçuk saatlik bir yolculuktan sonra Umman'daki kaldığımız yere varmıştık artık. Ertesi akşamı sabırsızlıkla bekliyordum. Kalamar akşamları sahile koyduğumuz ışıklara gelerek yem arıyorlardı. Onların geldiğini hiseden diğer küçüklü büyüklü balıklarda yanaşmaya başlıyorlardı ve biz kalamar tutmaya başlamıştık artık. Kalamar tutmanın en keyifli yanı ise kalamar yakalandıktan sonra sürekli korunma içgüdüsü ile mürekkep atmaya başlıyor ve denizin yüzeyi siyah bir renge bürünüyor.

Tabi biz kalamarı yem yapmak amacı ile yakalıyorduk; asıl yakalamak istediğimiz canavarı tutabilmek için. Canavar dedim evet Baraküda (Sphyraena sphyraena )denizlerimizde de yaşayan bu balık toplu halde gezer ve toplu olarak avlanırlar. Toplu olarak yaşadıkları için saldırgan olduklarını yaptığım birkaç araştırmada görmüştüm.

Zaman gelmişti artık ve oltalarımızı hazırlayıp yaptığımız rıhtımın üzerinden suya salmıştık. Tabii yem olarak kullandığımız kalamarlarıda kendimiz yakalamıştık. O akşam Baraküdanın bol olacağı belliydi çünkü kalamar çok azdı ama benim önceki günlerden yakalamış olduğum kalamarlar difrizimde duruyordu. Oltalar suda yavaş yavaş batarken balıklarda oltaların başına toplanmaya başlamıştı. Önceleri küçük boyuttaki yani 40-50 CM lik balıklar tutmaya başladık ve inanilmazda keyf alıyordum.

Zaman geçtikçe kalamarlar çoğalmaya başlamıştı ve bu demek oluyordu ki Baraküda yakalamak zorlaşacaktı. Tekrar kalamar oltalarını çıkartıp kalamar yakalayıp ilerleyen günlerde kullanmak için saklıyacaktık. Baraküdaları yakalamak zorlaştı demiştim ve baraküda beklemeye başladık; tabi saat de bayağı geç olmuştu.

Artık toparlanalım derken o büyük balığı suyun yüzeyinde sadece yakamozunu (planktonların patlamasıyla ayın ışığının birleşmesiyle açığa çıkan ışık hüzmesi) görmüştüm ve oltamı otarafa doğru salladım. Bu arada kamış ve makineden oluşan takım olarak algılanmasını istemem çünkü malzemem sadece el oltasından ibaretti misina kalınlığı 120 lik diye tabir edilen 12 milimetre kalınlığında bir misina taşıyabileceği yük ise takriben 50-60 kg kadardır. Evet balık benim atmış olduğum yemi görmüş ve o yöne doğru ilerlemeye başlamıştı yemi kaptığında yapmış olduğu darbeyi anlatmak mümkün değil. Oltyı elimden alıp gitmiştı bende biraz bilerek misinayi salmıştım ve benim balıkla olan mücadelem başlamıştı artık. Çok kolay olacağada benzemiyordu.

Başlamıştık artık bir o bir ben çekmeye parmaklarım zorlanmaya başlamıştı ve misina kesiyordu parmaklarımı. Galiba olmayacaktı bu iş; her an koparacak diye korkuyla çekerken herkes başıma toplanmaya başlamıştı. Ben sadece balıkla ve kesilmeye başlayan parmaklarımla uğraşırken her yerden bir ses geliyordu, 'misinayi biraz sal, yok yok çekmeye devam et' diye. Ben tabii bildiğimi yaparak balığı iskeleye kadar çekmiştim.

Şimdi ise en büyük korkum yukarıya çekerken koparsa diye!korktuğum başıma gelmedi allahtan ve balığı yukarıya almıştım. Ama parmaklarımdan gelen sızı ile kendime gelmiştim iki eliminde işaret parmaklarının ek yerlerinden kan akıyordu ve inanılmaz bir sızı vardı ama balığa bakınca bunun herşeye değeceğini düşnüyordum. Evet değdi de; zaten balığı tarttığımızda balığın 12 kg civarında geldiğini gördük ve boyuda 137cm idi galiba bu benim yakaladığım en büyük balık olarak hayatım boyunca unutamayacağım bir anı olarak kalacaktır.

Herkesin böyle bir olayı yaşamasını diliyorum. Balık tutmayı sevenlere rastgele diyorum.

 
Toplam blog
: 4
: 3398
Kayıt tarihi
: 18.12.06
 
 

29 yaşındayım, İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi mezunuyum. Profesyonel dalgıçlık ve basınç o..