- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Muhteşem yorum

İki gündür blogumun konusu ne olsun diye düşünürken, şöyle bir MB da gezinirken hem görsel hem de yazılı medyada artık öğğ dedirtcek bir konuyu bende ele alsam kusmayız herhalde ne çıkar canım diye düşündüm. Konu malum “MUHTEŞEM YÜZYIL” bildiğimiz üzere yayına girmeden fragmanlarıyla ortalığı kasıp kavurdu.
Aman dedim pek güzel ülkemizde onca sorun varken ört bas etmek için yeni bir suni gündemimiz oldu. Allah sonumuzu hayır getire! Samimi olmak gerekirse bahsi geçen muhteşem diziyi izlemedim daha doğrusu sabırsızlıkla beklerken izleyemedim. Sıkıntısı olan bir komşumu dinleyerek ona psikolojik bir terapi yaptım elden geldiğince. Neyse konumuza dönelim; şimdi diyeceksiniz ki, izlemeden nasıl yorum yapacaksın?
Ee sonuçta tartışmalarda dizi henüz yayına girmeden başlamamış mıydı değil mi ama? Yani bana da söz hakkı düşer yurdum insanı olarak. Bir de sesimi duyuracak böyle bir fırsat varken, alacağım yorumlarla tartışma fırsatım olacakken! Aman pek güzel bu suni gündem de benim de tuzum bulunmuş oldu.
Şimdi efendim bir kısım vatandaşımız dizide ecdadımıza hakaret edildiğini aşağılandığını düşünüp SHOW TV önüne siyah çelenk bile koymuşlar. Daha neler, memlekette onca yanlış giden şey varken diyeceğim ama benim memleketimin güzel insanları bir zamanlar da ağır ağabey dizilerinin kahramanları dizi de öldü diye gıyabında cenaze namazı da kılmamışlar mıydı? Sanırım normal karşılamam gerekiyor….
Tarih kültürümüz zayıf olması, hatta hiç olamaması bence insanları bu kadar telaşlandırdı. Herkes biliyordu ki ekranlarda Kanuni Sultan Süleyman dönemine ilişkin bir belgesel izlemeyeceğiz. Dizi dedik işte daha ne olsun, entrika, yalan, cinsel obje olarak kadın hepsi mevcut olmalıydı.
Bir çoğumuzun yalnızca eğitim hayatımız da ezberci sistemden sözde bildiğimiz tarihte de sultanlarımızın görevi yalnız fetihler yapıp toprak kazanmak olduğunu öğrenince, şimdi karşımızda olan dizideki gibi, gücü elinde bulunduran bir erkek olduklarını hatırlamamız garip gelmiş olmalı, ezberimiz bozulduğu için. Harem(!) Bu gerçek nasıl inkar edilir ki, olmasaydı Hürrem oradan nasıl çıkıp da sultanın gözdesi olabilecekti ve tarihe fetihleri kadar bu aşkıyla da Kanuni adını yazdırabilecekti. Canım sonuçta O da gücünü, ihtişamını kullanan yanı sıra zaafları da olan bir erkek, olaya bir de bu gözle baksalar…
Bizler neden bu dayatmacılıklara tabiyiz anlamıyorum Avrupa da da kraliyetler var ve adamlar oscarlık filmlerinde tabu olarak görmeden gayet güzel eleştirici sahnelerle dolu filmler yaparken bizim objektifliğe karşı bu hazımsızlığımız…Bilemiyorum yani!...
Muhteşem Yüzyıl ile ilgili çok şey söylendi bana kalırsa insanların tarih ile ilgili araştırmalar yapmasına, sorgulayıp tartışmasına vesile olduğu en azından KANUNİ kimin oğlu ve onun çocukları kimdi ve dönemine ile ilgili bilgilendirdiği ya da bilgilendirmek zorunda bıraktığı için bile emeği geçenlere teşekkür borçluyuz. Eleştirilecek konu ancak işin sanatsal boyutu olmalı diyorum ve bu da beni aşar, sanat eleştirmenlerinin görevi , ışık, kamera, kostümler, oyuncuların yetenekleri vs. gibi konuların tartışılması...
Laf aramızda onlar da bana pek bir gösterişli güzel geldi fakat gelecek bölümlerini ve yankılarını ben de sabırsızlıkla bekliyorum.
SEVGİYLE ve MUTLU KALIN…