- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Müptezel siyaset

Bu gün matem günü mü? Sevgi, şefkat, kardeşlik nidaları hangi ecele teslim oldu?
İpe mi serildiler bir bir yoksa paslı kurşunlara hedef mi? Ya da nazara mı geldiler?
Neyin hıncındayız? Kime olan nefreti yürüyoruz adım adım? Kime maşa oluyoruz? Kime çıkar sağlıyor, hangi rantçı çevrelere prim veriyoruz? Yürümek güzel de niye yürüyoruz? Sorgulayan var mı?
Son zamanlarda tüm dünyanın endişeyle seyre koyulduğu resimler çekiliyor; birincisi başkentde, ikincisi ise milyonların buluştuğu istanbulda. Akın akın yürüyor insanlar; kimi sinesinde taşıdığı şeriat korkusundan, kimi hazmedemediği türbandan, kimi iktidar hırsından, kimi istikrarlı bir gidişe çomak sokmak için. Kuşkusuz demokratik rejimlerin en doğal haklarından biri de fikrini ayan beyan sergilemektir. Bunun da yürüyüş ve gösteri yapma hakkı olduğu aşikardır. Ama neyi amaçladığımızı bilmeden ve neye mal olduğunu sorgulamadan bunu yapmaya hakkımız var mı?
iktidarın tekelleşmesi elbette ki demokratik bir zemini yok edecek bir silahtır. Ülkenin tüm karar mekanizmalarında aynı ideolojiyi savunan bireylerin olması hem çok sesliliği öldüreceğinden hem de bir çok kesimin iradesinin tecellisi olamayacağından tehlikelidir. Bu tekelleşme, eğer bir ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunun idaresini de kapsıyorsa elbetteki çok daha tehlikelidir. Bunun engellenmesi için ülke ateşe atılmadan demokratik bir çözüm arayışına gidilir. Meşru olan domokratik bir çözümdür.
Ancak çekilen fotoğrafta ne yazıkki çok sesliliği, demokrasiyi, kardeşliği savunan insanlar kadar egosunu tatmin için türbanı hedef alan sözde çağdaş insanlar, orduyu göreve çağıran kana susamış çatlak sesleri de görüyoruz . Egosunu tatmin için muhaliflik yapan çevreler, siyaseti iktidar hırsıyla karıştırıp ülkenin başına çorap örmeye hazırlanıyor. Ve bu ülke yitirilen barış güvercinlerinin bıraktığı ürkekliğe rağmen hür düşünmeye başlamışken, cunta sesleri de nerden çıktı? Gün geçtikçe yaklaştığımız, umut ettiğimiz barış ortamını kimler baltalamak istiyor?
Bu ülkede ne şeriata tahammül var ne de ırkçı bir zihniyete. İnsan olmak ortak nokta; dillerimiz aynı olmasa da birlikte yaşadığımız bunca asrın yorgunluğunu yürüyerek atıyorsak amenna ancak farklı amellerin peşinde koşanlar sanmasın ki tuttukları yol haktandır. Tarih tekrarlanan sahneleri her defasında büyük bir itinayla deftere işler. Aynı acıları kimsenin yaşatmaya hakkı yoktur bu halka. Demokratik olmayan hiç bir yol meşru kılınamaz ve kabul da göremez.
Ekonomik bir krizin eşiğinde bu ülke. Birileri gene yaptı yapacağını ve ülkenin krize sürüklenmesi için başlama düdüğünü çaldı. Neden? Çünkü iktidar hırsı tarihin en karanlık ve en kanlı biten oyunlarından olmasına rağmen yetişkinlerimizin eğitim müfredatına giremiyor. Kimse bu dersi işlemiyor şimdilerde. Oysa kara tahtanın önünde en çok ezberletilen tarih konularının içindedir. Acaba yanlış yaşta mı veriliyor bu dersler? Zamanla unutuluyor mu ? bir de evlere şenlik bir manzara var karşımızda; dünün bu oyunlarda sahne tozunu yutan figüranları bu günlerde başrolü kapmak için çabalıyor. Müptezel bir siyasete kurban ediliyor bu ülke.
Tabiki son söz gene halkın olacak. Asil ve aslolan millettir. Şimdilerde iktidar kavgasına tutuşanlar milletin iradesini emanet ettiği kişilerdir. Bu milletin vekilleri, sözcüleridirler. Senin, benim, onun vekilliğini yapanlardır. Aslolan bizleriz ve zamanı geldiğinde yenisiyle değiştirmeyi iyi bilmeliyiz vekilimizi. Sizin iradeniz meclise girsin istiyorsanız şimdiden başlayın sorgulamaya. İsminden ve soyadından başka hiçbirşeyini bilmediğiniz birine iradenizi teslim etmeyin. Sorun, sorgulayın, araştırın, bulun; vekiliniz kimdi; bundan sonra kim olmalı?
Bu ülkede dördüncü büyük güç ve kuşağımızı en çok yozlaştıran araç olan medya kuruluşlarını izlerken, okurken, dinlerken onları da sorgulayın. Bu ülkedeki karışıklıktan en çok çıkarı olanlar kuşkusuz bu karışıklığa uşaklık edenlerdir. Ve tarihin hainlikle dolu, ırkçılık ve uşaklıkla dolu sayfalarında gene onların adı vardır. Sol üst köşelerinde bu ülkeyi bölen sloganlar vardır. Ülkedeki en büyük ayrımcılık da gene onların eseridir. Huzurlu ve sevgi dolu bir Türkiye için sorgulayın!!!
http://www.yuksekovahaber.com/index.php?islem=yazar&id=572