- Kategori
- Güncel
Murat Karayılan, Abdullah Öcalan'ın kısa süre sonra serbest kalacağını açıkladı!

Nerede kalmıştık?
Araya Gezi eylemleri girince, açılıp, saçılmayı unutmuştuk. Gezi Park eylemleri biraz yavaşlayınca, tekrar açılıp, saçılmaya başladık.
Örneğin, 13 Yaşındaki çocuğu saatlerce döven ve bu konuda “Destan” yazan polisimiz, Cizre’deki PKK’nın oluşturduğu Asayiş timinin kontrollerini görmezden geliyor.
Öyle ya oralarda demokrasi yönetime hakim!
Tek amaç “Barış” bozulmasın!
Terör örgütü üyeleri ne yaparsa yapsın, her şey onlara serbest!
Çarşı grubunun Gezi Park eylemlerine verdiği desteği örgütsel suç kapsamına koyan ve ülkeyi bölmekle itham eden savcılar, Şırnak’ın Cizre ilçesindeki bu oluşumu görmüyor. Tıpkı Ethem Sarısülük’ün öldürülmesinde, nefs-i müdafaa kararı veren hâkim gibi!
Oysa olayı tüm Türkiye izledi ve polise her hangi bir saldırının olmadığını gördü.
Biz gelelim açılıma;
Açılım konusunda İmralı ziyaretleri sıklaştı. Ulakların biri gidip, öbürü geliyor. BDP seçilen ulaklara tepki gösterecek oluyor, görevliler Abdullah Öcalan’a söyleyip, BDP’nin kulağını çektiriyorlar!
Bu arada Kandil’de boş durmuyor. Bir yandan yenilenme ve yeni harekâtlara hazırlık yapılırken, dünya medyasını da kullanmaya devam ediyor.
Alman “Die Welt” gazetesine konuşan PKK'nın iki numaralı lideri Murat Karayılan, tarihi bir süreç olarak tanımladığı barış sürecinin üçüncü aşamasının tamamlanmasıyla birlikte Abdullah Öcalan’ın da serbest kalacağını iddia ediyor.
Alman Die Welt gazetesine konuşan Murat Karayılan, “Bütün süreç herkes için özgürlükle sonuçlanacak. Buna liderimiz Abdullah Öcalan da dâhil” diyor.
Gazetenin, “Öcalan'ın önümüzdeki dönemde serbest bırakılmasını mı istiyorsunuz?” sorusuna yanıt veren Karayılan, “Bu barış sürecinin nasıl ilerlediğine bağlı. Şimdi önemli olan onun daha aktif rol alabilmesi ve bizim hareketimizle daha rahat irtibata geçebilmesi için hapishane koşullarının iyileştirilmesidir. Eğer barış sürecinin üçüncü aşaması tamamlanırsa herkes gibi Abdullah Öcalan da özgür olacak” diyerek, önümüzdeki günlerde neler olacağının mesajını veriyor.
Gezi Parkı’yla başlayan gösterilerin barış sürecini etkilemeyeceğini belirten Karayılan, “İstanbul, Ankara ve diğer şehirlerde başlayan gösteriler, Türkiye'nin demokratikleşmesi yönündeki taleplerdir. Bunların barış sürecine olumsuz etkisi olacağına inanmıyorum. Demokratikleşme yönündeki bu taleplerin, Kürtlerin barış talepleriyle birleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki göstericiler arasında milliyetçiler ve ırkçılar var. Eğer onlara karşı bir inisiyatif oluşmazsa o zaman yanlış yöne gidebilir” diyerek, kendi ırkçılığının ve kafatası milliyetçiliğinin üstünü örtmeye çalışıyor.
Murat Karayılan, “Bağımsız bir Kürt devleti mi istediklerine” dair soruya ise şu yanıtı veriyor:
“Barış, demokrasi ve Kürtler için zafer, ama ulusal devlete hayır. Bu gündemimizde yok. Devlet, şiddetin kaynağıdır ve insanların sorunlarını çözmez. Bunu değiştirmek istiyoruz. ‘Demokratik konfederalizm’ istiyoruz. Her milletten ve dinden insanlar buna katılıp kardeş gibi birlikte yaşayabilir.”
Yani iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Türkiye’ye bağlı bir devletçik istiyor. Dış işlerindeki bağımlılığa gelince; onu da mali destek açısından istiyor olsa gerek. Bölgenin mali durumu ve ekonomik yapısı malum!