- Kategori
- Şiir
Musa' nın kasesi gibi gönlüm

Musa' nın kasesi gibi gönlüm,
Bir elem tutturur vebali benim der.
Şafak sökerken hırıldanır nefesler.
Benim her duam tek tek kararır.
Yakalı güneşin güleç yüzünde,
Istırap tellenir, aşk yakarır.
Cehennem birikir kapımın eşiğinde,
Düşlerim kanar ve yıldızlar solar.
Kasım papatyaları açar.
Yüreksiz, merhametsiz, zehirli...
Ve kasvet dolu yaprakları,
Sabahın saçlarına aklar düşürür.
Korkarım, ürperirim...
Sensiz anlarımdan değil be kuzum,
Düşlerimin sis çökmüş yollarına ağlarım.
Biçare akşamın yorgun saatlerinde,
Kangren olur tüm duygularım.
Havasında en ağır özlem kokusu.
Afakanlar gibi,
Öc dolu yılanlar gibi,
Ve Azrail gibi,
Tarifi Seyhanın sularında saklı,
Gizli duygularla,
Sarar her yanımı,
Boğulurum.
Kement vurur dilimin sahralarına,
Dağılırım.
Çok hatıran geçer,
Sarı mavi ufuklardan.
Ve tütünün küllerinden,
Ben gibisi olmaz.
Kanser yerleşir gözlerime,
Verem yapışır yüreğime,
Ama ben hep şafak beklerim.
İşte kuzum,
Arzın her karesi hala seni adaklar.
Haykırsam,
Çok şafak görür bu coğrafya.
Çok Kasım bekler göçmen kuşlar.
Sabah hiç uyanmak istemez.
Yağmur biriktirir buralar,
Sen kokan heryer,
Ve herşey,
Yarınlar ölümü tadar,
Son nefesi hayalinle,
İçimdeki yangın parlar,
Gözümdeki yaş çağlar.
Yüreğimin kapısında şafak ıslanır hergün.
Musanın kasesi gibi gönlüm,
Bir elem tutturur vebali benim der.
Sen ağlama.
Güneş söner, ay kararır.
Yakalı güneşin güleç yüzünde,
Istırap tellenir, aşk kararır.
Önder ÖZTÜRK
16 Kasım 2009
19 : 23