- Kategori
- Güncel
Mustafa Kemal Atatürk ve Misak-ı Milli...Ege Adaları

Kıyılarımıza yakın adlar; doğal, cğrafi ve jeopolitik olarak Türkiye'ye ait olması gereken adalardır...
Mustafa Kemal Atatürk :"ALLAH NASİP EDER, ÖMRÜN VEFA EDERSE...ADALARI GERİ ALACAĞIM"
Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ulusunun emellerini ve maksatlarını özetleyen ve Bağımsızlık Savaşı'mızın başından sonuna kadar değişmeyen "Misak-ı Milli" programının ilk müsveddelerini 1920 yılı Ocak ayında yazmıştır.
Ancak, bu programın ilk esaslarını ise, bu tarihten 13 yıl önce 1907'de tespit etmiştir. Bu tespitin Ege Adaları ile ilgili kısmı aynen şöyleydi(1):
"Anadolu kıyılarına yakın adalar, Yeni Türkiye Devleti'ne kalacak; diğerleri Yunanistan'a verilecek"
*
M. Kemal, Erzurum Kongresi'nde(1919), Misak-ı Milli'nin kesin hudutlarını çizmiş ve 1920'de de BMM'nin açıldığı günün hemen ertesinde(24 Nisan) bunu açıklamıştır...
Bu açıklamada, Misak-ı Milli'nin, daha çok ya da "öncelikle güney hududu" üzerinde durmuş ve Ege Adaları konu edilmemiştir...
Mustafa Kemal, (Lozan sonrasından günümüze kadar siyasi ve askeri hareketliliğin hiç bitmediği) bu hududun, sırf askeri düşünceler ile çizilmiş bir hudut olmadığını; Hudud-u Milli olarak tespit edildiğini vurgulamıştır(2).
Mustafa Kemal, bu vurgulamayı yaptıktan sonra, günümüze gönderme yapan şu saptamayı da yapmıştır(3):
"...Fakat bu hudut içinde, zannedilmesin ki, İslam unsurundan yalnız bir cins vardır. Bu hudut içinde Türk vardır, Çerkez vardır ve diğer İslam unsurları vardır. İşte bu hudut, bütün maksatları bir bütün olarak birleştirmiş kardeş milletlerin Hudud-u Milli'sidir".
*
Mustafa Kemal'in, Lozan'da, Ege adaları ve Misak-ı Milli'nin güney hududunun(özellikle de Musul'un), ulusal sınırlarımız dışında kalmasını hiçbir zaman hazmedememiştir.
Ben, Mustafa Kemal'in, bu durumu "kesin bir çözüm" anlamında değil de; "şimdilik bir erteleme" ya da "zamanı gelince halledilir" şeklinde kabul ettiğini düşünüyorum...Çünkü, Mustafa Kemal'in Lozan'dan sonraki "tavırları" ve "söylemleri" bunun böyle olduğunu göstermektedir.
*
Bunun içindir ki, aradan yedi yıl geçmesine rağmen 1933 yılında, Ankara'da görüştüğü Amerikalı General Mc. Arthur'a aynen şöyle demiştir(4):
"Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım".
Kimiler, diyor ki; Lozan'a giderken, Lozan Heyeti'ne verilen direktifte "Ege Adaları" yoktu...Atatürk'ün, bu düşüncesi ve içine dert olan bu isteği karşısında, alınacak yerler arasında "Ege Adaları"nın olup olmamasının fazla önemi var mı?
Mustafa Kemal'in bu isteği, bizim için, neden bir "Milli Hedef" olmasın ki?
cdenizkent
30 Eylül 2016
------------------------ :
(1) Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk, İstanbul: 1967, ss. 116-117
(2) Mustafa Kemal Atatürk, Söylev ve Demeçler, Cilt-I, 4.b. Ankara: İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayını, 1989, s.29
(3) Mustafa Kemal Atatürk, A.g.y. s.30
(4) Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması,4.b. İstanbul: 1990, ss.52-53'den İlker Alp, "Misak-ı Milli", Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, 1998, ss. 216-217
(5) Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgeleriyle Sakarya'dan İzmir'e(1921-1922),2.b. Ankara; 1989, s.395