- Kategori
- Siyaset
Kılıçtaroğlu, "Mazlumları savunmayacağız da kimi savunacağız?...

İnternetten....
Cevap : MAZLUMU SAVUNMAYACAĞIZ DA KİMİ SAVUNACAĞIZ?
-- 2013 yılında, Amerika'daki temaslarını sürdüren Kılıçdaroğlu, 3 Aralık günü, Gülen hareketi temsilcileri ile Washington'da yaptığı ve tartışa yaratan kahvaltı sonrasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loloğlu, "Bunun doğru bir tavır, kucaklayıcı, birleştirici bir tavır olduğunu kabul etmemiz gerekir. Yani, bir kısım vatandaşları, 'sen kötü düşünüyorsun' diye dışladığımızda bu olmaz"(1).
-- 3 yıl sonra...15 Temmuz "Fethullahçı darbe girişimi"nden 6-7 ay kadar önce, "yılın sonu değerlendirilmesinin" yapıldığı bir toplantıda bir gazeteci, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na şöyle bir soru soruyor: "Fethullah Gülen'le ilgili ne düşünüyorsunuz?"...
Kılıçdaroğlu'nun cevabı şöyle(2) : "Gülen hareketini en çok eleştiren biziz. Ama, eğer siz benim gibi düşünmüyor diye onu yok edeceğim derseniz, biz mazlumun yanında oluruz. Mazlumu savunmayacağız da kimi savunacağız? Kimse kusura bakmasın".
Bence kimse kusura bakmıyor; ama CHP'nin Fethullah Cemaati ile olan ilişkisini hala devam ettiğini anlıyor...Zaten, bunu bilmeyen de yok...CHP'liler dahil...(X)
CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman ve diğerleri, "CHP Gülen Cemaati ile ittifak yaptığı için" partiden ayrılmadı mı
*
PENSİLVANYA'DA, FETHULLAH GÜLEN'İN KAPISINDA 4 CHP MİLLETVEKİLİ...
Bu arada, Fethullah Gülen'in Pensilvanya'da kaldığı binanın kapısında, onunla görüşmek için sıra bekleyen 4 CHP'li milletvekilinin(Ümit Oran, Gürsel Tekin, Erdoğan Toprak ve Sabahat Akkiraz) fotoğraflandığı da söyleniyor(3).
AKP ve MHP, Cemaat'in kamburundan kurtulmaya çalışırken CHP, Cemaat'in kıskacından kurtaramıyor kendini...
* * *
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ARDINDAN Kılıçdaroğlu'nun TAKINDIĞI TAVIR...
Darbe girişiminin olduğu geceden itibaren bazı Fethullah yanlıları, "ya darbe başarılı olursa" diye beklemeye başladılar, "lehte ve aleyhte" söz ve davranışlar içine girmekten çekindiler...Bu arada CHP ve Genel Başkanı Kılıldaroğlu'nun da benzer bir tavır içine girdiği söylenebilir...
Darbe girişiminin başladığı gecenin sabahına doğru, darbe girişiminin TSK içinde yuvalanmış bazı asker kişiler tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıkınca bile...Hatta aradan bir hafta geçmesine rağmen ve de darbe girişimin arkasında Fethullah Gülen olduğu kesin olarak belli olmasına rağmen...
*
...KILIÇDAROĞLU, FETTHULLAH GÜLEN ADINI HİÇ AĞZINA ALMADI...
Kılıçdaroğlu, darbe girişiminden 9 gün sonra(24 Temmuz) Taksim'te yaptığı "Cumhuriyet ve Demokrasi" mitinginde bile aynı tavrını sürdürdü...Mitingte, bol bol, cumhuriyetten, demokrasiden ve darbelerden söz etmiş; ama bir kez olsun darbe girişimci olarak Fethullah Gülen'in adını söylememiştir...
Bu arada, o zamana kadar darbeye direnirken can veren ve yaralanan insanlarımızı bile hiç anmamış ve onlara bir "Allah razı olsun" dememiş; can verenlere "rahmet" ve yaralılara "şifa" dilememiştir...Yaptığı uzun konuşmasında onlar için de iki satır anma sözcüğü kullanamaz mıydı?
*
FETHULLAHÇI DARBECİLERLE, DARBEYE DİRENENLER AYNI KEFEYE KONABİLİR Mİ?
Taksim Mitingi'ne katılanların, en çok alkışladıkları sözlerinden biri de, Kılıçdaroğlu'nun, "ölme ve yaralanma pahasına" darbecilere direnen insanlarımızın da, adeta, darbecilerle "aynı kefeye konarak yargılanmasını isteyen" sözleriydi(!)
Darbeye direnenler, darbecilere karşı ne kadar sert davranmış olsalar bile...Kendisini vurmak için silahını doğrultan darbeciye, "Buyur aslanım!.. Vur beni!" demesi mi lazımdı acaba?
Bir Amerikan doları karşılığında ruhlarını, milletini ve vatanını satan Fethullaççıların, ülkeyi işgal eden düşmanda ne farkı vardır ki?...
Bu nedenle, taraf seçerken dikkatli olunmalıdır...Siyasi bir gelecek, siyasi bir ikbal yerine, öncelikli olarak "vatan ve millet" düşünülmelidir.
*
SONUÇ :
Kılıçdaroğlu'nun, Fethullah Gülen için "mazlum" demesi, 15 Temmuz darbe sonrası "kerhen" katıldığı "Yenikapı Ruhu'nu, "nane ruhuna" çevirmesi; görevden alınanları, göz altıları ve tutuklananları "darbe mağduru" olarak kabul etmesi; olağanüstü durumu karşılamak için çıkarılan yasalara karşı çıkarak, siyasetine yeni bir yön çizmesi; muhtemel bir erken seçim için, --bana göre geçici ve kısa vadeli-- kar hesapları peşinde olması, bana göre CHP'nin siyaset akanını iyice daraltmaktadır...
Böyle siyaset olmaz...
1 Eylül 2016 günü, "CHP'nin, 'darbe' girişiminden, 'dar siyaset alanını" genişletebilecek bir ders çıkarmasını beklemiştim...
Ama, şimdi görüyorum ki, CHP tam aksini yapıyor...Siyaset alanını giderek daraltıyor...Bu, "CHP'nin hayrına değildir" diye düşünüyorum...
27 Eylül 2016
cdenizkent
______________ :
(1) Hürriyet>Haberler>Dünya / 4 Ararlık 2013
(2) EN SON HABER, 25 Aralık 2015
(X) Bu konuda "Google" arama motoruna girerseniz yüzlerce sayfa bilgi edinebilirsiniz...Daha kolay bir yolu da var...Benim de bu konuda sayısı 10'un üstünde yazılmış bloğum var.
(3) Mahmut Övür, "Pensilvanya'da 4 CHP'li", Sabah Gazetesi, 8 Eylül 2016
Not : Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür, köşesinde peşpeşe yazdığı 4 yazsında bu konuyu yazdı...Kılıçdaroğlu, konu ile ilgili olarak yazar hakkında dava açacağını söylemiş...Yazar da, buna karşılık, "sabırsızlıkla beklyorum" demiş...Ben de takip edeceğim...
NOT : Blog yönetiminden ricam, bloğumda koyu ve italik harflerle vurguladığım yerlerin aynen çıkmasıdır...Teşekkürler.