- Kategori
- Siyaset
Mustafa Kemal’e mektuplar – Kaçıncı oldu sayamadım…

Kaynak: İnternet
Sevgili Mustafa Kemal,
Son zamanlarda mektuplarım sıklaştı, umarım rahatsızlık vermiyorumdur, biraz bencillik de ediyorum sanırım, zira, sizinle paylaştıktan sonra rahatlıyorum!
Son zamanlarda biz sahil şeridinde yaşayanlar, özellikle, istisnasız günde birkaç kez adınızı yad eder olduk, biliyorsunuz, söz etmiştim size, Türkiye ilginç günler yaşıyor diye…
Geçenlerde yerel seçim yapıldı, sonuçları henüz hala netleşmedi desem bazı yerlerde, inanır mısınız!
Gerçekten de öyle…
Oy pusulaları çıkıyor bir yerlerden, şaibelerin ardı arkası kesilecek gibi değildi de, Başbakan G20 zirvesine katıldı, Obama ile üç saniyelik baş başa fotoğrafları ekranları buladı da, gündem biraz dağıldı!
Toplu fotoğraf çekiminden hemen sonra sıcakkanlı Obama başbakanımıza doğru yaklaştı, bir şey konuştuklarını zannetmiyorum, “One minute” denmez çünkü orada, belki Obama “How are you?”diye sormuştur, başbakan da “Thanks” demiştir… Demiştir, kesin, “One minute” demeyi öğrendiğine göre, teşekkür etmeyi de biliyordur…
Bizde çok abartılıyor bu tarz şeyler, oysa sizin bir videonuzu izlemiştim birkaç yıl evvel, Amerikalı bir bürokratla konuşuyordunuz, şık giysiniz, kendinizden emin tavrınız, “Biz Türkiye Cumhuriyetiyiz” diyordunuz, bir eliniz şık pantolonunuzun cebinde… Öyle asil…
Dinleyenlerin gözleri size kilitlenmişti, ders verir gibiydiniz, başöğretmen gibi…
Hem de kibar…
Obama Türkiye’ye geliyor, bakalım nasıl karşılanacak?
Ayağınıza kolay çıkarılan ayakkabılar giyin denmiş, kadın gazetecilere de çantanızda başörtüsü bulundurun…
Suudi Arabistan’a, İran’a gidecek olanlara yapılan uyarılar gibi…
Hani, Paşam, yıllarca silmek için çok uğraşmıştık ya Türkiye Cumhuriyeti’nin fesli, feraceli insanlar topluluğu olmadığı konusunu, tam öğrenmeye başlamışlardı ki, kafaları yine karıştı!
Başbakanımızın, cumhurbaşkanımızın, bir çok milletvekillerimizin eşleri artık tesettürlü!...
Türkiye kadınları böyle temsil ediliyor şu anda…
Üzülüyor insan elbet bir yerde, Şah Rıza Pehlevi ve devlet yöneticileri, eşlerinin bir vakitlerdeki fotoğrafları geliyor insanın gözünün önüne, istemeden, sıkılıyor insanın canı, peçeler de yetmiyor bazı Müslüman ülkelerindeki kadınlara, bir gözleri kapatılsın diyor mesela bazı yetkililer, kadın gözü baştan çıkarırmış!
Son zamanlarda tercih hakları da insanların denetlenir oldu, siyasi anlamda!
Özellikle başbakanın başkanı olduğu parti eleştirilemiyor, başbakan ise hiç! Yok, şaka yapmıyorum, inanın ki öyle!
Sizden fazla söz etmek dahi neredeyse tutuklanmamıza sebebiyet verebilir…
Şaşırmayınız Paşam, terazinin ayarı az biraz kaçtı!
Gerekçe mi?
Şimdilerde en kolay yol Ergenekon!
Sizi mektuplarımla yeterince rahatsız ediyorum, fazla da sızlanarak ayrıca huzursuz etmeyi ise hiç istemiyorum, ancak şöyle bir akşam saati iki kadeh rakı eşliğinde sohbet edebilseydik keşke!
Ve, siz çakmak gözlerinizle bakarak, hafifçe de gülümseyerek, uyarılarıma bir kez daha kulak verirseniz halledersiniz deseniz! Halledersiniz, siz Türkiye Cumhuriyetisiniz!
Kaygılarım uçsa bir anda, ılık bir rüzgar dokunsa saçlarıma, “Aliş’imin kaşları kara” yı terennüm etsek, mesela, korkularım savrulsa uzaklara…
Hırka gibi gücüm yerleşse omuzlarıma, başım daha da bir dikleşse, omuzlarım daha bir genişlese!...
“Paşam, haydi şerefe!”
“Cumhuriyete!”
Gülgün Karaoğlu
Nisan,05/09