- Kategori
- Siyaset
Musul Sorunu (III) ''Şark Meselesi'ne Doğru...''

''Britanya Barışı''nın,Doğu'daki kalesi...
Bernard Lewis, '' Jews of Islam''adlı yapıtında, Jöntürk hareketi içinde en önemli rolleri, Emanuel Karasso ve Sonradan İslam'a geçen Cavit Bey'in oynadiğını söyler... Emanuel Karosso, Selanik bölgesinde ünlü bir avukat olup, aynı zamanda bir Osmanlı Mebusuydu. İttihat Terakki'nin Sadrazamı;Talat Paşa , bir dönem onun hukuk bürosunda çalışmıştı!.. Şimdi zamanı biraz geriye doğru işletelim:
Batı, yüzyıllardır, stratejik, ekonomik ve dinsel nedenlerle, Doğu'yu hep kontrol etmeye çalışmıştır. Tarihin sarkaçında, binlerce yıldır süregelen; büyük göçler ve askeri hareketlerle, bir gidiş-gelişler vardır. Nasıl ki Yahudiler'in Buhara'ya yerleşmeleri, İskender, Roma, Bizans ve Haçlılar'ın Ortadoğu ve Doğu'ya hareketleri olmuşsa, Persler, Hunlar, Cengiz Han, Timur İmparatorluğu, Emeviler, Abbasiler, Selçuklar ve Osmanlılar'ın da kontrol için Batı'ya hareketleri olmuştur...Haçlıların, Selahadin Eyyübi tarafından, Kudüs ve kutsal topraklar'dan çıkarılmasından sonra, Haçlı artıkları, Şövalyeler'in; Kıbrıs, Rodos ve Malta'yı ellerinde tutmaları, Akdeniz'i, Ortadoğu coğrafyasını, geleceğin Büyük Sömürgeleri'ne giden İpek Yolu'nu kontrol altında tutmak içindir...
Bu, XIX. ve XX.Yüzyılın tarihlerinde, büyük paylaşım savaşlarına neden olacak bir realitedir. Ve bu realitenin içinde, zamanın emperyal devletleri; İngiltere, Fransa, Avusturya, İtalya, Rusya, Prusya (Alman Birliğini sağladıktan sonra, Alman İmparatorluğu) ve Amerika vardır...
Balkanlar; Batı'nın, Anadolu, Ortadoğu, Kafkaslar, Uzak Asya, Akdeniz , Süveyş Kanalı ve Kuzey Afrika'ya bir Çıkış Kapısı'dır!...Bu bölgenin ve halklarının kontrolü, yukarıdaki Avrupa devletleri için, her zaman ekonomik ve stratejik bir öneme sahip olmuştur.Özellikle, Rusya ve Avusturya; Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek için, İngiltere, Fransa'da ayrıca; Rusların , Boğazlara ve Akdeniz'e yayılmalarını engellemeye çalışmak için ; gerektiğinde, sözümona, Osmanlılar'la birlikte hareket etmişlerdir...Rusya'da, Balkanlar'da Pan Slavizm'i yaymayı, bu yolla bölgede egemen güç olup, Boğazlara ve Akdeniz'e inip, bölge pastasından dilim almayı hedeflemiştir. Ayrıca, Çin-Hindi, Çin ve Hindistan'daki, Fransız ve İngilizlerin, kolonyal faaliyetlerini dengelemek için ;eski baharat-ipek yolu üzerindeki, Türkistan ve Uygur Halkları'na baskınlar düzenlemiş, Anadolu'nun doğusundan, Hazar ve Mezopotamya petrollerinde söz sahibi olabilmek içinde;Kafkas Halklarına ve Ermeniler'e zarar vermiş, bu güne dek, uzun yıllar bu halkların acı çekmelerine neden olmuştur!...İngiltere, Halife'nin ve bu son Türk İmparatorluğunun gücünü, ; gerek Balkanlar'da, gerek Kafkaslar'da ve gerekse Uzak Asya 'daki politikalarında, sonuna kadar kullanmıştır.. Ne zamanki, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı'nda Osmanlı; , İngiltere ve Fransa tarafından (Mısır'ın özeli söz konusu olunca...) destek görmeyip, Karadeniz, Boğazlar, Osmanlı Ortodoksları ve Kutsal yerler konusunda, Ruslara taviz verip, bu isyandan sıyrılmaya çalışınca; İngiltere, Hindistan Yolu'nda, Osmanlının stratejik tampon güç olamayacağını düşünmeye başlamış ve Rusya'nın kazandığı pozisyondan rahatsız olan, İngiltere ve Fransa'nın baskısı sonunda, Mehmet Ali ve oğluna, Mısır ve Girit Valiliği'ne ek olarak, Suriye ve Cidde Valiliği ve Adana bölgesinin vergi gelirleri verilmiş, sorun geçici olarak halledilmiştir...
Bundan sonra, İngiltere ve Rusya; Ortadoğu'da, Osmanlı imparatorluğunun paylaşılması için, ''Şark Meselesi'' denen, ''Büyük Oyunu''oynamaya başlarlar...Şark Meselesi, Kapitülasyonlardan ve Osmanlı borçlarından başlayıp, Kudüs ve Kutsal Yerlerin durumuna, Yahudi ve Hristiyan yerleşimlerinin söz konusu olduğu, Filistin ve Lübnan'a, Ermeni Sorunu ve Kürt Konusuyla çerçevelenmiş Hazar Denizi ve Mezopotamya Petrollerine ve son olarak da, Zion'a (Yahudilere Yurt Bulma Sorunu) doğru basamaklanır... Halife yerine, Mekke Şerifleri kullanılacağından, Şii, Alevi ve Sunni Mezhep Çatışmaları, beklemede tutulur!...
Osmanlı devleti'nin borçlanma süreci, XıX. Yüzyıl'ın başlarında ortaya çıkar. 1828 Osmanlı-Rus savaşı sonunda, ödenmesi gereken tazminat, Osmanlı maliyesini zor durumda bırakır.İngiliz sermayesi ki o zaman''Rothschild Baronları''nın tekelindeydi...İngiliz hükümeti marifetiyle, Osmanlı'ya borç teklif edip ve bu borcun alınmasında her yöntemi kullanması için, diplomat David Urquhart'a yetki vermişti!...Zamanın maliyeden sorumlu Nazırı Akif Paşa'nın teklife verdiği cevap, o gün içinde, bugün içinde anlamlıdır.''Ben böylesi tarihi ve milli bir felaket içinde vermek istediğiniz bu borcu alamam.Bu parayı borç olarak almak için milletime müracaat edeceğim ve onlardan fedakarlık isteyeceğim.Ben Osmanlı Milleti'nin, dişiyle, tırnağıyla kazandığı paraları, size faiz olarak ödeyemem.
Benin dinim benden sonra gelecek kuşakları borçlandırmayı men etmiştir, '' demiş ve borcu reddetmişti!...
(devam edecek)
Fotograf:İngiltere İstanbul Sefareti (1880)
Tarabya/İstanbul
Sultan II.Abdülhamit Koleksiyonu (Amerika)
Batı, yüzyıllardır, stratejik, ekonomik ve dinsel nedenlerle, Doğu'yu hep kontrol etmeye çalışmıştır. Tarihin sarkaçında, binlerce yıldır süregelen; büyük göçler ve askeri hareketlerle, bir gidiş-gelişler vardır. Nasıl ki Yahudiler'in Buhara'ya yerleşmeleri, İskender, Roma, Bizans ve Haçlılar'ın Ortadoğu ve Doğu'ya hareketleri olmuşsa, Persler, Hunlar, Cengiz Han, Timur İmparatorluğu, Emeviler, Abbasiler, Selçuklar ve Osmanlılar'ın da kontrol için Batı'ya hareketleri olmuştur...Haçlıların, Selahadin Eyyübi tarafından, Kudüs ve kutsal topraklar'dan çıkarılmasından sonra, Haçlı artıkları, Şövalyeler'in; Kıbrıs, Rodos ve Malta'yı ellerinde tutmaları, Akdeniz'i, Ortadoğu coğrafyasını, geleceğin Büyük Sömürgeleri'ne giden İpek Yolu'nu kontrol altında tutmak içindir...
Bu, XIX. ve XX.Yüzyılın tarihlerinde, büyük paylaşım savaşlarına neden olacak bir realitedir. Ve bu realitenin içinde, zamanın emperyal devletleri; İngiltere, Fransa, Avusturya, İtalya, Rusya, Prusya (Alman Birliğini sağladıktan sonra, Alman İmparatorluğu) ve Amerika vardır...
Balkanlar; Batı'nın, Anadolu, Ortadoğu, Kafkaslar, Uzak Asya, Akdeniz , Süveyş Kanalı ve Kuzey Afrika'ya bir Çıkış Kapısı'dır!...Bu bölgenin ve halklarının kontrolü, yukarıdaki Avrupa devletleri için, her zaman ekonomik ve stratejik bir öneme sahip olmuştur.Özellikle, Rusya ve Avusturya; Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek için, İngiltere, Fransa'da ayrıca; Rusların , Boğazlara ve Akdeniz'e yayılmalarını engellemeye çalışmak için ; gerektiğinde, sözümona, Osmanlılar'la birlikte hareket etmişlerdir...Rusya'da, Balkanlar'da Pan Slavizm'i yaymayı, bu yolla bölgede egemen güç olup, Boğazlara ve Akdeniz'e inip, bölge pastasından dilim almayı hedeflemiştir. Ayrıca, Çin-Hindi, Çin ve Hindistan'daki, Fransız ve İngilizlerin, kolonyal faaliyetlerini dengelemek için ;eski baharat-ipek yolu üzerindeki, Türkistan ve Uygur Halkları'na baskınlar düzenlemiş, Anadolu'nun doğusundan, Hazar ve Mezopotamya petrollerinde söz sahibi olabilmek içinde;Kafkas Halklarına ve Ermeniler'e zarar vermiş, bu güne dek, uzun yıllar bu halkların acı çekmelerine neden olmuştur!...İngiltere, Halife'nin ve bu son Türk İmparatorluğunun gücünü, ; gerek Balkanlar'da, gerek Kafkaslar'da ve gerekse Uzak Asya 'daki politikalarında, sonuna kadar kullanmıştır.. Ne zamanki, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı'nda Osmanlı; , İngiltere ve Fransa tarafından (Mısır'ın özeli söz konusu olunca...) destek görmeyip, Karadeniz, Boğazlar, Osmanlı Ortodoksları ve Kutsal yerler konusunda, Ruslara taviz verip, bu isyandan sıyrılmaya çalışınca; İngiltere, Hindistan Yolu'nda, Osmanlının stratejik tampon güç olamayacağını düşünmeye başlamış ve Rusya'nın kazandığı pozisyondan rahatsız olan, İngiltere ve Fransa'nın baskısı sonunda, Mehmet Ali ve oğluna, Mısır ve Girit Valiliği'ne ek olarak, Suriye ve Cidde Valiliği ve Adana bölgesinin vergi gelirleri verilmiş, sorun geçici olarak halledilmiştir...
Bundan sonra, İngiltere ve Rusya; Ortadoğu'da, Osmanlı imparatorluğunun paylaşılması için, ''Şark Meselesi'' denen, ''Büyük Oyunu''oynamaya başlarlar...Şark Meselesi, Kapitülasyonlardan ve Osmanlı borçlarından başlayıp, Kudüs ve Kutsal Yerlerin durumuna, Yahudi ve Hristiyan yerleşimlerinin söz konusu olduğu, Filistin ve Lübnan'a, Ermeni Sorunu ve Kürt Konusuyla çerçevelenmiş Hazar Denizi ve Mezopotamya Petrollerine ve son olarak da, Zion'a (Yahudilere Yurt Bulma Sorunu) doğru basamaklanır... Halife yerine, Mekke Şerifleri kullanılacağından, Şii, Alevi ve Sunni Mezhep Çatışmaları, beklemede tutulur!...
Osmanlı devleti'nin borçlanma süreci, XıX. Yüzyıl'ın başlarında ortaya çıkar. 1828 Osmanlı-Rus savaşı sonunda, ödenmesi gereken tazminat, Osmanlı maliyesini zor durumda bırakır.İngiliz sermayesi ki o zaman''Rothschild Baronları''nın tekelindeydi...İngiliz hükümeti marifetiyle, Osmanlı'ya borç teklif edip ve bu borcun alınmasında her yöntemi kullanması için, diplomat David Urquhart'a yetki vermişti!...Zamanın maliyeden sorumlu Nazırı Akif Paşa'nın teklife verdiği cevap, o gün içinde, bugün içinde anlamlıdır.''Ben böylesi tarihi ve milli bir felaket içinde vermek istediğiniz bu borcu alamam.Bu parayı borç olarak almak için milletime müracaat edeceğim ve onlardan fedakarlık isteyeceğim.Ben Osmanlı Milleti'nin, dişiyle, tırnağıyla kazandığı paraları, size faiz olarak ödeyemem.
Benin dinim benden sonra gelecek kuşakları borçlandırmayı men etmiştir, '' demiş ve borcu reddetmişti!...
(devam edecek)
Fotograf:İngiltere İstanbul Sefareti (1880)
Tarabya/İstanbul
Sultan II.Abdülhamit Koleksiyonu (Amerika)