- Kategori
- Şiir
Mutlak yalnızlık

Dünyanın tüm denizleri gözlerinde toplanmış sanki...
Evsiz martılar uçuşuyor kirpiklerinde
Yorgun bir karabatak gibi gözbebeklerin
Tüm yalnızlıklar sende ağlıyor bu gece
Ve niye sana çıkıyor İzmir'in tüm sokakları?
Niye sana doğru esiyor tüm ılık meltemler
Buğulanmış kalbimin ortasında ince bir sızı gibi şimdi adın
Sana yelken açıyor tüm isyan bayrakları
Ve lanet şarkılar yine seni söylüyor
Tütünüm yok,
Hasretini çekiyorum içime duman duman
Yağmur içiyorum kana kana
Eriyorum göz göre göre...
Ah şu mutlak yalnızlık...
Hangi ayın kaçıncı günündeyiz şu an bilemiyorum.
Ne kadar oldu ellerin ellerimi terkedeli unuttum.
Gözlerini görmeyeli kaç cemre düştü toprağa?
Kaç hasat mevsimi geldi geçti?
Kaç çocuk okula başladı?
Kaç yağmur yağdı kapıma?
Kaç kurşun sıktı kardeş kardeşe dağlarda? Bilemiyorum...
Sen yokken daha bir adaletsiz hayat...
Tadı yok hiçbir şeyin
Ne kır kahvaltısı, ne uzun seyahatler, ne çilekli dondurma
Hiçbir şey eskisi gibi değil..
Saatleri geri almak kadar kolay olsa keşke zamanı geri almak
Hiçbir dost gözden,gönülden uzak olmasa...
Bir adım ötede olsa keske çocukluğum...
Hiç ağlatmasam onu, kırmasam, büyütmesem...
Onurunu kaybetmese keşke hiçbir insan...
Hırsızlar sadece kalpleri çalsa,
Katiller nefsimizi öldürse bir tek..
Kimse kimsenin kulu olmasa
Ve bir tek secdede eğilse insan..
Çok şey mi istiyorum?
Huzur yalnız anne karnında mı?
Mutluluğu kim kaybetmiş ki biz bulalım diyor bir seyyar satıcı...
Herkes kaderine sövüyor günün en karanlık saatlerinde...
İğde kokmuyor artık büyüdüğüm sokak,
Çoktan apartman olmuş erik topladığımız Yadigar teyze'nin evi...
Saatlerce top oynadığımız arazinin üstünde kocaman bir beton kütlesi
Mandalina kokmuyor artık çocukluğum...
Hiçbirşey eskisi gibi değil...
Tadı kalmadı sensiz yaşamanın...
Bir nefesim kaldı beni yaşatan,
Geriye kalan ne varsa Sen olup yitip gitti...
Erkan Bilen