- Kategori
- Güncel
Mutluluk nedir? Nasil mutlu olunur?

Gecen gece, bir TV kanalinda Protecting the King(Elvis Presley'i korumak) adli yari melodramik bir filmi izlerken, yillarca oncesine goturdu beni gorduklerim.
Elvis Presley, benim cocukluk idolum, bir efsane, gercek bir Amerikan tarzi yasam basarisinin sembolu idi. !977 yilinda evinin banyosunda, yuzu koyun yatarken bulundugunda, boyle bir ilahin nasil olupta yalniz, birbasina, korunmasiz olup gittigine sasirip kaldigimi hatirliyorum. Onun hakkinda, ingilizce cikan dergiler, kitaplar, yetmedi, almanca yayinlar da dahil butun dergileri almaya, okumaya calistigimi, bu dergileri bir duzene sokmak isteyen annemi, nasil azarladigimi hos bir ani olarak hafizamda sakli tutuyorum.
Okuduklarimdan, (bilhassa, ex-esi Pricilla, kuzeni David Stanley, ex-korumalari Frank kardesler ve Joe Esposito' bve ozel doktoru Nikopulousun anilari!) bana, Elvisin babasi Vernon Presley'a hesap sorma yetkisini bile tanimis ve kendisine yazdigim mektupta; Elvisin, neden bu kadar zengin ve taninmis bir ilahi idol iken, ayni zamanda bir o kadar mutsuz ve yalniz olmasina ve olup gitmesine izin verdigini sorgulamistim.
BIRKAC HAFTA SONRA PRESLEY ANTETLI BIR ZARF ALDIGIMDA O, cocuksu ve saf sevincli halim, annemin sasirmasina ve zarfin student exchange programindan geldigini sanmasina neden olmustu! Zarfin icinde, Vernon Presley imzali iki sayfalik bir mektup, bir Presley ailesi antetli taziyet karti, ve birde Vernon Presleyin ozel basin danismani ve ikinci esi Dee'dan gelen bir yazi eklenmisti..
Orada, Elvisin yalniz ve mutsuz olmedigi, artik tanrinin yaninda ve hizmetinde olduguna ve kalb krizinden oldugu geceki olaylarin yasanmisligi aktarilmisti. (bu zarf ve icindekiler hala benimle beraber birer Presley anisi olarak yasiyorlar!)
Ama, bana Vernon Presley'in Elvisin mutlulugu uzerine yazdiklari ile hayati hakkinda okudugum yazili medya ve gorsel medyada anlatilanlar tam bir celiski icindeydiler.
Ne yazik ki, cogumuz surekli olarak mutlulugumuzu erteleyip duruyoruz belirsiz bir gelecege kadar....Belki bilincaltindan, belkide yasadigimiz ulkeden dolayi, hep 'birgun mutlu olacagim" diye avutuyoruz endimizi..
Onumuzde hep bir engel vardir, asip gitmemiz gereken, su okulu, bu universiteyi bir kazansam, bir bitirseme donusur durur, ilk isimizin hep iyi bir sirkette ve onemli bir mevkiye yukselebilecek pozisyonlarda olmasina dikkat ederiz, terfi ve daha bol kazancli bir hayat dusleriz, ardindan iyi bir kiz/erkek , aile cevresi genis, sosyal iliskileri dengeli ve kuvvetli bir cevreden olsun isteriz evlenmeyi dusundugumuz adayi, sonra! cocuk ozlemi baslar aile icinde, kimimiz sanslidir bu konuda ve sira, o cocuklarin buyumesine, iyi bir okula baslamasina kadar uzar gider. Ama, mutlu olma kosullarimiz hic bitmez. yeni bir araba, ev, ofis, arasira cikilan tatiller, ve bunun gibi daha bir suru sey......
Oysa, unuttugumuz bir yasam var akip giden, aslinda mutlu olmak icin bu zamandan daha iyi bir zaman yoktur, varsa, ne zamandir? Omrunuz hep engelleri koymak ve asmakla gececektir.En iyisi, bunu oldugu gibi kabullenmek ve buna ragmen mutlu olmaya karar vermektir.
Alfred D'Souza mutluluk konusuna su sekilde yaklasmistir; " Uzun bir zaman boyunca bana hayatim, yani, gercek anlamda hayatim hep yakinda baslayacakmis gibi gorunurdu. Ama, onumde hep odenmesi gereken faturalar, cozmem gereken sorunlar, yarim kalmis bir is, memnun etmem gereken bir cevre cikiveriyordu... Hayat butun bunlar tamamlandiktan sonra baslayacakti.Neden sonra gercegi kavradim ki, bu onume cikan engeller yasamimin kendisi idi!!!!"
Dolayisiyla, aslinda Elvis Presley'in bile mutlu olamadigi, kendisini yalniz hissettigi bir dunyada, mutluluga giden bir yolun olmadigi, mutlulugun o yolun kendisi oldugu gercegini kabullenirsek eger, bu yolda karsilasabilecegimiz engellerin sayisinin, bizi o oranda mutlu ya da mutsuz kilacagini soyleyebiliriz sanirim.
Saglicakla ve mutlulukla kalin,
LKing