​ Nasıl bakarsan öyle ... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Nasıl bakarsan öyle ...

Nasıl bakarsan öyle ...
 

Tuhaf batıl inançlar vardır ve bunlar hayatımızın her yanına çılgınca dağılmıştır. Bu batıl inançlardan öyle çok söz edilir ve onlar öylesine hayatla iç içe geçmişlerdir ki bir zaman sonra onları kendinin bir parçası sanmaya başlarsın.

Biri ölümden söz ettiğinde hemen etrafına bakınıp bir tahta parçası bulur ve "şeytan kulağına kurşun" diyerek 3 kez vurursun. Terlikler ters dönmüşse işi gücü bırakıp onları düzeltmeye koşarsın. Maazallah işin ters gider yoksa. Evinin her yerinde nazar boncuğu asılı olduğu yetmezmiş gibi arkadaşının yeni doğan bebeğinin o minicik omzuna küçük mavi bir bocuk iliştirmeyi görev sayarsın. Bazıları ise, kimbilir nerden bulmuşlardır, bir at nalını hemen giriş kapılarının üzerine çakarlar. Bu ne için? Zaman daha hızlı koşsun, bizlere değmeden geçip gitsin diye mi?

Bir de o zavallı rakamlar var tabii. Mesela 6 rakamı. Tek başına oldukça zararsız kabul edilen bu rakamın 3 tanesini asla yan yana getirmemelisin. 666 dedin mi dur orda. Şeytana ilişkindir çünkü. Ve zavallı 13. İçlerinde en acınası olan suçsuz günahsız bir rakamdır 13. İnsanlar onu gördükleri yerde irkilirler. Telefon numaralarının sonu 13 ise o numarayı değiştirirler. Kimse otobüste, uçakta, trende 13 numaralı koltuğa oturmak istemez. Hayata kafa tutanlar hariç.Benim kimseye kafa tuttuğum falan yok ama 13 bana her zaman şans getirdi. (Al sana bir batıl inanç daha;uğursuz sayılan bir rakamın uğur getirdiğine inanmak!) Üniversite sınavında 13 numaralı sırada oturuyordum. Hem de iki sınavda da aynı rakam denk geldi ve ben umduğumun çok üzerinde bir başarı sağladım. Oysa sınav kağıdımı gören arkadaşlarım bu sınavı kazanamayacağım konusunda hemfikirlerdi. 13 ile ilgili pek çok hikayem var ama bunlar önemli değil. Sırf rakamları sevdiğim için dikkatimi yönelttiğim hikayeler bunlar zaten.

Zaman geçti. Ben büyüdükçe ve kendimi akıllanmış, hayatı öğrenmiş sandıkça mantığımın izinden gitmeye başladım. Ya da mantığımın izinden gidiyorum sandım diyelim. Oysa çepeçevre kuşatılmıştım bu inançlarla. Ağ gibi sarmıştı ve ben farkında olmadan o ağa dolanıyor da dolanıyordum. 3 kez tahtaya vuruyor, terlikleri düzeltiyordum. Diyordum ki; "Hem kime ne zararı var canım. Ya doğruysa?" Şimdi hala kendimi bunları yaparken buluyorum zaman zaman. Ben yapmasam bile kötü bir şeyden söz ettiğimde "Aman tahtaya vur" diyor biri, vuruyorum. Hem de 3 kez. Terlikler ise asla ters durmuyor. Ne olur ne olmaz değil mi?

Resim: www.bodrummozaik.comimagesbuyuk24.jpg

 
Toplam blog
: 408
: 1090
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..