- Kategori
- Blog
Nasıl olsa geçiyor; Blog'ların pazarı, sen sen ol, sür eşeği Niğde'ye

Yağmurcu geldi yağmurcu
BLOG’cu geldi blog’cu
Ahmak ıslatanı
Dolu yağdıranı,
Sicim gibi ıslatanı,
Göklerden boşaltanı
Romantik takılanı
Eşantiyon yağmurlarım var.
Blog’cu geldi blog’cu
Blog’larım var allı morlu
Üstelik de, lay lay lom’lu
İncilerim var, naylonlu
Çakmak, benzin fitil yay var
Bloglarda boy boy çakmalar
Çakar çakmak, çakaralmazlar var
Kenarına bak kızını al misali
Blog’larımız var, bol desenli
Allı morlu, fıstıki, deli pembeli,
Deli deli kulakları küpeli
Kimisi jorjet, kimisi de simli
Derya kuzusu bunlar
Kızlar oturmuş fındık ayıklar
Ah neremi neremi
Yesin onu ninesi
Blog’lardan gelir sesi
Kadifedendir kesesi
Gelip geçti blog’larda, cinlisi perilisi
Melekleriyle yüreğinden öpülesi
Sakıncalı sakıncasız piyadesi
OHAL ile hizaya getirdiler bizleri,
Blog içi, ekmek arası OHAL ile
Nasıl da düştük biz, bu hallere
Enine nanay, dikine nanay
Şinanay yavrum şinanay
Gidem gidem diyem
OHAL’le nerelere gidem
Çaresizim, gurbanin olem
Ört ki, ölem diyem
Blog’cu geldi blog’cu
Allı morlu, zeytuni blog’larım var
OHAL vurgunu kalemşorlar
Blog yarası, üzüm karası,
İmamın karısı, kaçtı gece yarısı
Baktın ki kar havası
İçeri gir kör olası.
"Pirmete," az mı seslenmedi bizlere
“Ağır ol, molla desinler” diye
İmam bayıldı, molla ayıldı derkene
“Çek ustam, pilav üstüne
“Az molla” bozuntusu hele.
Blog’larda. To be or not te be
Bir ihtimal, o da tüymek mi dersin?
Bloglardan dertli olanlara,
Önce derim, yorgana bak yogana
Ya ayağını kısalt, ya yorganını
Akşamları yak klimanı
Dürüye’ nin güğümleri kalaylı mı?
Etekleri kısa mı?
Şair Namdan Nami ne demiş?
"Sözü yerinde söyle, demiri tavında döv
Öveceğin adamı, iyi tart da öyle söv
Yüzüne tükürmezsen, onu iltifat sanır
Eşeğe gem vurmayın, kendisini at sanır"
Heyt ustam, sen şu işe bak
Hadi olmadı, sen buradan yak
Nasılsa geçiyor, blog’cunun pazarı
Sen sen ol, sür eşeği Niğde’ye