- Kategori
- Söyleşi
Nasıl olur?

o an ki ruh halim...
Bu çarşamba kayıt yaptırmak için bankaya gitmiştim. Yeni bir eğitim sezonuna başlamak, birinci sınıfın devamı olan ikinci sınıfa geçmek için. Bakın neler geldi başıma...
Çarşamba günü parayı yatırmış ve perşembe gününden itibaren kaydımı yapacaktım. Perşembe gündüz üniversitenin web sayfası yoğun olduğundan kaydımı yapamadım. Akşam olduğunda bir arkadaşım bana telefon açarak kayıt hakkında bir kaç şey sorunca sayfanın açıldığını anladım. Ben de kayıt yaptırmak için bilgisayarın başına geçtim. Bölümümüzün anasayfasına baktım. Bu sene bölümü kazanıp gelen öğrenciler için bir kaç düzenlemeyi haber veriyordu. Haberlerin üçüncüsünde 2009-2010 eğitim döneminde ilk defa kaydolan öğrenciler için, yani bu sene birinci sınıf okuyacak öğrenciler için bir uyarı vardı. Uyarıda artık ön koşullu ders uygulaması getirildiğini anlatıyordu. Bir de bunula ilgili bir tablo koymuşlardı. Tabloya baktığımda kendimi şanslı hissederek sevinmiştim. Bu arada ön koşullu ders uygulamasından bahsedeyim. Örneğin; bu sene bahar döneminde A dersinden kaldın, seneye bu dersle ilgili dersleri alamıyorsun. Bu sene B dersinden kaldın, seneye ilgilileri alamıyorsun ve böyle bir zincirleme dersten kalma olayı oluyor. Neyse, lafı uzatmayalım. Kayıt için sayfaya girdim, tüm zorunlu derslerimi kaydettim, bir sayfa açıldı ve şöyle yazıyordu: "Falanca dersten bir CD (yüzlük sistemde 53-59 arasına denk geliyor) notu almadan falanca dersleri alamazsınız". Şok oldum, korktuğum başıma gelmişti. Çünkü, geçen sene o dersten kalmıştım. Bu senenin zorunlu üç dersini alamıyordum. Ama bizi ilgilendirmemesi lazımdı. Çünkü, ben birinci sınıfa giderken böyle bir kural, yönetmelik yoktu. Sonra kendi kendime "belki kayıt sayfasını yanlış hazırlamışlardır" dedim ve stresli bir uykuya daldım. Stresli diyorum, çünkü arkadaşlarımın o derslere girerken dışarda kaldığımı, seneye bir yığın dersi nasıl vereceğimi ve bu derslere bağlı ön koşullu dersleri nasıl vereceğimi düşünüyordum.
Cuma günü sabahı hemen bilgisayarın başına geçtim ve tekrar kayıt yaptırdım. Yine aynı sonuç... Daha fazla duramadım ve atladım arabaya okulun yolunu tuttum. Bölüme geldiğimde bölüm başkanı yoktu. Gelmesini bekledim. Geldiğinde olayı anlattım. Bilgisayarına baktı, kayıt işleminin doğru olduğuna ve bizi de etkilediğini söyledi. O bunları derken stresten yaşadığım karın ve göğüs ağrılarım daha da arttı. O rahat rahat konuşurken koltuğunda; beni hortumlar, fırtınalar savuruyordu sanki... Ve devamında dedi ki: "Bölge idare mahkemesine başvur, kazanırsın" . Bir anda fırtınalar durarak yerini rüzgarsız yağmura bıraktı sanki ve ben de dedim ki: "Mahkeme ben okulu bitirene kadar biter mi? " Hafif bir tebessümle bana bu mahkemelerin çabuk sonuçlandığını söyledi. Ben elim kolum bağlı bir şekilde içimden şunları dedim: "Koskoca üniversitede demokrasi var, adalet var, hak ve özgürlük diye bağıran en ileri eğitimli insanlar var ama bu 'nasıl olur?' ".