- Kategori
- Siyaset
NATO Türkiye’ye rağmen İsrail’e kapılarını açıyor.

“Amerikan haber ajansı AP’nin haberine göre, NATO sözcüsü Carmen Romero, İsrail’den kendilerine bu yönde bir teklif geldiğini ve teklifi “NATO prosedür ve operasyon gerekliliklerine göre değerlendirdiklerini” açıkladı. İsrail daha önce NATO’nun bazı hava ve deniz tatbikatlarına katılmış fakat hiç askeri bir operasyonuna katılmamıştı.”
Dış politikayı biraz takip edenler bu ifadenin “olur” anlamına geldiğini pekâlâ bilirler. Öyle görülüyor ki, 60 yıldır üye olduğumuz NATO artık bize saygı duymuyor. Son döneme kadar kurallarına sadık kalan NATO nun artık Türkiye’yi pek dikkate almadığı ortadadır.
Bu durum Libya saldırısında ortaya çıkmıştı. Hatırlanacaktır, saldırı öncesi başbakanımız verdiği demeçte “NATO’nun Libya’da ne işi var, asla izin vermeyiz” demiş ama iki gün sonra, “NATO Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tescil için Libya’ya girmelidir” demişti. Bu da yetmemiş daha meclisimizden karar çıkmadan deniz kuvvetlerimizi Haçlı saldırısına (Fransa’nın tabiri) ortak etmişti.
Ülke içerisinde yaratılan korku imparatorluğu, susturulmuş, yandaşlaştırılmış basın sayesinde neredeyse gündem bile oluşturmadan bu garip olay kapanmıştı. Görüyoruz ki sadece bizim sınırlarımız içinde kapanmış. Ordumuzun başına çuval geçirme saygısızlığını gösterenlere hiçbir yaptırım uygulamazsanız, diğer ülkelerinde size saygı göstermeyeceği, sizi adam yerine koymayacağı kesindir.
Size başka bir haber. “Bir F-15 uçağından İsrail yönüne atılan füze, hem İsrail’deki hem de NATO’nun füze kalkanı projesi kapsamında Malatya Kürecik’te kurulan radardan an be an izlendi. İsrail basınına göre tatbikat için İsrail’le veri paylaşımına çekince koyan Türkiye’den izin alındı
NATO’nun İran ve Kuzey Kore’nin uzun menzilli füzelerine karşı geliştirilen ve 2018 yılında devreye girmesi planlanan füze kalkanı projesi ilk ciddi testini önceki gün yaptı. ABD ve Türkiye arasındaki uzun müzakereler sonucunda, Türkiye’nin “İsrail ile veri paylaşılmaması” şartı ile Malatya’nın Kürecik bölgesine konuşlandırılmasını kabul ettiği füze kalkanının gelişmiş AN/TPY-2 X-Band radarı bu yılın başında faaliyete geçirilmesinin ardından ilk kez ABD ile İsrail’in ortak tatbikatında denendi.”
Hani İsrail ile veri paylaşılmayacaktı? Demek ki bütün bunlar iç politika için üretilmiş masallardı. Ülkemiz yarın efendilerin evlerinde rahat yatmaları adına bir savaş alanı haline gelecektir. İşin özü artık kimsenin bize saygı falan duyduğu yoktur.
O zaman şu soruyu sormak lazımdır. “Bizim NATO’da ne işimiz var” Çıkalım gitsin. Evet kolay bir çözüm değil mi? Mesela bağımsız bir dış politika izleyelim. ABD ile olan ikili anlaşmaları “o dokuz maddelik olanı da” yeniden masaya yatıralım. Olmaz mı? Hayal görüyorum değil mi? Haklısınız.
Ben yine de ekonomik ve politik tam bağımsız politikaların uygulandığı bir Türkiye hayalini görmeye devam edeceğim.
İzmir 2012