​ Nazım Hikmet’in Annesi Ressam Celile Hikmet ! / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '14

 
Kategori
Deneme
 

Nazım Hikmet’in Annesi Ressam Celile Hikmet !

Nazım Hikmet’in Annesi Ressam Celile Hikmet !
 

Nazım Hikmet- Celile Hikmet


Elleri öpülesi kadınlar vardır ve ben elleri öpülesi kadınları elimden geldiğince sizlere yazmak, anlatmak bir çeşit hatırlatmak isterim. Mümkün olduğunca onlardan sizleri haberdar etmeye çalışıyorum.

Yine büyük bir kalbi kocaman bir yüreği, güzel bir kadını, muhteşem bir anneyi, fevkalade bir ressamı yazacağım.

Sanatçı Celile Hikmet’i...

Celile Hikmet, ünlü bir ressam iken Nazım Hikmet’in annesi olarak imza atmış bir o kadar mütavazi bir kadındır.

O çok farklı biri.

Çok güzel bir kadınmış. Melezler güzel olur denilir. Celile Hikmet tam anlamı ile bir melez. Annesi Alman kökenli Osmanlı paşalarından Mehmet Ali Paşa’nın kızı Leyla Hanım.

Babası; Dilci ve eğitimci Hasan Enver Paşa…

1880 yılında, Selanik’te doğmuş sanatçı…

Aile kızlarına evde özel eğitim aldırtmış. Çok iyi yetiştirilmiş. Küçük yaşlarda fransızca, piyano ve resim dersleri almış. Paris’te, Roma’da ve Berlin’de eğitim görmüş.

Resim yapmaya olan merakı ve isteği küçük yaşlarda farkedilmiş. Babası Sultan Abdülhamit’in yavare iken saray ressamı Fausto Zonaro’dan resim dersleri almış.

Fausto Zonaroçok önemli bir ressam. Ben onun Göksu Sefası adlı tablosunu çok beğenirim. Oryantalist bir ressam olara bilinen sanatçının manzara tablolorı kadar potre, deniz, savaş ve tarih tabloları da ünlüdür. Böyle bir üstattan ders almak herkese nasip olmaz elbette…

Celile Hikmet; bir çok sergiler açmış, bir çok karma sergilere katılmış ve o dönemdeki önemli ve aktif kadın ressamlardan biri olmuş…

Bizler onu birkaç şekilde daha iyi tanırız.

Döneminin en ünlü kadın sanatçılarından biriydi ama onun ismini;

Nazım Hikmet’in annesi ressam Celile Hikmet olarak tanırız.

Yahya Kemal Beyatlı ile yaşadığı büyük aştan da biliriz. Ayrıca;

Oktay Rıfat’ın teyzesi olduğunu da biliriz.

Oğlu Nazım Hikmet için verdiği mücadalede adından çok söz ettirmiş acı içinde olan bir kadındır. Galata köprüsünde yaptığı eylemde oğlunun hapisten kurtulması için imza toplamaya çalışmıştır. Her anne gibi feryad etmiş, Atatürk’e yazdığı mektubunda, oğlunun hapis cezasının kaldırılması isteğinde bulunmuş…

Daha sonra 1950’de oğlunun açlık grevine destek olmak için o da açlık grevi yapmış. Nazım Hikmet o tarihlerde on iki yıldır hapisteymiş.

Dedim ya yüreği kocaman kadınlardan biri o!

Evliliklerinde mutluluğu yakalayamayan bir kadın!

İyi bir ressam düşünün o yıllarda ve çok güzel bir kadın. İstanbul sosyetesininde göz bebeği. Önemli bir ailenin kızı… İlk evliliğini Vali Nazım Paşa'nın oğlu Hikmet beyle yapmış. Nazım Hikmet bu evlilikten dünyaya gelmiş. Zamanla anlaşamamaya başlamışlar ve boşanmışlar.

Yahya Kemal Beyatlı’yla büyük aşk yaşamışlar. Onların aşklarının bir çeşit imzaları Bayatlı’nın yazdığı dizelerde saklı…

Şairin ayrıldıkları vakit yazdığı Sessiz Gemi şiiri ölümle bağdaştırılmış oysa şair dünyalar güzeli Celile Hikmet’in Sirkeci Garı'nda Paris’e gitmek üzere veda ettiği sırada yazmış.

Birbirlerini çok sevmişler ama kavuşamamışlar.

Bayatlı ona deliler gibi âşık olmuş. Evlenememişler.

Celile Hikmet daha sonra İbrahim Bey adında bir kaymakamla kısa süren bir evlilik yapmış. Mutluluğu bulamamış kimbilir belki de ünlü şairi hiçbir zaman unutamamış!

Nazım Hikmet’in Yahya Kemal’in cebine koyduğu mektupta; ‘Öğretmenim olarak geldiğiniz bu evden babam olarak çıkamayacaksınız’ sözleri çok ünlüdür.

Bayatlı bir çeşit Nazım’ın söylediklerini tatbik etmiş bir daha o eve gitmemiş. Bu dünyalar güzeli kadını da unutmamış. Bir çok şiirini ona yazmış.

Bir aile düşünün her ferdinin renkli bir karakteri, değişik bir hayatı olsun. Nerede ise tümü ismini akıllara yazdırmış…

Celile Hikmet’in dedesinin hayatını bile yazmak bir romana konu olacak haldedir. Düşünebiliyor musunuz? Polonya’daki iç savaştan kaçan 13 yaşında bir çocuk. İstanbul boğazını geçerken atlıyor, yüzerek karaya çıkıyor. Yaptıkları ile Ali Paşa'nın dikkatini çekiyor onun evlatlığı oluyor ve onun kızı ile evleniyor. Müslüman oluyor ve bir Türk olarak paşalığa kadar yükseliyor.

Ailedeki herkesin hayatı renkli demiştim gerçekten öyle.

B gün bir Nazım Hikmet’i anlatmak, yazmak onu ve yaptıklarını dile getirmek sadece bir kitaba sığar mı?

1956 yılında hayatını kaybeten sanatçının son yıllarda gözleri de görmez olmuş.

Hepsi birbirinden değerli sanat adamlarının arasında muhteşem eli öpülesi bir kadın!

Celile Hikmet…

Allah rahmet eylesin.

 

 

Nazan Şara Şatana

 

 
Toplam blog
: 1731
: 4678
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....