​ Ne de olsa Kiev'in sonu Antalya'dır / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '08

 
Kategori
Futbol
 

Ne de olsa Kiev'in sonu Antalya'dır

Ne de olsa Kiev'in sonu Antalya'dır
 

Soğuk bir Kiev gecesiydi. Sahadaki çimlerden tutun da, paltosunu giymeyi unutan ay bile donmuştu adeta. 2-1 yitirilip şampiyonlar ligi almanağının kalın cildine bir çizik atarak Dinamo(suz) Kiev ile “olmak ya da olmamak” maçına çıkan kanaryalarımız, buz patenindeki acemilikleri nedeniyle “İstanbul Uefa Cup” ansiklopedisini okumaları için rakibe hediye etmek durumunda kaldılar maalesef. Kiev bu ansiklopediyi satır satır, hece hece okuyarak, karlı dağları aşıp Saracoğlu’na ulaşabilir mi bilinmez tabi.

Bilinen o ki; geçen yıl “Avrupa’nın yeni prensi” iken, bu yıl “Avrupa’nın yeni balonu” şeklinde saygısızca lanse edildiğimizdir diğerleri tarafından. Evet, geçen yıl Avrupa’da baharı ciğerlerimize nüfus etmişken, bu yıl Avrupa zemherisinde zatürreeye yakalanmak gerçekten çok üzücü. Ama gerekli serum takviyesinden sonra bu zatürreeden kurtulamama gibi bir endişemiz söz konusu olamaz.

“Âşık Daimi” olarak bilinen, Ozan İsmail Aydın demiş ya hani “Ne de olsa kışın sonu bahardır” diye. Gerçekten de öyle. Arsenal’in sonu Galatasaray, Portonun ki ise Beşiktaş olmuştu bilindiği gibi. Bu yıl Avrupa’daki her kışın sonunu baharlara erdirmeyi başardık aldığımız pozitif skorlarla süper ligimizde. Bunun son örneğini Pazar akşamı mabedimizde konuk ettiğimiz, 7 maçtır bileği bükülmeyen Antalyaspor’un 2-0’lık skorla belini bükerek yaşadık. Bir başka değişle Kiev’in sonu Antalyaspor oldu.

Kiev maçındaki futbola nispet yapan bir futbol vardı sahada. “Serden geçilir, çift ön liberodan geçilmez” diyen kendini kandırır. Bu maçta serden değil, çift ön liberodan geçildi, iyi ki de geçildi. Alex, ıssız adam okçunun yanına biraz daha itildi ve futbol resitali başladı. Ankaragücü ve Kiev önündeki gol pozisyonu fakirliği ülke enflasyonuna dayanamadı, dolar kuruna yenik düştü ve tavan yaptı. Peş peşe yakalanan gol fırsatlarının ilkini, Alex’in kornerini Lugano’nun (Tota) asiste çevirmesiyle okçu değerlendirdi. İkincisi de yine bir korner organizasyonuyla ve ilk golün asistanı, Kadıköy’ün yeni golcüsü Lugano’dan (Tota) geldi.

Kendi saçlarıyla yıllardır kan davalı olan Volkan Arslan’ın, Josico’ya peşi sıra yaptığı iki sert hareket önce sararmasına, daha sonra da kızarıp oyun haricinde kalmasına neden olurken, bir pozisyon sonrası okçunun yerde kalması penaltıya layık görülmeyerek es geçildi baş hakem Bülent Yıldırım tarafından, üstelik pozisyonun yakın şahidi yan hakeminin uyarılarına rağmen. Ne diyelim, Tanrı her yan hakeme Ahmet Çakar gibi bir orta hakem nasip etsin.

Altın saçlı Lugano (Tota) ve Edu haftalardır sarı alarm vermekteydiler. En sonunda lambada titreyen sarı alev misali sarardılar ve ilk devrenin son durağı olan Konya deplasmanımızda cezalı duruma düştüler. Hal böyle olunca paranoyaklık pirim yaptı yine bazılarında ve “Yaklaşan Noel tatili nedeniyle ülkelerine erken gitsinler diye bilerek sarı kart gördüler” iftiraları ayyuka çıktı. Buna gerekçe olarak ta, arşivler didik didik edilmesi sonucunda geçen yıl ki benzer kart görüşler ortaya atıldı.

Herkes istediği şeye inanmakta özgürdür. Her neye inanırsak inanalım değiştiremeyeceğimiz bir şey var ki; Konya’nın kuru soğuğuna Lugano-Edu yerine, stetme stoperlerimiz Yasin-Önder ile çıkacak olmamızdır.

 
Toplam blog
: 130
: 740
Kayıt tarihi
: 05.12.07
 
 

İlk önce şunu belirteyim; yürüme engelliyim fakat hayata pamuk ipliği ile değil, LACİVERT YÜREĞİM..