- Kategori
- Şiir
NE DİYELİM; AŞK OLSUN!
1.
Alt alta koydum, seçtim içinden
Karar verdim; “hepsi” dedim içimden
Azı çoğu yok, hepsi gönlümden
Vuruldum düştüm, ruhum ayrıldı bedenimden
2.
Sabahın ilk ışıkları gibi,
Sakin ve dingin bir deniz
Kuş seslerine eşlik eder resminiz
Elimde olan şimdi budur bilesiniz.
Bir resim, bir resim daha
Bakıyorum akşamdan sabaha
İçim kanıyor, İçim ağlıyor
Yanıyor yüreğim, kan damlıyor
Bir volkanı harlıyor nefesiniz
Doluyor, taşıyor kabarıyor deniz
Resim güzel, sözler ise tertemiz
Artık bunlar yetiyor mu dersiniz?
3.
Zamansız mıydı aşklar?
Biri kırkını geçmiş, elliye merdiven dayar,
Diğeri hayatının baharında henüz,
Gence genç, yaşlı olana belki geç
Bir gerçek var ki o da ortada
Bu aşk şimdilik her ikisine de ilaç…
4.
Sözler nasıl da yetersiz anlatmaya
Hâlbuki bir yüz, bir gülümseyiş yeter
Sözlerin söylemediğini anlamaya...
Bir yüz gördüm; işte bakın karşımda
Sözlerim fırça, sözlerim kara kalem
Hey gidi dünya, bu aşk ne başka âlem...
5.
Şimdi uyku vakti;
Yarı ölüm, çoğu hayâl,
Hayat gibi bitti gitti
Uyuduk, uyanmadık misal,
Ben gidersem, sen hoşça kal
6.
Benim de huyum böyle sevdiğim,
Bal seviyorum, arıdan korkarak
Çiçek seviyorum, altı toprak
Seviyorum serserim, işte eserin...
7.
Tüy gibi hafifledim, uçuyorum ben,
Bir kalbim, bir kalbe göçüyorum ben
Keman kaş salıncağım gözler çeşmem
Dudaklarda durup öpeceğim ben
8.
Bir parmak çocuk, hatta daha da küçük
Yanaklarından dudaklarına ömrüm
Hepsi benim bölgem, ben küçük prens
Prensesimin kalbine gider göçünde
9.
Sırlar var, öyle göz önünde,
Burnunun dibinde, göz içinde
Söz var, söylenemez bir biçimde
Anlarsan anlarsın, yoksa düşünde
10.
Bizim kaderimiz bu,
Kasap tezgâhına bakan kedi,
Denizi gizleyen, bir çift göz idi.
11.
Sen bir ilkbaharsın yaza doğru
Bense yazım, sonbahara doğru
Bir köşede buluştuk, öyle oldu
Birbirimizi gördük, zaman durdu…
12.
Tenin ateş, tenin yakar bedenimi
Sen bir güneş, söndürür diğerlerini,
Aşkın ateşinde kavrulup yananlar
Bilenler bilirler aşkı, aşkın değerini
13.
Sen bahçelerin nadide gülü
Bense sana âşık sefil bülbülü
Yaşım geçkin, sense taptaze
Kalbim genç, aşka düştü biçare
14.
Bir kuş oldu yüreğim,
Uçtu gökyüzüne
Karıştı buluta, karıştı rüzgâra
Seni sordu, uçan diğer kuşlara
Kokunu aradı, uçtu, uçtu
Şimdi camının önünde canı
İki can karşılaştı camda
Bir can oldular, sarıldılar sıkıca
15.
Solu sağı aynı beden,
Kumanda aynı beyinden.
Bakın çevrenize, dikkatle bakın,
Kim kimi neden seviyor?
Kim kime faydalı, kim zararlı?
Çalışan huzur içinde uyur,
Bedeni yorgun,
Bedenlere her şey yakışır, uygun.
Bizleri bir ölüm temizler
Eşitiz toprakta,
Toprağa karışınca farkımız
Birini inek yer, birini dana
İnek süte, dana Kurban'a
16.
Uzak ve yakın hayâlden öte,
Güzel ve çirkin, uzak iki ülke
Biri ada, diğeri yarım yalnız kalınca
İki başkentten uzatıldı eller
Eller dünyayı kucaklamak ister.
El ele değilse, birdir gönüller.
Bir gül ağacının gölgesinde
Gül kokusu büyüler, düşteler
Gerçeğinden güzel aşkın rüyası...
17.
Solu sağı aynı beden,
Kumanda aynı beyinden.
Bakın çevrenize, dikkatle bakın,
Kim kimi neden seviyor?
Kim kime faydalı, kim zararlı?
Çalışan huzur içinde uyur,
Bedeni yorgun,
Bedenlere her şey yakışır, uygun.
Bizleri bir ölüm temizler
Eşitiz toprakta,
18.
Uyudum seninle
Uyandım erkenden kuş sesleriyle,
Gördüğünü görmüşüm
Kalmışım hayâl âleminde,
Yetiyor mu? Sadece sözler
Yetiyorsa sana, sus dinle öylece
19.
Toprağa karışınca farkımız
Birini inek yer, birini dana
İnek süte,
20.
Sayılır mı sözler?
Dile gelmese!
Beden dokunmasa, gözler görse
O aşk sayılır mı?
Kavuşanlar yiyor, tüketiyor birbirini
En güzel aşklar işte bu yüzden
Uzak illerin, sıcacık düşleri...
Yaşanmayan, yaşanamayan şiirleri