- Kategori
- Şiir
Ne istedin dünya
Ne yaptım ki sana düşmanım oldun
Kalbimi ortadan ikiye böldün
Yaşarken hayatta ölmeden öldüm
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Yalan dünya hanlar, hamam mı verdin
Hiç bitmiyor çilen, tükenmez derdin
Tutunacak bir tek dal mı gösterdin
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Acılar içinde yüzdürdün beni
Nice diyarlarda gezdirdin beni
Tatlı canımdan da bezdirdin beni
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Neden beni yarı yolda bıraktın
Çıkmaz sokaklarda darda bıraktın
En iyi günümde zorda bıraktın
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Hiç mi acıma yok, hiç mi vicdan yok
Tertipli, düzenli hiç mi işin yok
Haktan, adaletten haberin mi yok
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Başıma yağmur, karlar yağdırdın
En zayıf anımda bana saldırdın
Bir gül iken açamadan soldurdun
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Kahkahayla gülmek yasak mı bize
Hep yokuş gösterdin inmedik düze
Verdiğin canı da çok gördün bize
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Kuş tüyüne koydurmadın başımı
Zehir ettin ekmeğimi, aşımı
Dindirmedin bir gün gözüm yaşını
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Yalandan, riyadan hoşlanırsın sen
Kötü insanlara hep bol keseden
Sağır mı kulağın, duymaz mısın sen
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Nice sevdaları düşürdün dile
Sevenler doymadı aşka, sevgiye
Rahat bırakmadın mezarda bile
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Abbas’ım yinede bıkmaz derdinden
Her türlü cefada gelse elinden
Yaşama sımsıkı sevdalıyken ben
Ne istedin dünya bir garip kuldan.
Abbas Yalçınkaya Güllük Şiir Güldestesi Antolojisinden alınmıştır.