- Kategori
- Güncel
Ne Okuyorsan, Sen de O'sun

Türkiye gündemi uzun bir süredir Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan’la, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında yaşanan bir gerilime sahne olmakta. Erdoğan, Doğan Yayın Grubu’nun gazetelerini yalan haber yazmakla suçlamakta ve en büyük gücü olarak gördüğü Türk halkını, bu grubun gazetelerini almamaları ve okumamaları hususunda yönlendirmektedir.
Bu çıkış, her şeyden önce 90 yıla yaklaşan Cumhuriyet tarihimizde kişisel hak ve özgürlüklere, tercihlere elim bir müdahale olmaktadır. Basın kuruluşlarına, ülkeyi yöneten makamlar tarafından uygulanan katı yasaklar ve günümüzde yaşanan gözaltılar; Türkiye’nin 1963 yılından bu yana süren Avrupa Birliği’ne üyelik çabalarına ve bu yolda sürdürülen müzakerelere gölge düşüren gelişmeler olmaktadır.
Her zaman demokrasiden ve özgürlüklerden yana dem vuran hükümetlerin, bunun için her şeyden önce kitlelerin tercihlerine saygı göstermeleri esastır.
Gazeteler, bir anlamda geniş kitlelerin düşünce yapılarını ele veren yazılı basın organlarıdır. Türkiye’de her gün yayınlanan onlarca gazete; Türkiye’de ve dünyada yaşanan olayları, gelişmeleri yayın ilkeleri doğrultusunda köşe yazarlarının ve muhabirlerinin kanalıyla okuyucularına aktarmaktadır.
Her gazetenin olaylara karşı tutumu ve gündeme bakış açısı, bir diğerinden çok farklı olmaktadır. Bazı gazeteler muhafazakâr çizgide bir yayın ilkesini benimserken, bazıları da farklı düşüncelere daha açık ve hoşgörülü bir yapıya sahiptirler.
Elbette ki Türk insanı, kendi yaşam standardına ve siyasi ideolojisine daha yakın bulduğu gazeteleri okumak ister ve o gazetelerin yazdığı haberleri doğru, tarafsız olarak kabul eder.
Kısacası gazeteler, seçimlerde kullanılan oylardan daha net bir biçimde siyasi görüşümüzü ortaya koyan yazılı demokratik araçlar olmaktadır.