- Kategori
- Sinema
Ne olursa olsun kimse tercihlerinden dolayı yargılanamaz

Dualar Bobby için( film afişi)
Bugün size çok güzel bir filmden bahsetmek istiyorum. Bu film özel bir insanın hayatını, yaşadıklarını, mücadelesini, çocukluğunu, kararlılığını anlatıyor. Başkahraman tam anlamıyla hayatını derin bir ikilem içinde kalıp en sonunda hayatını sonlandırmaya kadar giden adeta ders niteliğinde bir filmin kahramanı.
Evet bugün bahsedeceğim film Dualar Bobby için(Prayers for Bobby). Filmin konusu özel çünkü başkahraman bir eşcinsel. Kısaca bir LGBTİ filmi diyebiliriz. Ancak film duygusal bir film ve bu yüzden LGBTi bireyi herhangi bir kişiye en azından saygı duymak ile bile göz yaşların tutulmaya zorlandığı bir film. Ben şahsen filmde çok gözyaşı döktüm. Kim olursa olsun, hangi kimliği taşırsa taşısın, neyi seçerse seçsin bir insanın tercihleri veya geçmişi ya da başka açıdan bakarsak kaderi yüzünden ölmesini asla kabul etmedim edemem de. Film o kadar duygusal bir film ki gözlerdeki o sahte perdelerin indiği ve göz yaşının akıp derin bir oluk açtığı bir zemine işliyor. Film adeta kalbe dokunuyor. Filmde öpüşmeler dışında bir cinsel olay yok. Belki de bu filmi önemli ve değerli yapan şeylerden biri. Ayrıca gerçek bir hayat hikayesinden alınmış olması da ayrıca izleyenler için ayrı bir yere koyulmasına yol açıyor.
Filmin isminden de anlaşılabilineceği gibi ana karakter Bobby. Bobby kendinin diğer insanlardan farklı olduğunu fark eden ama buna bir şekilde alışamayan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Filmde Bobby’nin cinsel tercihi yüzünden pek çok kere itildiğini, ötekileştirildiğini, yanlış ve hatalı bir seçim yapmış olduğunun ona dayatılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bobby’nin annesi koyu bir hıristiyan, bu yüzden kendini bulma ve fark etme aşamasında olan Bobby için karşı bir duvar olarak karşımıza çıkıyor. Bobby filmde eşcinsel olduğunun farkında ama bir şekilde bu tercihini saklaması gerektiği algısını taşıyor içinde. Filmde Bobby’nin ailesi durumu öğrendiklerinde tabi fırtınalar kopuyor. Bobby’nin koyu Hıristiyan olan annesi İncil’den alıntılar yaparak Bobby’nin hatalı ve yanlış yolda olduğunu anlamasını sağlamak adına elinden gelen her şeyi yapıyor. Bobby önce bir hastalığın pençesindeymiş gibi muamele görüyor, durmadan yanlış yolda olduğu ve doğru tercih yapması gerektiği anlatılmaya çalışılıyor ona. Annesi Mary İncil’i kullanarak ona yol göstermeye çalışıyor. Bobby eş zamanlı olarak olayın farkında olan insanların ona kötü davrandığını anlamaya başlıyor. Ruhsal durumu tam anlamıyla muallakta diyebilirim. Bobby farklı olduğunun farkında ama bunu ailesi kabul etmiyor. Yapılan her karşı baskı Bobby’i daha da batağa çekiyor. Bobby artık farkında olduğu zaman ve hiçbir şeyin değişmediğini anlayınca kuzeninin yanına gidiyor. Orda bir erkek arkadaş buluyor. O durumda iken Bobby mutlu ama yaptığı her şeyin attığı her adımın annesi tarafından günah görülmesi bilinçaltına o kadar işlemiş ki bir türlü rahatlayamıyor. Dallas’ta biri ile tanıştığını ailesine açınca hepten yalnızlaşıyor. Bir süre sonra Dallas’ta çalışırken bir köprüden atlayıp intihar ediyor. İşte filmin kopma anı burası. Ailesine ölüm haberinin gitmesi falan oralarda zaten duygusallık kana işliyor adeta. İster istemez üzülüyorsunuz. Annesi en çok yıkılan oluyor tabi ki. Oğlunun cehenneme mi gideceği yoksa yaptığı, yaşadığı şeyleri bilinçli ve kötü niyetle yapmadığı için cehennemde yanmayacağını düşünme ikileminde kalıyor. Anne bir çıkar yol bulmaya çalışırken bir peder ona İncil’e sıkı sıkıya bağlanmaması gerektiğini söylüyor. Anne yavaş yavaş oğluna yaşattığı şeylerin farkına varıyor ve bu durumun vermiş olduğu derin çöküntü en çok onda daha sonra tüm aile de buhrana neden oluyor.
Anne Mary zamanla oğluna hak veriyor ve yavaş yavaş eşcinsel insanlara karşı iyi yaklaşım kazanıyor. Zaman geçtikçe annesi farkında bireylerin arasında yer alıyor. Sonunda yerel bir "eşcinsel günü"nü desteklemek üzere toplanan bir belediye meclisinde konuşma yapıyor. Konuşması gerçekten her şeyden önce insan onura tam bir saygı niteliği taşıyor. Ancak konuşma etkili olmuyor ve oylama reddediliyor ancak o ve ailesi ortak PFLAG üyeleriyle beraber San Francisco'ya seyahat eder ve bir LGBT Onur Yürüyüşü'ne katılıyorlar. Bu esnada geçidi izlemekte olan Bobby'ye benzer başka bir genç erkek görür. Ona doğru yürür ve ona sarılır, sonunda oğlunun ölümünü kabullenir ve gaylerle lezbiyenlerin hakları için mücadele etmeye kendine söz verir ve film burada bitiyor ama filmin içinde ders niteliğinde pek çok söz var;
Bu günah. Yaradılışına aykırı. Hayatın mahvolacak. Bu günah. Neden bu yolu tercih ediyorsun?
–Mary'nin Bobby'nin eşcinsel oluşuna bir yorumu
Eşcinsellik bir günahtır. Eşcinseller sonsuza kadar cehennemde yanacaktır. Değişmek isterlerse, kötülüklerinden arınabilirler. Günaha sırtlarını dönerek, tekrar normal olabilirler. İşe yaramazsa tekrar denemeleri gerekir.
–Mary'nin bir başka yorumu
Eşcinsellik bir günahtır. Eşcinseller sonsuza kadar cehennemde yanacaktır. Değişmek isterlerse, kötülüklerinden arınabilirler. Günaha sırtlarını dönerek, tekrar normal olabilirler. İşe yaramazsa tekrar denemeleri gerekir.
Film iki Primetime Emmy Ödülü'ne aday gösterildi. (Outstanding Made for Television Movie; Outstanding Lead Actress in a Miniseries or a Movie - Sigourney Weaver). Ayrıca aynı kategoride, Sigourney Weaver 2010 Screen Actors Guild Ödülü dışında 2010 Altın Küre Ödülü'ne de aday gösterildi. Film 2010 GLAAD Ödülü'nü kazandı ve yapımcılar 2010 Producers Guild of America Ödülü'ne aday gösterildi. Ayrıca film Seattle Gey ve Lezbiyen Film Festivali'nde İzleyici Gözdesi Ödülü'nü kazandı.
Oyuncular:
Mary Griffith - Sigourney Weaver(anne)
Robert Griffith - Henry Czerny(baba)
Bobby Griffith - Ryan Kelley(ana karakter)
Ed Griffith - Austin Nichols
Rev. Whitsell - Dan Butler
Joy Griffith - Carly Schroeder
Nancy Griffith - Shannon Eagen
David - Scott Bailey
Greg - Bryan Endress-Fox
Jeanette - Rebecca Louise Miller