- Kategori
- Siyaset
Ne oluyor bu belediyelere
İzmir 9112 Sokak 1 aydır Belediyecilerin istilasında. 100 metrelik sokağın işini bitirmek için uğraş veriyorlar. Sokak daralıyor ama olsun onlar 1986 yılında yapılan planı uygulamayı kafalarına koymuş. Hizmet görsün milletin gözü diye, kaldırım taşı döşüyorlar, 9112 sokak ve yan sokaklara.
Plan; 1986 yılında yapılmış dedim. Planı yapanlar o tarihte ne düşündü bilinmez. O günlerde bu sokakta kaç bina vardı? Kaç kişi araç sahibiydi? Otopark sıkıntısı var mıydı?
Soruyoruz yetkiliye plan 1986 yılında 6 ncı kat tarafından yapıldı, uygulama emrini 3 ncü kat verdi, biz 2 nci kat olarak uyguluyoruz, plana karışamıyoruz; cevapları gırla gidiyor.
Kimse bu plan 22 yıl önce yapılmış o günün şartlarıyla günümüz şartları farklı yahu şu planı uygulamadan bir daha gözden geçirelim demiyor. Hizmet aşkı almış başını gidiyor. Sokak daralıyor araçlar park ediliyor, sıkıysa sokağa itfaiye veya ambulans girsin. Bahsettiğim sokak trafiğe açık değil; ne gerek var trafik olmayan sokakta 5 metre kaldırıma. Dostlar alışverişte görsün, hizmet yarışında öne geçsinler yeter. Konak Belediye başkanı'na; kontrol yetkililerine dilekçe ile müracaat ettim, e-mail vasıtasıyla ayrı mesajlar gönderdim, lütfettiler cevap verdiler; inceleyeceklermiş. Sokak yapıldı bitti, sen incelesen ne olur, incelemesen ne olur?
Haberlerde seyrettim; İstanbul'da çek dağıtılıyormuş yardım için, Ankara'da Bulvarın karşı yönüne geçmek için yarım saat dolaşılıyormuş araçla, Gençlik parkı eski özelliğini kaybetmiş, kaybettirmişler. Gençliğimde gitmiştim 5-10 kez. Yazık etmişler benim de anılarım vardı o parkta. Sandala binmiştim; çay içmiştim, sevdiğim dostlarımla, arkadaşlarımla. Belediyeler çalışıyor harıl harıl. Plansız çalışma yollar kapattırıyor, tarihi dokuyu bozuyor, sembol olmuş değerleri katlediyor.
Seçim geliyor, yerel yönetimlerimizi seçeceğiz. Yine haberlerde; ampüle bastım mühürü diyor teyze. Bana yardım ettiler. Bana kim bakarsa bende ona basarım mühürü. Teyze ne yapsın balık tutmamış ki hayatında hep birileri vermiş balığı. Teyze neyse de genç genç insanlar, kuyruklar da; hepsi yardım peşinde, alacakları 100-200 lira ile bu günü kurtaracaklar. Ya yarın. Yarının gençleri için iş imkanı yaratacak, yatırımda kullanılması gereken maddi değerler kaldırım taşlarında, teyzenin gününün kurtarılmasında oy uğruna heba ediliyor. Halbuki teyzeye bir maaş bağlansa o da yardım peşinde koşacağına her ay aldığı maaşa göre hesabını yapsa, günü kurtarmak yerine hayatını buna göre düzenlese...
Siyaset şekil değiştirdi. Eski siyasiler daha güzeldi. O zamanlarda da insanlar fakirdi, ihtiyaçları vardı. O zaman da yardımlar yapılıyordu. Şimdi de yapılıyor. O zamanlar hiç olmazsa TV'lerdeki haberler komedi karışımı oluyordu. İnsanları gülümsetiyordu. Şimdi bakıyorum haberlerde kan, gözyaşı, isyan. Yardım alan da alamayan da mutsuz. Erbakan Hoca'yı, Demirel'i arıyor gözlerimiz, ama nafile, yalanlar aynı yalanlar, ifade tarzı değişik, karşımızda buz gibi suratlar...
Kömür dağıtılıyor sokaklarda. Beleş, koş gel, kapanın elinde kalıyor. Adamın apatmanı var, 1 kamyon kömür inmiş evinin önüne; emekli, emekli derneklerinden taksitle kömür alıyor. Memur maaşın; hepsini doğalgaza kaptırmasam da ufak bi kırıntı geçse boğazımdan diye Maliye Bakanına nazire yaparcasına ayak diriyor herşeye rağmen.
Ülkem seçime gidiyor. Yıllardır değişmeyen görüntülerle. Delik bütçeden ayrılan ödeneklerin har vurulup; harman savrulmasıyla. Ülkem seçime gidiyor, yalanlarla, dolanlarla, göz boyamalarla.
Ülkeme yazık ediliyor, ehil olmayan yönetici kadrosuyla, inatla siyaset yapanlarla, ülkeyi parsel parsel satanlarla, terörle, yalanla, dolanla...
Hoşçakalın.