- Kategori
- Siyaset
Necmettin Erbakan ve 27 - 28 Şubat

Erbakan giderken...
Bir Erbakan geçti hayatımızdan.
Tıpkı tüm siyasetçiler gibi.
Hatası oldu, günahı oldu, sevabı oldu, destekleyeni oldu, nefret edeni oldu.
Ama o siyasi hayatı boyunca saygısızlık yapanlardan hiç olmadı. Siyasetin başarılı stand-up'çılarındandı. Onu en son 2007'de İzmir Gündğdu Meydanında uzaktan izlemiştim. Oy vermediğim ama saygı duyduğum bir dava adamıydı. Espritüel kişiliği ve zekası ile hatırlanmalıdır.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ey ahali!
1997'de iktidardan edildi Erbakan, biliyorsunuz.
* Erbakan, hükümeti Çiller'e devrederken çıtını çıkardı mı? Ben devam edeceğim diye inat etti mi?
* Cumhurbaşkanı, ana muhalefet, asker, medya, TÜSİAD, Türk İş, o, bu , şu, o siyasi etiği zorlarcasına siyaset yaparken halkı galeyana getirdi mi?
* Anayasa Mahkemesi partisini 7 ayda kapatırken kıyameti kopardı mı?
* Siyasi hayatına ömür boyu son verilirken mızmızlandı mı?
Hiçbirini yapmadı. Karşı taraf her türlü oyuna başvururken, karşı taraf belaltı oynarken, karşı taraf savunma hakkı vermezken, karşı taraf dinlemezken, karşı taraf savaş baltalarını çıkarmışken o sessizliği tercih etti.
Elbette ki RP'nin bazı milletvekilleri toplumu gerdi, bazı hareketleri bazı kesimleri ürküttü, camilerden yeşil bayraklarla çıkanlar oldu, abuk sabuk konuşanlar oldu, Erbakan'ın da bazı açıklamaları toplumu gerdi.
İyi de bütün bunlar, 28 Şubat'ın yaşanmasına mantıklı sebepler miydi? Ortak bir akıl, halkı iradesine saygılı patronlar, askerler, sanatçılar, işadamları olsa kötü mü olurdu?
Sarkozy'nin, Merkel'in, Bush'un saçmalama hakkı vardı da da Erbakan'ın, Çiller'in saçmalama hakkı yok muydu?
Hayır! Erbakan ve Çiller siyaseten yok edilmeliydi! O nedenle de partiler kapatılmalı, tanklar yürümeli, toplum gerilmeliydi.
Herkes için hak olan eleştiri mekanizması niye savaşa, darbeye, cuntaya, kavgaya, ayrışmaya, bölünmeye döndü sanıyorsunuz?
Herkes, özellikle de 28 Şubat'ı hak görenler kulağına şunları küpe yapmalıdır:
O 28 Şubat ki, merkez sağı bitiren ve AKP'yi doğuran 28 Şubat'tır.
O gün, Refahyol hükümetine karşı ışık yakıp söndüren, laiklik sloganları atanlar, dolduruşa gelenler aslında Tayyip Erdoğan'ın iktidarının yolunu açtılar.
Tıpkı 2007'deki Cumhuriyet mitingleriyle AKP'nin %47'sini inşa ettikleri gibi.
Bunları, "bak, dedim, oldu" demek için söylemiyorum. Geçmişten ders alın, geleceği doğru inşa edin diye söylüyorum.
28 Şubat 1000 yıl sürmedi, Erbakan da 85. 28 Şubat'ını göremedi. Ama biz demokratik Türkiye inşası için yolumuzda yürümüze devam etmeliyiz.
Daha fazla demokrasiye karşı çıkanlara ise Abooov, hadi ordan, hadi hadi demeliyiz.
Kendisine Allah'tan rahmet dilerim.