08 Eylül '17
- Kategori
- Siyaset
Neden Blog Yazarı Olmak İstedim
Merhaba ,
Milliyet blog'da yeni üyeyim. Bu kararı sosyal medyada paylaştıklarımın ardında uzun düşüncelerimi ve duygularımı paylaşmak istediğimi farkettiğimde aldım.
Hepimiz farklı konularda sesimizi duyurmak, kendimizi ifade etmek istedik. Birçok görsel paylaştık, uzun yorumlar yazdık. Paylaşımlarımıza yorumlar gelince uzun uzun tartıştık , arkadaşlarımızla atıştık ; kısır döngü içinde kalınca da bezdik, bazen pişman olduk. Ama aslında hissettiklerimiz daha uzun ve biz kendimizi sosyal medyada ifadede yetersiz kaldık.
Atalarımız iyi ki düz yazıyı icat etmiş de şimdi bu sayede içimi döküp rahatlayabileceğim.
Küçükken bize günlük tutmamız tavsiye edilirdi. Eminim hepimiz denedik ama sonra sıkıldık ve yazdıklarımızı çok sonra okuduktan beğenmedik ve bıraktık. Zaten daha yazarken duygularımız ve düşüncelerimiz değişiyordu . "Sevgili günlük " diye başlayan metinler günlük raporlamaya döndü ve hiç de istediğimiz gibi bizi rahatlatmadı. Hatta günlükleri sırdaş gibi görsek de birgün birinin eline geçerse ( annemiz , babamız, ölürsek haber programlarında acıklı hikaye gibi okunma ihtimali..) diye taraflı yazmaya başladık . Gerçek düşüncelerimizi yazmak yerine, okunsa ne kadar iyi görünür kaygısıyla yazdık Bu da sıkıcı bir durum yarattı ve dediğim gibi çoğumuz yazmayı bıraktık.
Ama şimdi içimde biriken birçok şey var ve anlatamadıkça saçma paylaşımlarla kendimi ifade etmeye çalışmaktan usandım. Artık buna bir son verip korkmadan, kendimi kandırmadan uzun uzun, açık seçik her konuda düşüncelerimi yazacağım.
Belki okumak size zevkli gelmez ama olsun, bir gün, bir okurumda bir konuda bir fikir uyandırabilirim ya da kendisinin de aynı şeyleri hissettiği ama ifade edemediği durumları iç dünyasında netleştirebilirim.
Bakalım neler dökülecek ve bakalım günlüklerime dönüp baktığımda hissettiğim gibi hissedecek miyim?...
Sevgiler