Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
207
 

Neden-sonuç ilişkisi

Neden-sonuç ilişkisi
 

Evrende her şey belli bir düzen içerisinde yaratılmıştır. Gelişigüzel yaratılmış bir şey bulunmamaktadır. Hayatlarımızda da bu düzenin ve ahengin yansımalarını görmekteyiz. Yaptığımız her eylemin de belli bir sonucu vardır. Hiç bir şey kendi başına, durduk yere başımıza gelmez. Her şey Neden-Sonuç ilişkisine dayanır. Doğu felsefesinde bu ilişkiye Karma adı verilir. Çoğu insanın anlamadığı, kabul etmediği-işine gelmediği- nokta burasıdır. Düşük bilince sahip insanlar, Karma, Dinde-kitapta yazmıyor diye işin içinden çıkmaya çalışırlar. Oysa bu bir hakikattir! Kuran, Karma demez-gerek de yoktur- ancak ''İnsana sadece çalıştığı vardır'' (Necm/39) der. Bizler de toplum olarak Karma demeyiz, ''Ektiğini Biçme'' deriz. Başka dinlerde, inançlarda, öğretilerde ne ad verildiğinin bir önemi yoktur. İsimler yerine kavramların içine, derinine bakmak gerekir. Ne derseniz deyin sonuçta bu bir  ''Evrensel Yasa'' dır ve kabul edin ya da etmeyin hepimiz bu yasanın hükmü altındayız! 
Bu yasayı anladığımız ve içselleştirdiğimiz takdirde KADER dediğimiz şeyi de anlamaya başlarız. Düşük bilince sahip insan için Kader, ne yaparsan yapsın hayatını değiştiremeyeceği düşüncesidir. Her şey önceden yazılmış ve buna göre; kendisi fakir, sağlıksız, mutsuz, başarısız bir hayat sürerken, başkaları bunun tam tersini yaşamaktadır. Hayatını kendi elleriyle yarattığı gerçeğini fark edememiş, diğer insanların başarılarını ve mutluluğunu zengin ailelerine, çevrelerine veya şansa bağlamaktadır. Bu kişilere göre kendisi dışında, başarılı olmuş herkes ''Allah'ın sevgili kulu'dur. Kendisi ise hayatın her alanında KURBAN'dır. Bir insan için işte en tehlikeli düşünce tarzı budur. Hem bu dünyasını, hem de öte tarafı ziyan eder.
Albert Einstein'ın dediği gibi; Tanrı zar atmaz. Tesadüf, rastlantı, şans diye bir şey yoktur. Her şey belli bir çalışma ve onun sonucuna dayanır. Zarı atan, yani kendi gücüne inanmayan kişi, işte bu düşük bilince sahip insandır. Gelişigüzel bir hayat yaşar. Kendi iradesi yoktur. Birileri onun yerine karar alır ve uygular. Yönetilendir. Kurbanı oynayan kişi; kendisine verilmiş en büyük nimeti; hür iradeyi-seçim hakkını bilerek ve isteyerek başkasının eline veren ve kendisine zulmeden kişidir.
 
Şehirli Mistik
 
daha fazlası için ;
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 847
Kayıt tarihi
: 21.02.13
 
 

Profesyonel Yaşam Koçu, Regresyon Hipnoterapisti, İlişki Koçu, Satış Koçu   Kişi ve kurumlara pro..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster