Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '09

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
471
 

Nefes ve cinsellik

Bu yazıda konuşulmasından hoşlanılmayan, her ne zaman adı geçse tartışma başlatan bir konuya değindim :) Cinselliğe...


İnsanın temel güdülerinden olan cinsellik, ergenlik çağıyla şekil kazanır. Dışarıdan gelen 5 duyuya yönelik cinsel veriler, güdüleri arttırarak beynin üreme merkezini aktive eder.

Cinsel dürtü herşeyde olduğu gibi aslında beyinde başlayan beyinde devam eden ve beyinde sonlanan bir durumdur. Cinsellik; Reddedilmesine, bastırılmasına, abartılmasına gerek olmayan doğal
bir duyguyken; aile ve çevre tarafından "kötü" olarak adlandırılmasıyla sorunlarımız başlar. Çünkü bu öyle bir güdüdür ki, ne kadar bastırsak o kadar artar. Ne kadar kaçsak o kadar kovalar. Ne kadar görmezden gelsek, her baktığımız yerde onu görmeye başlarız.

Yaklaşık 8 sene önce 19 yaşımdayken, bir dönemimde cinselliği reddetme ve onu bastırmaya yönelik çalışmalar yapıyordum ve bunda başarılı da oldum. İradem kuvvetlenmişti. Cinsellik benim için hiç bir şey ifade etmiyordu ve onu aştığımı düşünüyordum ve bunu aştığım içinde kısa süre sonra aydınlanacağımı hayal etmekteydim :) O
yaştaki birisi için bunlar güzel hayallerdi :)

Birgün Osho'nun izdeşçisi olan (onlar sanyasin derler) birisiyle karşılaştım. Bu kişi Nefes konusunda üstattı. Bana nefesin bastırılanları ortaya çıkardığını ve bir insanın en çok cinselliğini bastırdığını söyledi. Ben ise gülerek. O zaman benim bu çalışmayı yapmama gerek yok ben onu aştım demiştim. Bana baktı ve Osho'ya benzer bir şekilde benim sahte kibirimle alay ederek, Öyle mi? O zaman burda ki üstad sensin. Bana nasıl yaptığını öğret dedi.

O'na kızarak. Benimle alay etmeyi bırak, inanmak zorunda değilsin dedim. Sevgi dolu ve aynı zamanda muzır bir ifadeyle bana bakıp, peki sadece ufak bi çalışma yapmanı istesem yapar mısın dedi. Evet yaparım dedim. Bana orada sadece 5-6 dakika süren bir nefes çalışması yaptırdı (Kendi başınıza yapmayın diye içeriğini burada
anlatmıyorum) 5 dakikanın sonunda inanılmaz bir cinsel dürtü meydana çıktı. Ağzım açık kalmıştı. Sanki çölde haftalarca susuz kalmış bir kimsenin çektiği susuzluk gibi kuvvetliydi.

Korku ve şaşkınlıkla sordum. Bu nedir böyle? Bu, bastırdıklarının patladığı yerdir dedi gülerek. Ve artık onları gerçekten dönüştürmek için bir fırsatın var. Ama asla bastırma ve doğanın sana en derin güdü olarak verdiğini yok edemezsin. Aydınlansan dahi bu cinselliği aştığın anlamına gelmez ve buna gerekte yoktur. Belki sadece artık
bir kadınla/erkekle değil, bütün kainatla da orgazm olursun. Bütün kainat bir rahim gibi seni kuşatıp, şefkatli kollarına alır demişti.

O'na baktığımda sanki Osho dirilmiş karşımda duruyor ve benimle konuşuyor gibi hissettim. Bastırılanların yok olmayacağını ve artarak geri döneceğini o gün öğrendim. Fakat bastırmamanın, fütursuzca ve kendini kaybedercesine bir şeyi yapmak olmadığını da bana öğretti. İki ucunda nasıl aldatıcı olduğunu, ortada ve
merkezinde farkındalıkla duranın ancak her duyguyu TAM ve sağlıklı yaşayabileceğini anla dedi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 868
Kayıt tarihi
: 11.01.09
 
 

Emotional Freedom Techniques (EFT), Deep PEAT, Bilinçaltı Enerji Salınım Tekniği (BEST), Sedona Yönt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster