​ Nefesim Nefesine / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '08

 
Kategori
Mizah
 

Nefesim Nefesine

Nefesim Nefesine
 

Resim Kuzeydenizi'nden



Her şey, en büyük cimbomlu Zeynep Hanım'ın Galatasaray'a elendiğimiz o çakırkeyf maça yazdığı yorumla başladı. Kazanmanın verdiği gururla, o gün sabaha kadar dua ettiğini ve dualarının kabul gördüğünü yazdı. Karşılıklı yorumlaşmalar, göndermeler yapıldı...

Ben de takıldım Zeynep Hanım'a, "Senin nefesin Edirne'den öteye işlemiyor mu, B. Leverkusen maçında niye okumadın," dedim. O da "Fener'i yenmek yetiyor bana," dedi.

Sonra konu kapandı. Sevilla maçına odaklandım. ( Küçük fincanlar (!) bize göre değil...Büyük fincanda içerim, falım büyük çıkar dedim. Üstelik kahve içmem bile...)

Sevilla maçında iş penaltılara kalınca, bir anda kafamda şimşekler çaktı, bir taraftar olarak birşey yapmalıydım...

Ne?... Ne?... Ne olabilirdi?

Kütüphane karşımda, hemen ekranın üstündeki rafta Namaz Hocası kitabı gözüme ilişti. Uzun duaları ezbere bilmem. Hemen Ayet-el Kursi'nin olduğu sayfayı buldum, her penaltıdan önce bir tane okudum, gönderdim. Kaleci Volkan da okumuş.

Ve bu arada bir de adak adadım, can-ı gönülden. Hani çocuğu sınava giren, ev almak isteyen ya da iş arayanların genellikle annelerinin okuduğu dua, imece usulü dağıtılan ve sonra toplanan dua: Salat-ı Tefriciye. (4444 tane okunuyor.) Koyuna, danaya, deveye kıymadan adak adanıyor!

Maçı aldık, turu geçtik ve ben zikirmatiğimi ortaya çıkardım. Adak adadım ya, başladım okumaya, o duayı ezbere biliyorum, mutfakta, bahçede, yürüyüşte, dolmuşta, yatmadan önce, sabah uyanınca, zikirmatik hep yanımda. 4444 sayısını buldum.

Helal hoş olsun benden yana. Bunu duyan arkadaşların diline düştüm, çocukları kazansın, diye okumayan kadın, Fenerbahçe kazansın, diye okuyor...

Okuyorum, neden Zeynep Hanım'la nefes yarışına girdim bir kere, nereden bilsin arkadaşlarım!

Parayla imanın kimde daha çok olduğunun ölçüsü mü var?

Alışkanlık yaptı ben de dua, baktım Fenerbahçem iyi gidiyor, Chelsea maçında sabahtan yine başladım, 1907 sayısına ulaşınca bıraktım. (onların ki Sevilla gibi 1905 ya, ikisinin amblemleri de aslan...) Yine kazandık, ben okumaya devam.

Bu hafta voleybol ve basketbolda yine önemli maçlarımız vardı, fırsat buldukça izledim, izlerken boş durmuyorum elimde ZİKİRMATİK. Dün basketbolda kızların Opel Türkiye Kupası final maçı vardı, Botaş'ı yenip kupayı aldılar. Voleybolda Eczacıbaşı ile oynadılar 3-1 yendiler, erkekler Basketbolda derbi vardı, ilk baktığımda 8-0 önde idi Beşiktaş. İzlemedim, çünkü diğer maç vardı, ama birkaç dua gönderdim. Sonra öğrendim ki onlar da kazanmışlar :))

Kayserispor maçında 1907'i bozmak istemedim ve okumadım. Uzanmış izliyorum, yanımda elişi çantam, gözlüğüm ve kumanda var, eşim karşı kanepede sinir küpü, umutsuz, maç kötü gidiyor, süre azalıyor. Gözüm neye ilişti, bilin bakalımmmm?...

Hemen başladım okumaya, sayıların değişmesi gerek, 1-1 gidiyor maç. Uzatmalarda başladım yine, tık, tık, tık sayılar ilerliyor....

21'de durdum, ekranda 90+5.10 yazıyor ve Semih'in kafa golü, skor 2-1...

Eşime, şu bak son rakamlara dedim, neyi gösteriyor?

Şimdi yarın yine önemli bir maç bizi bekliyor. Zikirmatiğim 2222 'yi gösteriyor, yani yolun tam yarısında, diğer yarısı okunmayı bekliyor...


Bu yazıyı özellikle MİZAH kategorisine aldım, yoksa irtica tehlikesi var, takiyyeci diye, gecenin bir yarısı götürülmek var...

Mizah yazamam, ayrı bir yetenek gerektiriyor ve riskli, yanlış anlamalar olabiliyor.

Gerçi Balcı'yı, Gülcü'yü, falcıyı (Uyaklı olsun diye yazdım, kimse alınmasın!) sürekli okursanız olacağı budur!


Sizler ara sıra okumayı- üflemeyi deneyin bakalım, sizin nefesler ne alemde?

Denemesi bedava, kazanımları zaferlerin attırdığı çığlıklar!

Ve dilimde Livaneli'nin güzel şarkısı:

" Nesine yar, nesine
Ölürüm ben sesine,
Bir daha vursa idi
Nefesim nefesine

....."

 

 

 

 
Toplam blog
: 480
: 2046
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..