- Kategori
- İlişkiler
Nesin sen, sen nesin ki?

Ben seni buradan görüyorum. Bak bakalım. Sen de beni oradan görecek misin?
Bak! Ne çabuk geçti; yılın ilk 4 günü... 4 saniye ve dahi, 4 salise gibi belki... Amaaaan!... 4 gün de bi' şey mi sanki? Neredeyse 40 yıl geldi geçti, 40 dakika misali...
Sahi... Ne zaman sevmiştim seni ben? Sen beni ne zaman sevmiştin ki? 4 gün, 4 ay, 4 yıl, yoksa, tam 4.000 yıl önce miydi?
Biz, aşkımızdan, zaman kavramını kaldıralı, yer, yurt, kasaba martavallarını sallayalı, ne kadar oldu, ya da bu, gerçekten olmuş muydu?
Zamandan ve mekandan soyutlayabilmek, mümkün müdür sevdiğini? Yoksa bir sana mı işlemez, dünyanın bildiği tüm kültür fizik hareketleri!...
Nesin sen, haaaa! Sen nesin ki? İn misin, cin mi? Gel desem, gelin mi?
Zaman işlemiyor, mekan, vız gelip tırıs gidiyor sana; üstelik! Sen, meydan okuyorsun tüm evrene; zerre bile olmayan, varla yok arası, şu bi deri, bi kemik bedeninle hem de...
Sana olan hasretim, 1 değil, 5 değil, 5.000 yıl önceden kalma sanki. Ben Roma imparatoru Sezar, sense, Mısır firavunu Kleopatra'sın; değil mi?
En nihayetinde, kadınsın işte! Bütün akıllı kadınların erkeğini zaptetmesi gibi, kaderim, iki dudağının arasında yavrum.
Erkeğini tanıyan, kendine güvenen bir kadına, Gülen Adam olsan ne yazar, karşındaki, en kudretli Roma imparatoru Sezar olsa, sana ne söylebilir ki? Çünkü damarlarında hem cinsin Kleopatra'nın kanı akar.
Kadının gücü, aklından gelir. Aşkın kaynağı, olsa olsa, seven bir kadının, koskocaman yüreğidir.
Senin, hem aklın büyük, hem yüreğin geniş, hem sezgilerin, " Benim! " diyen, dünyanın en afilli müneccimleriyle yarışabilir düzeyde...
Tamam... Kabül... Bende de az biraz müneccimlik var ama! Aşk, ferman dinlemiyor ki. Sana, ben değil, müneccimlerin feriştahı gelse, ne yapabilir ki?
Ben, bir seni sevdim. Bunu bilir, bunu söylerim. Eğer işe yarayacaksa, söyle... Müneccimlikten de tüm dünya nimetlerinden de vazgeçeyim bi' kalemde...
Sen bana, içtiğim su, soluduğum hava ol yeter. Çünkü bin yıllardır ruhum ruhunu, ciğerlerim, " Sen! Sen! " diye diye soluyacağı, sayıklayacağı misk - i amber kokunu bekler.
Hadi gel de, bana bir süpriz yap. Bitsin artık, Eros'la Afrodit'in çektiği azap.
Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.