- Kategori
- Dünya Şehirleri
New York New York' um
Gerçekten bu şehir büyülü… Caddeleri, sokakları, müzeleri, restoranları, barları, gece kulüpleri, tiyatro salonları ile büyülü. Güzel veya çirkin diyemeyeceğim sadece büyülü diyebileceğim bir yer..Ruhunda kan isteyen, can isteyen, değişkenlik isteyen, ama tüm bu hareketliliği sistemli isteyen kişileri kolları açık olarak bekleyen kanlı canlı şehir bir şehir…
Tüm bu karmaşa ve hareketlilik içinde çok düzenli, tüm kalabalığa rağmen çok sakin, tüm ihtişama rağmen çok sade, tüm modernliğe rağmen çok yalın.
Anlatmak zor, enlerin toplandığı yer diyebilirim.
İnsanların genellikle bireysel yaşadığı bir yer diyebilirim. İnsanlar çevre dostu ve çevreleriyle etkileşim halinde. Öğle yemek tatilinde Central Park’ a sincap beslemeye gelmiş takım elbiseli insanlar var. İnsandan kaçmayan güvercinler, sizinle flört eden sincaplar var.
Deli gibi yiyor, deli gibi spor yapıyorlar. Deli gibi sağlıklı beslenmek için ekolojik alışveriş yapıyorlar. Çevrelerine o kadar duyarlılar ki, ambalaj konusunda çevreyi kirletmemek için o kadar hassaslar ki, sularını/içeceklerini mataralarında ve yiyeceklerini saklama kaplarında taşıyorlar. Kulaklarındaki mp3 çalardan müzik dinleyen, dans eden otobüs duraklarında, metro istasyonlarında bekleyen insanlar var. Yol kenarında kurulmuş sokak pazarı, yollarda birlikte yürüdüğünüz fareler, yaya geçidinde sadece beyaz çizgilere basarak adımını dışarı taşırmayan kuralcı insanlar, birbirlerine istisnasız kapı tutan güleryüzlü insanlar, cumartesi günü satış yapmayan kipalı Musevi dükkan sahipleri, upuzun limuzinler, önünde yola kadar uzayan kırmızı halı serili, üzerinde mevsimine göre sıcak veya soğuk hava üfleyen havalandırması olan residence’lar…
Sıra beklemenin gündelik yaşamın bir parçası olduğu bir şehir, herkesin her şey için sıra beklediği bir yer. Sigara içenlerin tecrit edildiği bir yer. Pek çok prestijli binanın, plazanın önünde “bu binanın önünde sigara içmeyin” yazısı bulunduğundan, bina içinde çalışanların yolun karşı kaldırımına geçerek sigara içtiği, sigara içerken de gelenlerin geçenlerin aşağılayıcı bakışlarına maruz kaldıkları bir yer..
Yayaların sonsuz hakkı olduğu, kimsenin kimseye “sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye sormadığı, sıra beklerken kimsenin üf püf demediği, trafik ne kadar sıkışırsa sıkışsın kimsenin korna çalmadığı, kapalı tüm yerlerde istisna olmaksızın sigara içilmeyen, insanların yorgunluklarına rağmen sporu görev gibi ciddiye alarak yaptıkları, sağlıklı yaşamanın bir gereklilik gibi görüldüğü, fast food’ un sadece turistler ve yoksul kabul edilen kişiler tarafından tüketildiği, zengin-fakir hiçbir semtte kimsenin kimseyi en ufak şekilde rahatsız etmediği, çocuklarına yemek yedirmek ailelerin yeminler, antlar veya korku dolu hikayelerin anlatılmadığı bir yer. Herkesin kurallara ve sınırlara uyduğu, başkalarının hak ve hürriyetlerine sonsuz saygılı davrandığı ama tamamen özgür oldukları yer.
New York New York sana aşık oldum ben. Burada olmak beni gerçekten mutlu ediyor, elbette boğazda kahvaltıda keyifli ama burası ikinci sevilen evlat gibiJİstanbul ve New York daha yakın olmaz mıydı diye saçma sorular soruyorum. Ah annem ve kardeşim keşke 11 saat uzakta olmasalarL
Sevgiler
Zeynep Elif