​ Neyin cezası çekilecek / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '08

 
Kategori
Deneme
 

Neyin cezası çekilecek

Neyin cezası çekilecek
 

NEYİN CEZASI

Mapus yılları çentiklerle yazılmıştı duvarlara ve mapus yılları avluda volta atıp yeri eşindirenlerin arasında, sigara dumanının özgür olmasını kutlarken dizinin üstündeki deftere yazılmıştı.

İşte bu defterlerden ilk özgürlük içe çekilirken yazılmaya başlamış olunanı çıkardı. Daha onun gibi bir sürü defteri vardı. Hepisni okumak istiyordu ama önce Paşa Kapısından hep hayalini kurduğu anın geldiğini düşünerek taksinin camını açtı. Kafasıyla beraber gövdesini dışarı çıkararak, başını göğe dikerek, ellerini iki yan açarak, bir an boğazda öten vapur düdüklerini, araba seslerini duymayıp sadece martıları dinleyerek, köprü halatlarını veya inişe geçen uçağı görmeden sadece güvercinleri seyrederek özgürlük diye haykırdı.

Daha sonra köprüyü halatların değil kendisinin tutuğunu düşünerek; arabaların kornalarına veya şoförün ikazlarına aldırmayarak içeri girdi. Gayet mutluydu. Özgürlüğü yeniden görmenin, duymanın, koklamanın ve hissetmenin neşesi içerisindeydi.

Az önce çıkardığı defterin yaprakları uçuşmuştu. Ve defterin ilk sayfalarından biri açılmıştı. Eline aldı. Okumaya vakti vardı. Zaten yolu uzundu.

Açılan sayfaya baktı. 3 Ocak 2006‘yı gösteriyordu tarih. Yani hapse girdikten sonraki ilk haftası.

Okumaya başladı, satırlar arasına sıkışmış mahpus yıllarını. Karşısına arkadaşlarına içeriye girme sebebini anlatamamasından dolayı yazdığı hikaye çıktı. Durdu. Biraz düşündü. Oraya zaten yaptıklarının cezasını çekmek için düşmemiş miydi?

“Evet ama bu yaptığımı söylersem orada zamanım nasıl geçerdi, zaten dışarıdakileri de bu yüzden kaybetmedim mi” diye düşündü ve hak vererek kendine öbür sayfayı çevirdi. Hafif düşünceliydi. Camdan dışarı bir göz attı. Henüz çağlayanı yeni geçmişlerdi. Trafik açıktı hızla gidiyorlardı.

Tekrar gözünü sayfaya çevirdi. Burada ise parasızlığından dem vurduğu zamanlarda çaldıkları vardı. Bir kez daha baktı. Düşündü. İlkokulda öğrendiği şeylere bile tersti bu.

Hızlıca kapattı defteri. Bir anda alnından terler kaşlarına doğru akmaya başladı. Camı aştı. Soğuk havayı hissetti. Az önce hızlıca kapattığı defteri bırakıverdi hızlı geçen arabaların lastiklerinin eline.

Gözlerini kapattı, eliyle anlını ovuşturdu. Eline ayağına bir titreme geldi. Sakinleşmeye çalışıyordu. Ama sakinleşemeden bir fren sesi onun ağzını kelepçeleyerek nezarete götürdü.

Gerçek nezarete. İşte buradaki cezası gerçekti. Sadece bedeni kalmayacaktı duvarlar arasında. Her şeyiyle orada olacaktı. Sadece elleri kelepçelenerek götürülmeyecekti. Duygularına bile gem vurulacaktı. Nefsi değil , kendi değil, bedeni söyleyecekti yaptıklarını. Bu sefer gerçekten temizleyecekti onu mahpus. Çünkü ondan biri vermiyordu cezasını. Onların ilahları veriyordu cezayı, gerçek mükafatı verdiği gibi.
21/01/2008

 
Toplam blog
: 5
: 299
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

1993 Antalya doğumluyum. 6 yıldır İstanbul'da yaşayan bir lise öğrencisiyim. OKS sınavımı başarıyl..