Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
477
 

Niceliksel andırımdan mantığın uslamlamasına !

Niceliksel andırımdan mantığın uslamlamasına !
 

Sevgili Ata,

Kim bilir ne kadar şaşkınsındır! Ben de! Issızlığının dışında ilk kez ayrıldım senden, biliyorum ki geri dönüşü yok. Jonathan haklıydı. Onu izlemeli ve uzaklaşmalıydım.

Selim'i karşımda görünce ne kadar şaşırdım anlatamam! O geldi sandım, meğerse ben gitmişim! Ve Els. Ronnie de. Kavuştum işte onlara!

Sen de üzülme, olur mu?

Hatırlıyor musun ilk karşılaşmamızı? Tozlu yollarında Ağrı'nın, çember çevirirken duymuştun ilk kez beni.

"Daha hızlı koşmalısın!" demiştim.

Çocuk yüreğin nasıl da korkmuştu. Durup gökyüzüne bakmıştın. Annene dahi söyleyememiştin. Derslerini beraber çalışırdık. Sınavlardaki yardımlarımı unutmadın, değil mi? Ya sınıf başkanı olmandaki rolümü ?

Baban dövdüğünde beraber ağlardık. Benim de canım acırdı. Sonra bir keresinde evden kaçmıştık. Deli çocuk, kaçan insan yanına ders kitaplarını mı alır:)

Cemal Amca'm da kulağımızı çekmişti. Beni bir tek ona anlatmıştın. En çok da ne hoşuma giderdi biliyor musun? Sana hatırını sorduktan sonra, "Murat oğlum nasıl?" da derdi.

Nasıl kovalardı Ağaçlı'nın kazları. Biz önde onlar arkamızda. Maskara olurduk köyün çocuklarına. Bir tek bizi severdi kazlar. Öyle demişti Muhammed. Koca Karabaş'ı sırtında taşırdın. Ne güzel yıllardı, değil mi Ata?

Canım kardeşim.

Büyüdük! Biz Leyla'yı göremedik.

Metin'i, Nuray'ı kurtaramadık! Daha da büyüdük!

Bir gün Jonathan geldi. Annen tanıştırdı.

Kıskandım. O çok akıllıydı. Onu dinliyordun hep. Sıradan bir çocukken, mükemmel bir çocuk olmaya yol alıyordun. Bir gün, "Kuşlar şu en üst daldaki inciri yiyebiliyorlarsa ben de yiyebilirim." dedin. Bu, ağaçtan ilk düşüşündü. Ama sonra en ulaşılmaz incirleri sen topladın. Farklıydın diğer çocuklardan. Dışlandın. Zoru başardıkça yaşamın anlamlanıyordu. Ben de senden öğreniyordum. Öyle anlar oldu ki yalnız olmadığını anladın. Sınırlarını aşmak isteyen bir tek sen değildin. Mutlu oldun kinikliğinde. Paylaştın öğrendiklerini. Sen insan Jonathan oldun. Peki, sonra ne mi oldu? Ben yalnızlaştım! Jon bana yardım etmeye başladı. Seni bizsiz bıraktık gibi görünse de, hayattaki tüm başarılarında ben ve Jon arkandaydık.

Senin sayende harika insanlar tanıdım, aşkı tattım.

Ve Nil !

Beni ve Jon'ı senden aldı. Birbirimizi kaybettik. O'nu hiç affetmedim. Öyle çok aradık ki seni Ata. Bulduk sonunda varlığında.

Yıllar sonra yine bir aradaydık; ama farklıydı her şey !

Benim kara dehlizlerim, kapkara bulutlarım, aşk acılarım, yürek fırtınalarım vardı. Jonathan da senden çok benim yanımdaydı. Çünkü yardıma ihtiyacı olan bendim. Sense mutluydun. Ve ben senin hayatını etkiliyor, bu duruma çok üzülüyordum. Bazen senin rengârenk dünyana kaçıveriyordum; ama o zifir karası geceler beni geri çekiyordu. Sonra fark ettim ki sen de bize doğru gelmeye başlamıştın. Ne ben ne de Jon buna izin veremezdik.

Ve zirve. Ne çok çabaladım ona tırmanmak ve orada kalabilmek için. Kaldığımı sandığım anlarda bile ters giden bir şeyler vardı. Benim göremediğimi Jon görüyordu ve şu sözleri her şeyin sonu oldu.

"Hiç tatmadığın bir acıyı tadacaksın. Ne dizlerinin kanamasına ne de başının yarılmasına benzer bu."

Zirvenin o hiç görmediğim gerçek sahibi sendin Ata. Zirve beni senin için itiyordu!

Seve seve izledim Jon'ı. İnan acımadı içim. Çok mutlusun, görüyorum kardeşim. O zirve hep senin kalacak. Sakın beni de düşünme. Bak yükseklerden bize. Biz de sizi izliyor olacağız. Ronnie ile satranca başlıyoruz yine. Gordain de gelir yakında. Laf aramızda, Jon bu sabah ne dedi biliyor musun? "Sen sonsuzluğuna kavuştun; ama ara sıra ben gider bakarım Ata'ya. Bana ihtiyaç duyabilir."

Seni çok seven kardeşin, Murat

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Murat'a yakışacak bir davranış olmuş.Yeni kitabınız Ben Olmanın Sonsuzluğunda'yı merakla bekliyorum.

Kapadokyalı 
 10.07.2010 14:28
Cevap :
Bakalım BOS'yı bu sene bitirebilecek miyim ? Teşekkürler, sevgiler..  10.07.2010 16:20
 

Harike bir deneme... Kaleminize sağlık. Selamlar...

Mesut KARİP 
 17.06.2010 15:38
Cevap :
Teşekkür ederim Mesut Bey, sevgiler..  17.06.2010 16:47
 

Yürek sızlatan, bir o kadar da derin anlamlı yazınız okuyucuyu düşünmeye yönlendiriyor.Yaşamı sorgulayanlar için ilgi çekici ve güzel..Sevgiyle kalın.

pinar öner 
 16.06.2010 20:00
Cevap :
Kitaplarımı okuyan insanlara daha çok şey ifade ettiği kesin. Murat'tan beklenecek bir sondu. Teşekkür ederim Pınar Hn, sevgiler..  16.06.2010 22:00
 

Öyle bir zirveye taht kurmuşsun ki; sonsuzluğa giderken bile "Can kardeşim Ata" diye yüreklice seslenen;mutluluk,acı ve rengi hazmetmiş Murat kardeşinle birlikte,zirveyi Murat'a ve sana "tüm olağan gücü, duru gerçekliği, sadeliği ve güzelliğiyle" tırmanışın her anında, sevinç,tevazu ve irade içinde işaret eden Jonathan zirvene "imbikten süzülen" kalıcı ve şaşmaz SAĞLAM İZLER bırakmış.Ve bu izlerin kökleri ta Ağaçlı'da atılmış da, tüm hayata yayılan yıkılmaz bir Çınar olmuş.Yaşamın En Sağlam ve Yürekli Bilgesine kinikçe gülen anlar diliyorum; o'nun o uzun ve anlamlı ömrünce...Bu mektup, Ata'ya yazılsa da "okuma bahtiyarlığı" taşıyanlar arasında olmak bile bana yeter.Varlığın içinde varlık bulmak ne devlet!Yüreğin yüreğine her daim zirvede gülsün. Sevgiler..

RANA İSLAM DEĞİRMENCİ 
 16.06.2010 16:45
Cevap :
Hangimizin çocukluğunda hayali arkadaşları olmadı ? Ama benimki gitmedi ! Gençliğim, yetişkinliğim, erişkinliğim derken hep benim yanımdaydı. Jon'ın bilgeliğiyle tanışmasaydım, belki de Murat'ın karamsarlığında bambaşka yerlerdeydim şimdi. Okumayanlar için detaylı anlatmayayım ama BOV'nın final sayfalarını Lerwick'de yazarken hüngür hüngür ağlıyordum. Murat BOV ile ölmüştü. Kitap bitti ve ben 6 ay psikolojimi düzeltemedim. Sonra MB'da Hayale Mektuplar ve Zirve Defteri derken geri gelmeye başladı. Ben de siz arkadaşlarıma, "o şiirlerin kahramanı ben değilim, sadece şairiyim." demekten yoruldum. Çünkü Ata ne aşk acısı çekiyor ne de mutsuz. Ve sonunda Murat, zirvenin Ata'nın olduğunu Jon'ın sözleriyle anladı ve sonsuzluğuna uzandı. Rana Hoca'm, siz kitaplarımı okuyan, mükemmel yorumlayan ve sonrasında da hayatı o anlamda sorgulayan bir insansınız. Sizin gibi değerli bir edebiyat öğretmenimin beğenisini ve övgüsünü kazanmak beni çok mutlu ediyor. Teşekkür ederim, sevgiler..  16.06.2010 19:22
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8321
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1153
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster