- Kategori
- Siyaset
Nişantaşılı imam eskisi yazar yenisi olursa!..

Hz. Muhammed, risalet görevinin gereği olarak islamiyeti yaymak ve insanları irşat etmek amacıyla Taif kentine gitmişti de hiç de iyi bir şekilde karşılanmamıştı. Kentin çocukları Peygamberi ve beraberindeki Ashab'ı taş yağmuruna tutmuşlardı ve peygamber yaralanmış, kanlar içinde kalmıştı. Ashab'ın çok kızıp peygamberden beddua etmesini istemelerine rağmen, peygamber, tam aksine, o insanlara kin duymamış ve Allah'tan onları islah etmesini istemişti.
Nişantaşılı imam eskisi yazar yenisi olursa; İmam - Hatip okulunda Siyer dersinde okuduğu yukarıdaki olayı unutur, nefsinin esiri olur ve kaleminden kinini kusar da kusar...
***
Hz. Muhammed bir hadisinde: "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyurmaktadır. Yani islamiyetin özeti güzel ahlaktır. Ve İslamiyette esas olan Ahiret hayatıdır. Bu dünyada nefsine hakim olup güzel ahlaklı olursan sana ahirette cennet vaad edilir.
Nişantaşılı imam eskisi yazar yenisi olursa; yukarıdaki islamiyetle ilgili gerçeği yine unutur ve ahiretteki cennetten vazgeçer. Çünkü cennette vaad edilenden çok daha fazlasını Nişantaşı'nda bulmuştur. Vaadedilen cennettense bulduğu cenneti tercih eder ve bu dünyanın yalancı cennetinden ne varsa kaleminden döktürür de döktürür...
***
İslamiyet adaleti emreder. İslam'ın en büyük müçtehitlerinden İmam-ı Azam Ebu Hanife'ye Abbası sultanı yüksek maaşlar ve yüksek makamlar teklif etmiştir, ama Ebu Hanife icraatlarını adil bulmadığı Abbasi sultanını reddetmiştir. Reddetmekle de kalmamış, sultanın yanlışlarını halka anlatmaya devam etmiştir. Bu hareketinin karşılığı olarak da bir zindanda son nefesini vermiştir. Yani Ebu Hanife isteseydi saraylarda lüks içinde yaşayabilirdi.
Nişantaşılı imam eskisi yazar yenisi olursa; fetvalarını hep patronunun lehine verir, kraldan fazla kralcı olur, patronunun görünen düşmanları aleyhine döşendikçe döşenir.
***
Yine İslamiyet dedikoduyu, giybeti yasaklamıştır. Hüsnüniyeti emretmiştir. Yani insanlar hakkında hep iyi düşüneceksin, emin olmadıktan sonra onlar hakkında kötü şeyler aklına getirmeyeceksin, demektedir...
Nişantaşılı imam eskisi yazar yenisi olursa; hükümetin "hin oğlu hin" olduğunu, işinin gücünün millete tuzak kurmak olduğunu, bu itibarla anayasa değişikliğini de demokrasi için değil, yargıyı da ele geçirerek diktatörlüğünü ilan etmek için yaptığını yazar. Oysa imamlıktan bir hatıra olarak türbana nostalji duymakta ve türbana geçit vermeyenin de yargı olduğunu çok iyi bilmektedir. Olsun, hükümete çamur atayım da ben yüreğime taş basar kız kardeşlerime uygulanan zulüme katlanmaya devam ederim, mantığı sözkonusudur!
***
1990'lı yıllardaki gazeteciliği sebebiyle Ergenekonvari antidemokratik yapılanmalara birebir şahit olmuş ve onlarla mücadele etmiştir... Anayasa değişikliklerinin, esas itibariyle, Ergenekoncular aleyhine olduğunun, Ergenekonculuğu temelli olarak engellemek için yapıldığının farkındadır...
Bu gerçeği AB de görmüş, anayasa değişikliklerini olumlu bulduklarını ve desteklediklerini deklare etmişlerdir, ama...
Nişantaşılı imam eskisi yazar yenisi olursa; yakın geçmişte boğuştuğu Ergenekoncuları bir anda unutuverir, hatta onların avukatlığına soyunur, referandumu intikam almak için bir fırsat olarak görür ve kendi ifadeleriyle "hükümete ders vermek için" referandumda "hayır" oyu vereceğini iftiharla açıklar!
Referandumda anayasa değişiklikleri oylanacaktır. Kabul çıkması halinde vesayet rejiminden demokratik rejime geçilmiş olacaktır. Yani referandumun hükümetle direkt bir ilişkisi yoktur. Hükümet bugün vardır, yarın yoktur. Ama anayasa değişikliği ile gelen yeni düzen hep kalacaktır.
Ayrıca genel seçimlere bir yıldan az bir süre kalmıştır. Siyasette bu süre kısa bir süredir. Esasında beğenilmeyen iktidarlara ders verme yeri de seçim sandığıdır.
Bu ne yaman bir çelişkidir ve ne yaman bir kindir ki; hem diktatör olduğu söylenen hükümetin kısa bir süre sonra yapılacak seçimlerde kesin gideceği beklenir, iddia edilir (bu nasıl diktatördür ki ilk seçimde gidebiliyor!), hem de kısa bir süre sonra yapılacak seçimde değil de referandumda "ders" vermeye kalkılır!
Demek ki Nişantaşılı imam eskisi yazar yenisi olursa böyle oluyor...