- Kategori
- Edebiyat
Nobel ödülüne sevinmedim.

Bir Nobel edebiyat ödülümüz olacağını söyleseler herhalde buna en çok sevineceklerin arasında bende olurdum. Ama tuhaf bir şekilde Orhan Pamuk'un ödülü almasına hiç sevinmedim. Sevinemedim demiyorum, sevinmedim. Bu ödülün alınmasında yazarın malum sözleri ve tavırları etkili olmuşmudur? Bence olmuştur.
Atatürk'ü aşağılamakla, soykırım avukatlığı yapmakla ve üstüne yaldızlı cümleler içeren kitaplar yazıldımı iş bitiyor demek ki... Yeni Hayat ve Benim Adım Kırmızı kitaplarını okudum Sayın Pamuk'un. Ama Nobel ödüllü bir yazarın kitabını ödül almadan önce okumuş olmanın hazzını yaşamadım. Nasıl Oscar ödülü almadan önce bir filmi izlersiniz de, film ödül alınca kendinizi ayrıcalıklı hissedersiniz aynen öyle.
Sayın Pamuk 301. maddeye muhalefetten yargılandı ve duruşma çıkışında linç kültüründen nasibini aldı. Peşinden ödül geldi. Ödül aldığı gün ile Fransa meclisinin Ermeni Soykırımını suç sayan yasa, aynı güne denk geldi. Tarih bu iki olayı not düştü kalın defterine. Sanki önceden yazılmış bir senaryonun yaşama geçirilmesi gibi. Bir nevi Matrix durumundaymışız gibi.
Kitap okumayan bir topluma Nobel edebiyat ödülü verilmesi önemli bir olay tabi ki. Ama uygulanan yöntemler insanın içine sinmiyor. Jean Paul Sartre ödülü reddederken aynı duruşu Orhan Pamuk'tan beklemek tabi ki saflık olurdu. Ayrıca "kültürlerin arasında ve birleşmesinde yeni semboller bulduğu" için ödül aldıysa Ermeni toplumu ile Türk toplumunun birleşmesine yönelik ne semboller bulacak bundan sonra? Neler yapacak da benim gibi düşünenlerin beynindeki harabeyi onaracak? Harap etmese de, üzerine yeni semboller bulduğu saraylar inşa etse olmaz mıydı?
Yaşar Kemal'in adı Nobel için geçtiği zaman bile heyacanlanmış, umutlanmıştım. Edebiyatımızın bu anıt ismi yazarlığını Nobel'le taçlandıracaktı. Ama olmadı,o koca yüreği ile siyaseti yazarlığına değişmedi. Ya da Nobel'e giden koridorlarda yürümek istemedi.
Orhan Pamuk'un Nobel almasına sevinenler tabi ki vardır ama ben sevinmeyenler tarafındayım.