- Kategori
- Gündelik Yaşam
Noel Baba Nerdesin?

Noel Baba yaşamış mı, yaşamamış mı belli değil. Bir yer söyleniyor ve orada yaşadığı ifade ediliyor. Ama Hıristiyan âleminin çıkardığı bir şahsiyettir. Noel Baba baca ve pencereden giriyor. Ama doğru dürüst birisi olsa kapıdan girerdi. Biz de kapıdan giriliyor. Kuran-ı Kerim'de; 'Evlere kapıdan girin' diyor. Neden bacadan giriyor ki?
Bu girizgâh bana ait değil, Keşan Müftüsü Süleyman Yeniçeri’nin 2011 yılını uğurlarken verdiği vaazdan alıntı. Komik ülkemin komik manzaralarından birini daha seyretmenin mutluluğu içerisindeyiz. Bu esasında bir zihniyetin tezahürüdür. Anlayana!
Sayın müftü içinden geldiği gibi konuşmuş, şahsi kanaatini ifade etmiş belki. Evet, olabilir. Kendileri böyle düşünüyor olabilir. Hiç olmazsa fikir ve düşünce özgürlüğü penceresinden bakabiliriz olaya ama hayır! Bu komiklik yetmezmiş gibi üstüne bir de müftü hakkında soruşturma açılması daha da vahim bir komediye dönüşüyor. Komedinin vahim olanını da ilk kez duyuyoruz di mi :)
Şimdi olayı neresinden tutsak elimizde kalacak gibi. O yüzden tutmamayı yeğliyoruz. E zaten Cumhurbaşkanımızın görev süresinin kaç yıl olduğunu bilmediğini düşünürsek bu vakalar o kadar da anormal sayılmasa gerek. Bu ülkenin okumuş ve en yüksek makama gelmiş kişisi şu anda kaç yıl görev yapması gerektiğini bilmiyor!
Tabi ŞİKE komedisini de yabana atmamak gerekiyor bu arada. Az önce öğrendiğimize göre küme düşmeyi de kaldırmayı düşünüyorlarmış. Oh ne ala Mualla! Önce kanuni cezalar azaltıldı ardından sportif bakış açısı genişletilecek. Yeme de yanında yat!
Buradan ilan ediyorum ve LİG TV’ye de sesleniyorum. Eğer sportif cezalar da düşürülürse LİG TV üyeliğimi derhal sonlandıracağım. Bu kadar kirlenmiş bir futbol dünyasının bir elemanı olmak istemiyorum. Paramla bu komediye (aslında rezalete) daha fazla destek olamam. Bu fakirin elinden gelen ancak budur. Mevlam artık ne yaparsa güzel yapar!
Hazır komedi dünyasına girmişken vekil maaşlarına da değinelim. Tüm partilerin bir araya gelerek jet hızı ile geçirdikleri nadir değişikliklerden birisi de maaş konusudur herhalde. Kendi maaşları tabi! Baksanıza et bile yiyemeyen vekillerimiz varmış. Düğünlerde “paraları paraları saç saç saç” yapamayanlar varmış. “Ağlanacak halimize gülecek miyiz arkadaşlar, gelin bu trajediyi düzeltelim” demişler ve bir gece yarısı düzeltivermişler.
Bir vatandaş olarak var olan hakkımı hiçbirine HELAL etmiyorum. Unutmasınlar ki bir gün toprak olacaklar. Esas mesele ondan sonra başlıyor. Kul hakkı ile gittikleri o diyarda diledikleri yasayı çıkartamayacaklar haberleri olsun!
Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir. 2012’nin gelişi de 2011’den belli oldu. Maya takvimine harcadığımız vakti bilime ve sanata ayırabilsek, zenginin malı züğürdün çenesini yormasa, imam şey edince cemaat şey etmese, demokrasi havarileri gerçekten demokrat olsa, hoşgörü elçileri gerçekten hoşgörür olsa, siyasetçilerimiz bugün söylediğini hemen yarın değiştirmese, vaaz edenler sarığından cüppesinden utansa ve ele talkın verip kendileri salkım yutmasa, üzüm üzüme baka kararmasa, bütün dünya buna inansa ve hayat bayram olsa…
Yine de ileriye umutla bakmak gerekir sanırım.
Çıkmadık candan umut kesilmezmiş.
2012 yılı barış, sağlık, mutluluk ve huzur getirsin efendim.
Sevgi ve muhabbetle..
Murat HACIOĞLU
Denizli/ 29 Aralık 2011