​ Nonda'ya rağmen 3 puan / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '10

 
Kategori
Futbol
 

Nonda'ya rağmen 3 puan

Nonda'ya rağmen 3 puan
 

Nonda topun ağzında.


Ali Sami Yen Stadında oynanan Galatasaray – Gaziantepspor karşılaşması, ilk 45 dakikası itibariyle beklentilerimizi karşılamadı. Karşılaşma öncesi düşüncemiz, Galatasaray'ın oyunu rakip ceza alanı çevresine yıkarak, kırmızı-siyahlıların ise etkili kontrataklar geliştirerek gol bulabileceği yönünde idi. Her ne kadar takımlar ilk 20 dakika içinde karşılıklı olarak ikişer net pozisyonu harcadılarsa da ilk yarıdaki “ofansif zenginlik” bu akınlarla sınırlı kaldı. Gaziantepspor cephesinde Julio Cesar'ın merkezi santrfor olarak görevlendirildiği hücum hattı kanatlarda Olcan ve Ahmet Arı ile destekleniyor ve bu hattın gerisindeki Zurita, Serdar, Erman üçlüsü orta alanın yükünü çekiyordu. Buna mukabil Galatasaray'da Rijkaard, kupa maçlarında etkili bir futbol ortaya koyan kadroyu bozmak istememiş, sadece Servet'in yanında Neill'e görev vererek takımını sahaya sürmüştü.

Sarı-kırmızılı takımda Elano'nun bir kez daha Mustafa Sarp'a yakın oynaması sarı-kırmızılı taraftarlar üzerinde defansif kaygılar yarattıysa da Ahmet Arı'nın 34. dakikada gördüğü kırmızı karttan sonra bu endişeler boşa çıktı. Kırmızı-siyahlı genç futbolcu, bir anlık öfkesinin bedelini oyun dışı kalarak ödediği gibi kalan dakikaları baskı yiyerek geçiren takımına da faturanın bir kısmını ödetti. Kırmızı kart sonrası Julio Cesar De Sousa'yı ileri uçta tek birakmak zorunda kalan Gaziantepspor, 4-3-3'ten 4-4-1 sistemine yumuşak bir geçiş yaptı.

İkinci 45 dakikaya da baskılı şekilde başlayan Galatasaray'da bu maç için Arda'nın yıldız apoletlerini ödünç alan Caner'in etkili futboluna tanık olduk. Sol bekte adeta harcandığı maçların aksine, kendine güveni üst düzeyde olan bu futbolcu çabukluğu ve adam eksiltme özelliği sayesinde önce sol kanattan daha sonra ise göbekten geliştirdiği ataklarla rakip defansı karıştırdı. Günün “facia” isimlerinden Nonda'nın 59'da kaçırdığı penaltıyı da Caner Erkin yaptırdı.

Bu karşılaşma öncesi görüşümüz; Galatasaray'ın eksik kadrosuna rağmen dripling yetenekleriyle öne çıkan futbolcuları sayesinde Gaziantepspor defans yerleşimini bozacağı ve çok pozisyon bulacağı şeklindeydi. 90 dakika geneline bakınca sarı-kırmızılıların hatırı sayılır gol pozisyonlarından Nonda'nın formsuzluğu sebebiyle yararlanamadığını görüyoruz. Futbol kamuoyunun geneli Jo'nun gelişini “Nonda'yı hırslandıracak bir faktör” olarak görürken bu futbolcunun her geçen gün geriye gitmesi kafalarda soru işaretleri yaratıyor. Galatasaray yönetiminin olası bir Giovanni Dos Santos hamlesi, Nonda'nın Gaziantepspor maçındaki performansından sonra taraftar nezdinde de iyice haklı temellere dayanacak. Anlayacağınız, bu maçtaki kötü performansı nedeniyle bir ara taraftarlardan da tepki gören Nonda bir anda “en zayıf halka” halini almış durumda.

Defansın yeni ismi Lucas Neill'e gelirsek, ilk maçı itibariyle etliye sütlüye karışma işini daha çok Servet Çetin'e bıraktığını ve bizce doğru yaptığını söyleyelim. Galatasaray'lı yöneticilerin bu transferin yapılmasına önemli bir gerekçe olarak gösterdiği “geriden oyun kurma” konusu ise hala değerlendirilmeye muhtaç. Gaziantepspor'un 10 kişi kaldıktan sonra zorunlu olarak kendi yarı alanında savunmaya çekilmesi Lucas Neill'i tüm yönleriyle izlememize mani oldu. Haftalar ilerledikçe bu futbolcu hakkındaki yorumlarımız da genişlik kazanacak. Bu noktada, Avustralya milli takım formasını 50 kez giymiş, neredeyse futbol hayatının tamamını Ada'da geçirmiş Lucas Neill'i değil, Galatasaray forması altındaki Lucas Neill'i değerlendireceğimizi belirtmeliyiz. Yoksa Galatasaray son dönemde öyle isimlerle anlaşmaya başladı ki, bu isimleri “sarı çizmeli Mehmet Ağa” nitelemesiyle masaya yatırmak bile abesle iştigal.

Madalyonun Gaziantepspor yüzünü çevirdiğimizde, ara transfer döneminin sonuna yaklaşılmasına rağmen Jose Couceiro ve yönetimin takımı henüz organize bir görüntüye kavuşturacak hamleleri yapamadığını görüyoruz. Tabata'nın astronomik bir bedelle Beşiktaş'a satılmasının ardından doğan oyun kurucu boşluğu, her geçen gün büyüyor ve bu esnada puanları da yutuyor. Format gereği Julio Cesar'ı desteklemekle görevli isimlerin de bekleneni verebildiği söylenemez. Julio Cesar yakınlarında duvar olacak kimseyi bulamayınca Gaziantepspor akınları da başlamadan bitiyor. Galatasaray karşısında 92 top kaybıyla oynayan takım, yatıp kalkıp maçı 1-0 kaybettiğine dua etmeli. Belki ilk dakikalarda Caner'in getirip Nonda'nın kafasına teslim ettiği top gol olsa ya da Nonda penaltıyı gole çevirebilse kaybedilen 3 puanın karşılığı skor tabelasında çok farklı biçimde yazılacaktı. Gol bölgesinde Beto gibi bir alternatif varken, birbiri ardına forvet transferi yapılması da bizce hata. Gaziantepspor bir an evvel Julio Cesar – Beto ikilisiyle 4-4-2 dizilişine geçmeyi denemeli ve ara transfer bitmeden yerli ya da yabancı bir “playmaker” ile kadrosunu takviye etmeli.

 
Toplam blog
: 235
: 717
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..