- Kategori
- Deneme
O

Siz tanırsınız ben tanımıyorum onu ama onun güzel buğulu bir sesi var eskimeyen güzel şarkıları… Hepimizin içindeki aşkın şarkılarının satırlarını yazıyor o… Çok tanıdık bir o kadar da yabancı aslında, bazen onu hiç tanımasam da evinde buluyorum kendimi fikrimce bir tarafı dağı gören bir tarafı da deniz gören sakin bir evde oturuyor az eşyalı sade ve salaş bir ev hatta belki çatı katı… Saatlerce büyük geniş bir koltukta oturup sonra o koltukta uyuya kalmayı kendine alışkanlık etmiş bir adam da olabilir. Sanırım sigara da içiyor, sigarayı fikrimce bırakması da gerekiyor… Sabahları uyandığın da kahve içiyordur geniş koltuğuna oturup sadece düşünerek yudumluyordur kahvesini diye varsayıyorum. Benden uzun bir adam diye düşünüyorum gözleri benim göz rengimden bazen bal rengi bazen kahverengi hem hüzünlü hem yaramaz bir çocuk gibi de bakıyordur kanımca… Sanırım mutfakla haşır neşir bir adamdır , birde elleri elleri büyük bir adam yüreği gibi bence… Çok suskun kaldığı anlar oluyor epeyce, dalıp gitmeleri … Bazense durmak bilmeyen oyun oynamaktan sıkılmayan yaramaz bir çocuk... Benim gibi kitapları da seviyor bence eline aldığı kitapların kokusunu bile seviyordur eminim kıskanacağım kadar da benimkinden fazla kitabı vardır… Frank Sinatra sevdiğini düşünüyorum fikrimce ... Bence benim gibi loş ışıkta şarap içmeyi hafif müzikte sessizce kalmayı da seviyordur o. Arada ise dans etmeyi evet evet kesinlikle dans etmeyi seven bir adamdır o. Aşkı yaşamayı da yazmayı da seviyordur . Güzel kadınları seviyordur sanırım güzel gözlü güzel elli kadınları…Evini seviyordur dışarıda oturmak yerine huzurlu olduğu küçük yerlerde olmayı tercih ediyordur. Kasıntılı yerlerden ziyade daha salaş yerleri daha sade şeyleri seviyordur sanırım. Birde büyük şehirde yaşasa da büyük şehirde bile bazen yalnız olduğunu düşündüğünü varsayıyorum. Daha çok dostları ile sakin yerlerde olmayı seviyordur. Çevresinde en çok değer verdiği şeyin dostluk olduğu ve onun hayatında önemli olduklarını düşünüyorum. Gezmeyi yeni şeyler öğrenmeyi seviyor güzel yerlerde konaklamayı da seviyor fikrimce.. İnsanlara küçük şeyler alıp onlardan gelen küçük şeylere sevinen ve anı olarak saklayan biridir. Kedileri de seviyordur diye düşünüyorum… Şimdi nerden çıktı da yazdın kim bu adam derseniz tanımıyorum tanıyamadım hiç fırsatım olmadı bir eylül günü tanıştım 2011 yılında sesiyle, ruhunu hiç tanıyamadım ruhumu hiç bilmedi ama hep bir tarafta yanımdaydı hele ki yüzü, yüzü diyorum yüzü dokunulmaya kıyamayacak kadar kıymetli, çalınmaya değecek kadar davetkar.Uzun lafın kısası fikrimce hissettiğimce size yazdım onu, bakmayın yazdıklarıma aslında hiçbir şeyini bilmiyorum onun ben. Sadece yeryüzünde insanların hissettikleri insanların olduğunu düşünerek yazdım onu içimde hissetmek içimde ona dokunmak içimde ona bakmak onsuzken onu hissetmek istediğimden yazıyorum belki de, belki de yeryüzündeki hissettiğim insan odur bilemiyorum... Ama her ney ise bu onu onsuzken yaşamayı seviyorum...