- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Ocak ayı enflasyonu 1,85. Sıradan insanın kaç?

Her ay yayınlanan kandırmaca rakamları yine yayınlandı. 1, 85 olan rakam sevinilecek bir rakam mı, yoksa üzülünecek bir rakam mı ileriki aylarda belli olur. Ancak, işçi , emekli, memur yani sıradan vatandaşın gelirlerindeki değişim bu rakamlara göre ayarlanıyor. Bu itibarla, bu ayın enflasyon rakamlarını (büyük ölçüde kandırmaca içerse de) geçen yılın aynı ayındaki rakamlarla kıyaslayıp, birde bunu değişen ücret oranları ile kıyaslarsak nasıl oyuna getirildiğimizi anlarız.
Bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE'de en yüksek artış yüzde 47, 54 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Ulaştırma yüzde 10, 74, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 10, 44, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 9, 38 ile artışın yüksek olduğu diğer harcama gruplarını oluşturdu.
Yıl içersinde yapılan elektrik, doğalgaz, petrol gibi enerji zamları daha bu tabloya eklenmeden bile sıradan insanın enflasyonunun değişen ücretlerini kat be kat aştığını görüyoruz. Yani sürekli fakirleşiyoruz.
Yukarıda bahsettiğimiz kandırmaca ya gelince:
Benim gibi sıradan bir emeklinin aylık kredi kartı harcama guruplarına bakarsanız, %70 den fazlasının gıda için olduğunu görürsünüz. Alacağı yarım kilo peynir için bile en uygun satıcıyı bulmak için kırk yere uğrayan benim gibi insanlar, gıdadaki enflasyonun ne kadar yüksek olduğunu bilir. Bunun üzerine, elektrik, telefon, su, enerji ihtiyacı faturalarını da eklerseniz, sosyalleşme, insan olma, insan gibi yaşama anlamında hiçbir imkânımızın olmadığı ortaya çıkar.
Birileri de çıkar, hiç vicdanı sızlamadan, “bizzzz, emekliyiiii, memuruuuu, işçiyiiiii enflasyon canavarına ezdirmedik” diye nutuk atar. İşte en büyük zulüm budur.
Sıradan vatandaşın harcama mecburiyetine dayalı enflasyon belirlenen günlere ulaşabilecek miyiz?
03/02/2010